Rabia

Rabia
@kahve_ra
Burası benim geleceğe notum,mirasım...
Puan vermedi·140 syf.··
2021 5. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 07:58
Bir ülkeyi geliştirip kalkındıran unsurlar nelerdir? Yoksulluk kader midir? Bireyin gelişmesi ülkeyi nasıl etkiler? Atatürk zamanında Türkçe’ye ilk kez çevrilen, Atatürk’ün okumaya başladığı andan itibaren bu harikulade başarıya hayran kaldığı ve okulların müfredatına dahil edilmesini istediği Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabıyla sizlerleyim.. Kitap, Finlerin yükselişini ve bataklıklar ülkesinden nasıl beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünü anlatır. Snelman adında Finli bir aydın, toplumun din, dil, eğitim, spor, aile hayatı, sağlık, askeri, yönetim gibi konularda gelişmesi için kendini adamış, elverişsiz doğa koşullarına, imkansızlıklara ve yoksulluğa rağmen yurttaşların el ele vererek Finlandiya’nın adeta küllerinden doğmasını sağlamıştır. Ülkenin geri kalmışlığına sadece okuma yazma bilmeyen alt tabakanın sebep olmadığını, bunun yanında okur yazar olan doktor, avukat, memur, yöneticiler gibi eğitimli kesimlerin de sebep olduğunu belirtiyor. Bir çok alanda reformlar yapılmasını istiyor ve bunu anlatmak için toplumun her kademesinde konferans verip, diriliş kıvılcımını insanların yüreklerine salıyor. Son zamanlarda okuyup etkisini üzerimden uzun süre atamayacağım bir kitap diyebilirim. Her satırı bir ders niteliğinde olan kitabın bir çok sayfasının altını çizmeden geçemedim. Akıcı ve yalın bir dili olan kitabı elinize aldığınızda bırakmak istemeyecek bir sayfa daha diyerek kitabın sonuna geleceksiniz. Herkesin muhakkak okuması gerektiğini düşünüyorum.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · İstek Yayınevi · 2018124,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·84 syf.··
2021 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 14:59
Küçük Şeyler için yazarımız önsözde, neyin anlatıldığının değil, nasıl anlatıldığının önemli olduğunu vurgulayarak hikayenin gücünün ayrıntıda gizli olduğunu ve güzel yazıldığı sürece basit konuların bile önem kazanacağını söyler. Yazar kitabında başlıktan da anlaşılayacı üzere küçük şeyleri konu almış, sıradan konuları ve sıradan karakteri, dilinin akıcılığı ve çevre betimlemeleriyle adeta süslemiş. Çünkü yazara göre mühim olan konu değil üsluptur ve bunu da kitabında kanıtlamıştır. Eser kısacık yedi öykü ve bir çeviriden oluşmakta ve hatta bazı hikayeler iki sayfa kadar sürmektedir. Kitabı ilk elime aldığımda bu iki sayfada ne anlatabilir ki diye düşündüm fakat okuduğum önsözden sonra anladım ki yazar konudan çok ne şekilde anlattığının üstünde durmuş. Öykülerin hepsinin tek bir ortak noktası var; hayal kırıklıkları, keder ve acı. Samipaşazade Sezai “sanat, sanat içindir” anlayışını benimseyerek kitabında o kadar fazla betimlemeye yer vermiş ki zaman zaman ne okuduğumu hatırlamakta güçlük çektim ve bu yüzden bazı hikayeleri okurken sıkıldım. İçlerinde beni en çok etkileyen hikayeler; kedilerini otuz yıllık eşine tercih eden yaşlı teyze(Kediler), Dilsitan’ın saf aşkı(Düğün) ve sevdiğine kavuşamayan Jan’ın sonu(Arlezyalı) oldu. Açıkçası eseri çok sevdim ya da sevmediğim diyemeyeceğim. Tekrar okuma isteği duymasam da, eser Türk Edebiyatının modern anlamda hikayenin ilk örneği kabul edilmesiyle okunmaya değer.
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
2021 3. kitabı
Sahi... İnsan neyle yaşar? İnsanın var oluşundan itibaren akıllarda oluşan bu soruyu ben de kitaba başlamadan önce kendime sordum. Bir çok cevap da buldum kendimce ama kitabı okuduktan sonra Tolstoy’un önceliklerinin farkına vardım. Tolstoy’a göre insan, sevgi ve tanrı inancıyla yaşar. Kibre, hırsa, açgözlülüğe karşı iyilik, sevgi, vicdan her zaman kazanır. Bu kitapta bulunan altı öyküde de bu değerler çok derin bir şekilde işlenmiştir. Okur, her hikayenin sonunda bir öğreti ile karşılaşır ve dünyaya geliş amacını, insanın neye ihtiyacı olduğunu, neleri isteyip arzuladığını sorgulayarak Tolstoy’un öğretilerine kapıyı aralar. Tolstoy, hayatınızda güzel izler bırakacak, yaşam savaşında unuttuğumuz değerleri tekrar sorgulatacak öğretici bir eser bırakmış bizlere. Yalın ve akıcı bir dille yazılan bu kısacık hikayeleri, öykü okumayı seviyorsanız tek solukta bitireceksiniz. Öykü okumayı sevmiyorsanız dahi bu kitaba bir şans verin derim. İyiliği, dürüstlüğü, sevgiyi, vicdanı aşılayan eser tam bir başucu kitabı olmaya aday. Tolstoy’un savunduğu değerlerin yanında bence insan umut ettikçe yaşar.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 2. kitabı
“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.” ... Pazar günleri at yarışlarına gidip oradaki insanları gözlemlemeyi seven, seçkin bir burjuva olarak hayatını tasasız bir şekilde sürdüren ve zamanla duyarsızlaşıp yaşamına devam eden gencin, bir gece işlediği suç sayesinde kendini bulma hikayesidir. Bu işlediği suç onun uzun zamandır donuk olan hislerinin yeniden alevlenmesini sağlar ve bundan duyduğu hazla hayatı yeniden şekil alır. Zweig’ın ilk kez bir eserini okurken zorlandığımı hissettim. Zaman zaman okurken heyecanlandığım yerler olsa da bazı sayfalardaki detaylar beni fazlasıyla boğdu diyebilirim. Ama uzun bir kitaptan sonra, kısa seyahatlerde, uykuya dalmadan önce psikolojik tahlilleri ve betimlemeleri oldukça fazla olan bu eseri rahatça okuyabileceğiz kısacık bir öykü.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
9/10
·68 syf.··
2021 1. kitabı
Sabahattin Ali’nin kısacık beş hikayesinden oluşan eserin her bölümünü bizlere farklı tatlar sunuyor. Hikayelerde Anadolu’nun az gelişmiş kesimlerinin problemlerine, toplumun kanayan yaralarına çok güzel bir şekilde dokunulmuş. Okurken hikayedeki o karakterleri bağrınıza basasınız geliyor. Eserin dili oldukça akıcı ve yalın. Zaman zaman eski dilde kullanılan kelimeler de dipnot şeklinde açıklanmış. Hikayelerin her bölümünde farklı konular ele alınmış, eski Anadolu’u ve insanları çok güzel tasvirlemiş. Eserde bulunan hikayeler; •Ses •Köpek •Sıcak Su •Mehtaplı Bir Gece •Köstence Güzellik Kraliçesi Bu hikayeleri okurken zaman zaman eskiye olan özlemden dolayı boğazımın düğümlendiğini söylemeden geçemeyeceğim. Sabahattin Ali’nin romanlarını sevenler öykülerini de muhakkak okumalı, bence romanları kadar öykülerinde de farklı tatlar bulacaksınız. Ben bu beş öyküden en çok Ses hikayesini beğendim. Kitabın arka kapağında da bu hikayeden küçük bir bölüm aktarılmış. Hatta çoğumuz bu eseri Leylim Ley türküsü olarak biliyoruz. “Ayın şavkı vurur sazım üstüne, Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilal kaşlım, dizim üstüne, Ay bir yandan, sen bir yandan sar beni.” Kendimizi şehir hayatının girdabına kaptırdığımız şu günlerde köy hayatının güzelliğini, insanların doğallığını, iyi niyetini, karşılıksız sevgisini tatmak isterseniz bu kitabı kesinlikle okuyun derim.
SesSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267,8bin okunma
Reklam