Sadık Hidayet’in “Kör Baykuş” adlı romanı, modern İran edebiyatının kurucularından biri olarak kabul edilen yazarın başyapıtlarından biridir.
Yazar ve Eser Hakkında:
• Sadık Hidayet, 1903 yılında Tahran’da doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak büyüdü ve eğitimini yurtdışında tamamladı. İran’da kitaplarının satışı hala yasak olmasına rağmen, Modern İran Edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir.
• “Kör Baykuş”, 1936’da Bombay’da yayımlanan başyapıtıdır. Hidayet’in kendi deyişiyle “özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu” ve “her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş” bir eserdir. Bu roman, pek çok dile çevrildi ve pek çok yazarı etkiledi.
• Hidayet’in eserlerinde Doğu’nun etkileri görülürken, aynı zamanda Batı Edebiyatı’na da yakın olduğu söylenebilir. Kafka karamsarlığını andıran bir tonu vardır, ancak daha umutsuz bir karamsarlıkla karşılaşırız.
Romanın İçeriği:
Kör Baykuş, karakterlerin evrim geçirdiği, zaman ve mekanın belirsiz olduğu bir düşsel dünyada geçer. Kahramanımız, alkol ve uyuşturucunun etkisi altında yaşayan, resim yaparak geçimini sağlayan ağır bunalımlı biridir.
Romanın ana olayı, kahramanın evine gelen amcasının misafirine şarap ikram etmek üzere mutfağa gittiğinde duvarındaki bir delikten gördüğü yaşlı adam ve güzel kızla başlar. Bu olay, kahramanın düşüncelerini ve takıntılarını tetikler.
Alıntılar:
“Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan.”
“Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.”
“Benim odam da bir tabut değil miydi, yatağım mezardan daha soğuk, daha karanlık değil miydi?”
“Hayat baştan başa kıssadır, hikâyedir. Öyle sanıyordum ki aşk ve kin aynı şeydiler.”
Kör Baykuş, anlaması zor, sıradışı bir romandır. Her okumadan sonra, anlayamamaktan