Kağan Sezgin

Kağan Sezgin
@kagansezgin
Burada yeniyim! Geçmişe dönük okuduğum kitapları ve bazı "incelemeleri" paylaşacağım!
İstanbul Üniversitesi
15 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Sorgulamaya Yatmak olsaymış adı (spoiler)
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2016 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2016 19:06
Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu’nun ilk romanı. Aynı zamanda, “Dar Zamanlar” adlı serinin de ilk romanı. Aysel isimli bir öğretim görevlisinin her şeyden uzaklaşıp ölmek istemesi üzerine, bir otel odasında her şeyden, hattâ üzerindeki kıyafetlerden bile, soyunup ölümü beklediği dakikalarda geçmişiyle içten içe hesaplaşmasını anlatıyor. Aysel, kendi hayatındaki ve çevresindeki çelişkilerden ve monoton hayatından sıkılmış, yeni arayışlar içine de girememiş, bununla birlikte hayattan usanmış bir hâldeydi. Bir gece sabaha kadar sokaklarda gezmiş, kendini bir otelin en üst katlarından birine atmış, kendinden, kendi hayatından, eşinden, annesinden, kardeşlerinden, akademik kariyerinden, arkadaşlarından, gençliğinde kalmış devrimci idealistliğinden, belki kendisini etkileyen her şeyden azade şekilde, ölümü beklemesi ve bu dakikalarda geçirdiği iç hesaplaşmalar yansıtılmış. Aysel’in boşlukta kalmışlığının yansıttığı tavırlar işlenmiş. Aysel’in etrafındaki insanlar da, gerek mektuplar aracılığıyla, gerek günlük yazıları şeklinde hikâye edilmiş. Tabii, Aysel’in iç konuşmalarında da görebiliyoruz hikâye örgüsünü. Aysel, İsmet İnönü’yü Ankara götüren askerlerin arasında olmakla övünen bir ilçede küçük tüccar olan Salim Efendi’nin kızıdır. Aysel, ilkokulda kızlı erkekli bir 29 Ekim törenine katıldığından beri, etrafındaki insanlar, Salim Efendi'yi yadırgamaktadır. Tabii bu, başlangıçtır. Aysel’in okula devam etmesi bu yadırganma sürecinin devamıdır. Salim Efendi de, dükkânını Ankara’ya taşır, zamanla işleri büyütür. Bir ağabeyi vardır, İlhan. Ülkücülerle takılmakta, ülkücü dergiler okumaktadır. Aysel de abisinin tersine Nazım Hikmet okumakta, Halkevlerindeki etkinliklere katılmaktadır. İlhan’ın ülkücülüğü, ülkücüler tutuklanana kadar sürer. İlhan da alınmayı beklemektedir.
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Remzi Kitabevi · 19735,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Veba Geceleri (Spoiler var)
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2021 17:04
Aslında bu kitap için kısa da olsa bir inceleme yaz-a-bilmem için erken. Ki zaten bu konuda da yetkin sayılmam. Ama yine de bir şeyler yazmak istiyorum. Orhan Pamuk'un Veba Geceleri romanı bir bakıma deneysel bir roman olduğu için bazı noktalarda zayıf kalmış. Çünkü amatör bir romancının kaleminden yazıldığı izlenimi verilmek istenen "üst kurmaca" tekniği, tam oturmamış. İlk defa bir roman yazan bir tarihçinin gözünden kaleme almaya çalışılmış ama, Orhan Pamuk, bunu daha iyi işleyebilirdi. Kitabın arkasında Veba Geceleri'nin aynı zamanda bir aşka romanı olduğu da yazar. Fakat söz konusu bu tanıtım cümlesi ("Karantina yasaklarına itaat edilmesi için çaba harcayan bu insanların vebayla, adadaki geleneklerle ve sonunda birbirleriyle ve ölüm tehditleriyle savaşının ve yaşadıkları aşkların hikâyesidir Veba Geceleri") bize bir aşk hikâyesinin romanın en önemli unsurlarından biri olacağı izlenimi verir. Buna rağmen romanda ciddi anlamda, en azından "yaşadıkları aşkların hikâyesidir" dedirtecek kadar önemli bir yer tutmaz. Aşk'ı da konu edinen bir romandan ziyade tarihi olaylar çok daha dikkat çekicidir. Yani "aşk" bahsi bence çok sönük kalmış. En azından kitabın arkasındaki tanıtım yazında yer almayı hakedecek kadar değil. Kitapta bazı "zorlamalar" ahengi ve inandırıcılığı bozmuş. Pakize'nin "Kraliçe" olması bu zorlamalardan biridir. Hem kraliçe olması, hem de kraliçe oluş metodu zorlamadır. Öncelikle, Şeyh Hamdullah bir şekilde iktidara geliyor ve eski bir padişahın kızı olan (halihazırda zaten başkasıyla evli) Pakize Sultanla evlenirse ve onu kraliçe ilan ederse, milletlerarası seviyede yeni devletin daha kabul göreceği düşüncesiyle bir plan yapıyor! Plana göre hapiste olan Doktor Nuri, eşi Pakize Sultan’a “boş ol” diyecek evlilik bitecek ve hemen ardından Pakize, 72
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Çehov'un Vişne Bahçesi'nin güncelliği
Puan vermedi·96 syf.··
2016 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2016 02:42
1900’lerin başında toplumsal değişimin birkaç yönüyle incelendiği oyun. Köylülerin ve sanayileşmenin etkileri değerlendiriliyor. Baskılara ve bu baskılara, kötü gidişe ses çıkarmayan aydınlara da yoğun gönderme var. Çehov bu eserini baskılar altında yazmış. Kendisi bu oyuna komedi dese de, trajedi gibi duruyor. Çünkü ağaç kesilmesinin gündeme gelmesi bile can acıtıcıdır. Elbette kıymetini bilenler için. Çehov, daha kendi döneminde başlayan ağaçları katlederek yerine beton yığını dikme furyasını bu güzel oyunla eleştirmiş. Bir vişne bahçesi vardır. Bahçenin ya da çiftliğin Ranevskaya adlı sahibesi, para işlerinden pek anlamamaktadır. İflas etmişler, çiftliğe haciz gelmiştir. Lopahin adlı tüccar, bahçedeki vişne ağaçlarını kesip yerine yazlık ev dikilmesini teklif eder. Yazlık ev yapılacak ve bir müddet kiraya verilecek, para kazanılacak. Böylece çiftlik, yok pahasına satılmaktan kurtulacaktır. Ama çiftliğin sahibesi vişne bahçesine kıyamamaktadır. Oyun, genel anlamıyla bunu anlatır. Yani Lopahin, günümüz Türkiye’si göz önünde bulundurulursa, bir “mütayit”tir! Kelimenin doğru yazımıyla, müteahhit. Evet, Türkiye’de de insanlar, ürün alma bakımından 5 para etmeyen tarlalarını birkaç daire karşılığında “mütayit”lere vermiyorlar mı? Tarla, arsa, bahçenin yerine beton yığını dikiliveriyor anında. Çehov, aynı zamanda Rus aydınlarının tembelliğinden de yakınır. Bunu da üniversite öğrencisi Trofimov’un dilinden yapar; “Benim tanıdığım aydınların büyük çoğunluğu hiçbir şey araştırmaz, hiçbir şey yapmaz ve şimdilik kıllarını bile kıpırdatmazlar. Kendilerini aydın diye adlandırırlar ya, hizmetçi kadını “sen” diye çağırır, köylülere hayvana davranır gibi davranırlar. Doğru dürüst öğrenim görmezler, ciddi hiçbir şey okumazlar, hemen hemen hiçbir
Vişne BahçesiAnton Çehov · Kızıl Panda Yayınları · 202021,1bin okunma
Ara ara okunması gereken kitapların başında gelir
Puan vermedi·438 syf.··
2021 4. kitabı
İkinci kez okuduğum (bilmem kaç kere daha okurum!) İnce Memed, Türkiye edebiyatının en iyi romanlarının başında kabul ediliyor. Yaşar Kemal'in cümleleri, tasvirleri, ifadeleri zihnimde olayların geçtiği yerleri rahatça canlandırabilmemi sağladı. Hattâ, resimden hiç anlamama rağmen, İnce Memed'in çocukluğundan itibaren gezdiği, dolaştığı yerleri, komşu köyde sığındığı evdeki ilk sahnelerini bile çizmek, belki karikatürize etmek istedim. Birkaç deneme de yaptım. * Aslında İnce Memed, klasik sömüren ağa ve köle köylü ilişkisini anlatan bir kitap değil yalnızca. İnce Memed'i daha iyi anlayabilmek için Yaşar Kemal'in "Yalanlar Seferi" isimli makalesini de okumalısınız. Çünkü sömüren sadece ağalar değil, devlettir de aynı zamanda. En basitinden, Yaşar Kemal bir Kürt'tür ve cumhuriyet kurulduğundan beri Kürtler zorla Türkleştirilmeye çalışılıyor, dilleri yasaklanıyor, kimlikleri yasaklanıyor devlet ve kurucu ideoloji tarafından. Yalanlar Seferini isimli makaleyi şuradan okuyabilirsiniz: bianet.org/bianet/medya/16...
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Remzi Kitabevi · 196274,3bin okunma
Kimsenin damarında asil kan dolaşmıyor!
9/10
·356 syf.··
2018 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 17:51
Kraldan çok kralcı diyebileceğimiz bir tiplemeydi Murtaza karakteri! Damarlarında "asil kan" dolaşıyordu Murtaza'nın. Devletin, kuruluşundan beri dayattığı efsanelere inanmış, damarlarında "soyundan gelen" asil kan dolaştığını, önemli bir insan olduğunu, o olmazsa dünyada "nizam" kalmayacağını vs düşünüyordu Murtaza! Ve Murtaza, bütün saplantılarından ötürü kendisi fark etmese bile sık sık alay konusu da oluyordu! Devletin "yaman" bekçisiyken, devleti kalkındıracağına inanılan bir fabrikada işe giriyordu! Bu fabrika kazanacak, istihdam sağlayacak memleketi kurtaracaktı! Murtaza da bu fabrikanın kâhyalığını, yani bekçiliğini yapacaktı! İşte "kendini üstün görme", "asil kan taşıma" gibi devlet tarafından dayatılan ve insanlara empoze edilen şeyler böyle uç noktalara varacak kadar kompleksli insanların yetişmesine sebep olabiliyor! Orhan Kemal bu kompleksleri bu romanında Murtaza karakteri üzerinden gayet güzel şekilde işlemiş! Fakat Kemal, bunun kaynakları üzerinde durmamış! Sanki Murtaza, "damarlarında dolaşan asil kanı" uzaydan getirdi!
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma