Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·356 syf.··
2022 11. kitabı
Murtaza karakteri, bazen anlamakta zorlandığım; bolca sinir olduğum ve dürüstlüğüne şaşırdığım bir karakterdi. Kitabın sonunda sadece şunu diyebildim: "Herkes gider Mersin'e Murtaza gider tersine!" Murtaza kafasına taktıklarını sürekli tekrar etmekle birlikte, üstleri dışında kimseden korkmayan; görevi sırasında ailesine bile gerekli değeri göstermeyen bir karakter. "Vazife bir sırasında görmeyecek gözün evladını. Demeyeceksin ciğerparem." "Bir vazife benzemez bir peynir hem de ekmek yemeğe, bir vazife üstündür bir namustan!" Sözüyle anlayacağımız gibi işini abartan bir karakter. Kitabın sonunda anladığım temel bir şey olmadı. Sadece dönemin siyasi yapısının halkı nasıl böldüğünü ve insanların birbirinin gazına ne kadar kolay geldiğini düşündüm. Aynı zamanda milliyetçilik gibi duygulara, fazla saplantılı bağlanıldığında bizi köle haline getirdiğini fark ettim. Kitabı tavsiye ederim. Murtaza'nın diline yapıştığı için kitapta tekrar tekrar geçen cümleler dışında okuması zevkli bir kitaptı.
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
8/10
·356 syf.··
2020 170. kitabı
Bir insan en fazla ne kadar işgüzar olabilir? Başını iş arkadaşlarıyla en fazla ne kadar derde sokabilir? Bu sorulardan sonra hepimizin aklına bazı kişi ve olaylar gelmiştir. Hepsini unutun ve Orhan Kemal'in yarattığı Türk Edebiyat tarihinin en işgüzar ve en fazla devrik cümle sahibi karakteri Murtaza ile tanışın. İyi okumalar
Edebiyat
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
7/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2017 20:40
Sıradan şahısları bir yapıta dönüştürmeyi başaran Orhan Kemal, Murtaza romanında görevinin delisi bir karakteri konu edinmiş. Adana'da bir mahalle bekçisi olan Murtaza, görevini o kadar ciddiye alır ki başına gelmeyenler kalmaz. Hakkı olmayan işlere burnunu sokması ve halkı illallah ettirmesi nedeniyle ilk önce bekçilikten fabrika kontrolörlüğüne gönderilir. Orada da üstüne vazife olmaya işlere karışması ve işçilerle kavgaları ortaya şahane bir roman çıkartır. Eskici ve Oğullarından sonra okuma fırsatı bulabildiğim romanımızda bir kez daha anladım ki Orhan Kemal gerçekten büyük bir yazardır.
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
Kimsenin damarında asil kan dolaşmıyor!
9/10
·356 syf.··
2018 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 17:51
Kraldan çok kralcı diyebileceğimiz bir tiplemeydi Murtaza karakteri! Damarlarında "asil kan" dolaşıyordu Murtaza'nın. Devletin, kuruluşundan beri dayattığı efsanelere inanmış, damarlarında "soyundan gelen" asil kan dolaştığını, önemli bir insan olduğunu, o olmazsa dünyada "nizam" kalmayacağını vs düşünüyordu Murtaza! Ve Murtaza, bütün saplantılarından ötürü kendisi fark etmese bile sık sık alay konusu da oluyordu! Devletin "yaman" bekçisiyken, devleti kalkındıracağına inanılan bir fabrikada işe giriyordu! Bu fabrika kazanacak, istihdam sağlayacak memleketi kurtaracaktı! Murtaza da bu fabrikanın kâhyalığını, yani bekçiliğini yapacaktı! İşte "kendini üstün görme", "asil kan taşıma" gibi devlet tarafından dayatılan ve insanlara empoze edilen şeyler böyle uç noktalara varacak kadar kompleksli insanların yetişmesine sebep olabiliyor! Orhan Kemal bu kompleksleri bu romanında Murtaza karakteri üzerinden gayet güzel şekilde işlemiş! Fakat Kemal, bunun kaynakları üzerinde durmamış! Sanki Murtaza, "damarlarında dolaşan asil kanı" uzaydan getirdi!
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
1/10
·356 syf.··
2019 78. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2019 09:37
Kitabın tamamında "Kimdir Kolağası Hasan Bey? Bilmezsiniz? Alsa idiniz kurs, görse idiniz sıkı terbiye amirlerinizden bilirdiniz kimdir Murtaza hemda Kolağası Hasan Bey." şeklinde bir ifade geçiyor. Yazan kitabı uzatmak için sürekli kullanmış. Bazen komik olmasına rağmen beğenmediğim vasat bir kitap. Hadiselerden yahut karakterlerin hareketlerinden bir ders bir amaç çıkaramıyorsunuz. İnat ama namuslu bir adam profili ve bu adamı yazar dahil salak yerine koyuyor. Vazifesine sadakati ile dalga geçiyor. Aynı zamanda kahramanımızı salak ve partal atan biri olarak yansıtıyor. Okumayın vaktinize yazık.
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
Orhan Kemal'in "Murtaza" romanına ilişkin yazım.
Puan vermedi
edebiyatburada.com/yunus-cincin-ya... “Bir çağ edebiyatının en ilginç, gerçekten ölmez tiplerinden biridir Murtaza”(1) Orhan Kemal , çocukluğumun yazarlarından biri. Orhan Kemal’le sekiz yaşımdayken ablamların kitapları arasındaki “Ekmek Kavgası” adlı hikaye kitabıyla tanışmıştım. Kitapta beni en çok “Köpek Yavrusu” adli hikâye etkilemiş ve bir köpek yavrusunun başına gelenlerle anlatılan hayatın sert gerçeklerini kabullenmekte zorlanmıştım, hikâyenin etkisinden uzunca bir süre kurtulamamıştım. Sanat anlayışını “Ben tanıdığım insanları yazdım.” sözüyle ifade eden Orhan Kemal, Adana’da bir banka şubesinde gözlemlediği bekçiden esinlenerek Murtaza adlı romanını yazmıştır . ..."
Edebiyat
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,573 okunma
9/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2017 00:03
Bilirsiniz kimdir Murtaza? Kimdir Kolağası Hasan Bey? Bilmezsiniz? Alsa idiniz kurs, görse idiniz sıkı terbiye amirlerinizden bilirdiniz kimdir Murtaza hemda Kolağası Hasan Bey. Şu anda "yukarıda Allah, Ankara'da devlet, hemda hükümet, burda da ben!" zehirlenmesi yaşıyorum. Üstelik işin içine Kolağası Hasan bey de karıştı, kurtarın beni! :)) Öze dönülüyor... Loading... %98... %99... %100... Completed! Merhaba arkadaşlar. Çok eğlendim, çoook. O kadar keyifli bir kitaptı ki... Çabucak bitirmek istedim, çünkü biraz daha sürseydi, paylaştığım alıntılardaki yazım hatalarından ötürü, TDK yetkilileri beni içeri atmaya gelecekti... :) Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime: 1)Çok eğlendim, çünkü Murtaza hemşehrim, benim gibi muhacirdi. Orhan Kemal'in yazım şekline, kulağım konuşma biçimi olarak aşina olduğu için, sanki yanımda bir akrabam konuşuyor benimle de, ben ona gülüyorum gibi hissettim. Laf aramızda, bizim akrabalar biraz Murtaza'ya benziyor. Nasıl diye sorarsanız, kendilerini çok beğenmişlerdir, yaptıkları işi kimsenin onlardan daha iyi yapamayacağını sanırlar. Bir olayı anlatırken pireyi deve yaparlar ve kendilerini dev aynasında görürler. Bu olaylara çok alışkın olduğumdan ve çokça güldüğümden kitap aşırı hoşuma gitti, sanki tanıdığım birinin biyografisini yazmıştı sevgili Orhan Kemal... Murtaza'nın bizimkiler gibi anlattıkça anlatması, anlatmaktan ve abartmaktan bıkmaması, çok dikkatimi çekti. Benim yaşadığım durumların aynısını kitaptaki kişiler de yaşıyordu. "Gına" üstünüze koşarak geliyordu, ama Murtaza size birşeyler anlatmaktan bir türlü bıkmak bilmiyordu.. "Demek ki bizimkilere doğru kişilik tahlili yapmışım," diye düşündüm. 2)Murtaza bir tür psikanaliz kitabı türünde olmuş aslına bakarsanız. Bildiğimiz üzere Orhan Kemal çok gezermiş, halkın nabzını
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,573 okunma
Ah Murtaza Ahh! :))
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 154. kitabı
Murtaza, Orhan Kemal'in en çok keyif alarak hatta belki yer yer kahkahalar eşliğinde yazdığı bir roman bence. :) Okurken ben sıkça kıkırdadım şahsen, gayet zevkli bir okuma oldu. :)) Hakkında kısacık bir şeyler yazayım: Murtaza, "fazla doğrucu" bir bekçidir ve bu yüzden de ne mahalleli tarafından maruz bırakılmadığı alaylar, hakaretler kalır ne de başına gelmeyen. Karşısında ise "gemim yürüsün de nasıl yürüyeceği önemli değil" derdinde ve anlayışında olan koca bir dünya vardır. Bu budalalık seviyesindeki doğruculuğu sebebiyle büyük kayıplar da verir ancak kitabın son sayfasına, hatta son cümlesine kadar da bildiğinden bir adım geri atmaz. İki zıt kutbu bir araya getiren Orhan Kemal, iki tarafı da savunmadan güzel bir hiciv çıkarır ortaya. Karakter seçimlerine bakıldığında bu kitapta yazar adeta şunu söylemektedir: "Tamamen iyi veya komple kötü insan yoktur. Doğru veya yanlış insan da yoktur. Hepsinden hepimizde biraz biraz var." Kitabın hemen herhangi bir sayfasını açtığınızda görebileceğiniz veya kitabı bitirdiğinizde muhtemelen bir süre kulaklarınızda çınlayacak o meşhur söylev: "Yukarıda Allah, Ankara'da devlet ve hükümet, burda da ben! Ben gördüm çok sıkı kurs, aldım amirlerimden terbiye, hem daa takdirname! Dolaşır benim damarlarımda Kolağası Dayım Hasan Bey'in mübarek kanı..." Ah Murtaza Ahh! :))
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,573 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2024 159. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 16:05
Doğru olanı anlatmak kolay doğru olanı yaşamak zor… “Ben gördüm çok sıkı kurs, aldım amirlerimden terbiye, hem da takdirname!” Defalarca tekrar edilen cümle… Bizim Don Kişotumuz Bekçi Murtaza Yeldeğirmenlerine karşı değil belki ama toplumdaki düzensizlik , suç ahlaksızlık gibi yanlışlara karşı savaşırken (!) Kara mizah unsuru kitap boyunca okuru yalnız bırakmıyor . Adalet, hakkını alma , hukuk güçlü olanın insiyatifine bırakılamayacak kadar “steril” kavramlar , eserde de bu gözler önüne seriliyor. Romanda geçen bir cümle daha “ Yukarıda Allah; Ankara’da Devlet, hem de Hükümet; Burada da ben!” Haddinden fazla güç sahibi olduğunu zannetmek… Velhasıl öyle çok yönüyle toplumu , insanları,adaleti anlatmış ki olay Bekçi Murtaza’yı aşmış… Okuyun okutun…
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,573 okunma
Puan vermedi·363 syf.··
Beğendi
·
2016 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2016 18:00
Merhaba... Bir vazife adamı: Murtaza Amirlerinden en sıkı kurs görüp bunun sonucu olarak en nihayetinde takdirname alan, büyüklerinden terbiye gören, kanında vazifesi için Balkan Harbi'nde şehit düşen Kolağası Hasan Dayı'sının kanını taşıyan, hiçbir zaman disiplin, doğruluk ve dürüstlükten taviz vermeyip vazife uğruna ciğerparesinin bile ölümüne neden olan Murtaza, Orhan Kemal'in gazetede tefrika ettiği yazıların büyük ilgi görmesi ile kitaplaştırdığı Türk edebiyatının en trajikomik romanı. Orhan Kemal, Murtaza'nın roman olma serüvenini de şöyle anlatmış: "İstanbul’a yeni gelmiştim. Yaşar Kemal, Tunç Yalman’a övgüyle söz etmiş ki, Tunç Yalman ilgilendi, romanın müsveddelerini rica etti benden. Verdim. Ama yayınlanmaya başlayacağını aklıma bile getirmemiştim. Nasıl gelsin? Yıllar yılı sadece yirmi otuz sayfa yazabilmiştim. Tefrikaya başlarsa, bu dört günlük yazı demekti. Bir gün yayımlanmaya başlanmış görmeyeyim mi? Her yanım buz kesildi. Bunun gerisini nasıl getireceğim. Öylesine titiz çalışıyorum. Ecel terleri döke döke devam ettim. Bitti. Ama Murtaza, uzun yıllara dayanan olgunlaşmış bir romanın kağıda dökülmesinden ibaretti." Orhan Kemal'in gözlemleri ile yazmış olduğu bu eserde, karakterin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili ilginç bir durumda var. Murtaza, Adana’da bir bankada kapıcılık yapmaktadır. Orhan Kemal'in eşi Nuriye Hanım ve arkadaşı Nurer Hanım romandaki Murtaza’nın bankadaki kapıcıya fena halde benzediğine tanık olurlar. Nurer Hanım kapıcı Murtaza’ya Orhan Kemal’in Murtaza’sını anlatmış kapıcı Murtaza'da şöyle cevaplamış: “A be bu adam beni nereden tanır? Bilir mi benim gibi bir adam yaşar Adana’da, hemi de bu sıcakta. Neden yazar beni kitaplar? Ya okurlarsa amirlerim, bu yolda istemem laubalilik!” Kısaca kitabın konusundan da bahsedecek olursak, mübadele
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,573 okunma

Yazar Hakkında

Orhan KemalYazar · 78 kitap
Mehmet Raşit Öğütçü, yazar olarak Orhan Kemal, aydınlık gerçekçi Türk roman ve oyun yazarıdır. Adı, Türk edebiyatının büyük ustaları arasında anılan yazar; roman, öykü, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır. İlk öykü kitabı Ekmek Kavgası (1949) ve Küçük Adamın Notları başlığı altında yayımladığı öz yaşam öyküsü roman dizisiyle yaygın bir üne kavuştu. Edebi hayatı 1960'lı yıllarda zirveye ulaştı. Adana'da toprak ve fabrika işçilerinin dünyasını, İstanbul'daki gecekondu mahallelerini, fabrika çevrelerini eserlerine yansıttı. Murtaza, Hanımın Çiftliği, 72. Koğuş adlı eserleri başyapıtlarındandır. Adanaspor'da futbol oynamıştır. Golcü Raşit olarak bilinmektedir. HAYATI; Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Babası Çanakkale cephesinde topçu teğmeni olan avukat Abdülkadir Kemali Bey, annesi ise öğretmen Azime Hanım’dı. Çocukluğu Adana’da geçti, I. Dünya Savaşı sonrası Fransız işgali nedeniyle ailesiyle Niğde ve Konya’ya taşındı. Babası Kuvâ-yi Milliye’de yer aldı ve daha sonra TBMM’ye milletvekili seçildi. 1931’de aile Beyrut’a taşındı; Orhan Kemal burada orta öğrenimini bırakıp çeşitli işlerde çalıştı, bir yıl sonra Türkiye’ye dönerek Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik yaptı. 1937’de evlendi ve ilk çocuğu Yıldız doğdu. 1938’de askere gitti; Maksim Gorki ve Nâzım Hikmet kitapları okuduğu için 5 yıl hapis cezası aldı ve Kayseri Hapishanesi’nde tutuldu. Burada ilk şiirlerini yazdı ve 1940’ta Nazım Hikmet ile tanışarak onun etkisiyle öykü ve romana yöneldi. İlk öykülerini Bacaksız Orhan adıyla yayımladı, Orhan Kemal ismini ise 1943’te kullanmaya başladı. Tahliye olduktan sonra Adana’da işçilik ve hamallık yaptı; geçim sıkıntısı yaşadı. 1945’te öyküleri yayımlanmaya başladı ve kısa sürede tanındı. 1948’de ilk öykü kitabı Duygu, 1949’da ilk romanı Baba Evi yayımlandı. İstanbul’a taşındıktan sonra edebiyat çalışmalarını sürdürdü, önemli eserleri arasında Murtaza, Cemile, Bereketli Topraklar Üzerinde ve 72. Koğuş bulunur. 1960’larda tiyatroya da adım attı ve çeşitli ödüller kazandı. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Hayatı boyunca yoksul ve emekçi sınıfların yaşamını, toplumsal gerçekçilik çerçevesinde eserlerine aktardı ve Türk edebiyatında bu türün öncü isimlerinden biri oldu. Anısını yaşatmak için İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Cihangir semtinde Orhan Kemal Müzesi açıldı. 1972'den bu yana adına bir roman yarışması (Orhan Kemal Roman Armağanı) düzenlenmektedir. Ayrıca Fatih Ordu Caddesi üzerinde bulunan İl Halk Kütüphanesi'ne adı verilmiştir.