Suç ve sessizlik
Puan vermedi·240 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:23
Bu kitabı okudum ve içim baya karıştı. En çok Güldiyar’a olanlardan değil, insanların susmasına kızdım ben. Bir şey yapabilecekken yapmamaları… sadece izlemeleri… daha da ağır geldi bana.Kalabalık var ama vicdan yok gibi. Herkes bakıyor, herkes biliyor ama kimse ses çıkarmıyor. İşte orada sinirlendim en çok. Hatta Nasıl ya dedim kendi kendime sürekli. Bir de para verip izlemeleri… onu hiç içime sindiremedim. Acıyı böyle seyirlik bir şeye çevirmeleri garip rahatsız edici. Kitap bana şunu düşündürdü sürekli, Ben olsam ne yapardım? Susar mıydım, yoksa gerçekten bir şey söyler miydim? Cevabı net değil aslında, o yüzden daha da etkiledi beni. Sonunda ise içimde daha da ağır bir şey kaldı. Bir rahatlama yok, oh oldu bitti hissi yok. Tam tersi. Her şey bitmiş gibi değil de yarım kalmış gibi. Sessizlik daha da büyümüş gibi. Ve ben en çok o sessizlikte kaldım. Kitabın adıni ben olsaydım Acıya seyir yada çaresizlikten beslenen toplum koyardım. Burda bu incelemeyi yazarken bile sinirleniyorum.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Kafka Sahilde - Haruki Murakami
8/10
·637 syf.··
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:25
Kitap / Book: 海辺のカフカ / Kafka on the Shore / Kafka am Strand / Sahilde Kafka — Haruki Murakami, 2002 Tür / Genre: Büyülü gerçekçilik, psikolojik roman, çağdaş edebiyat Magical realism, psychological fiction, contemporary literature Dönem / Period: Contemporary Japanese Literature – Japan Çağdaş Japon edebiyatı – Japonya Kısa Özet / Short Summary: Sahilde Kafka, evden kaçan genç Kafka Tamura ile gizemli olaylar yaşayan Nakata’nın paralel ilerleyen hikâyelerini anlatır. Gerçek ile hayal arasındaki sınırlar silinirken kader, bilinçaltı ve kimlik arayışı temaları öne çıkar. Kafka on the Shore follows two parallel narratives: Kafka Tamura, a teenage runaway, and Nakata, an elderly man with mysterious abilities. Blurring the line between reality and surrealism, the novel explores fate, identity, and the subconscious. Yorum / Review: İlk defa bir kitabın adeta örgü örer gibi, nakış nakış işlendiğini görüp hayran kaldım. Her bir detay o kadar ince düşünülmüş ki, metnin bütününe hayran olmamak imkânsız. Büyük bir heyecan ve hazla okuduğum, etkileyici bir eserdi. For the first time, I felt like a book was crafted like intricate embroidery—stitched together with remarkable precision. Every detail is so thoughtfully designed that it’s impossible not to admire the whole. I read it with great excitement and deep enjoyment—truly an impressive work. #KafkaOnTheShore #HarukiMurakami #SahildeKafka #KafkaAmStrand
Kafka Am StrandHaruki Murakami · Random House GmbH · 200612,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Adem ve Havva Günlükleri
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:53
Mark Twain’in kalemini daha önce de sevmiştim ama bu kitapta ona bir kez daha hayran kaldım. Çünkü o, okurunu kahkahalarla güldürürken bir sonraki satırda hiç fark ettirmeden kalbinin en hassas yerine dokunmayı başarıyor. Mizahı hiçbir zaman gösterişli ya da kaba değil; ince, zarif ve zekice. Tam da bu yüzden okurken sık sık gülümsedim, bazen de aynı gülümsemenin içinde buruk bir hüzün yakaladım. Kitabın en sevdiğim yanı ise Âdem ile Havva’nın dünyaya çocuk saflığıyla bakmalarıydı. Acıyı bilmeyen, ölümü tanımayan, doğruyla yanlışı ayıracak “ahlak duygusuna” henüz sahip olmayan iki insan… Ölümü uzun bir uyku sandıkları bölümler hem yüreğimi burktu hem de tarifsiz bir masumiyet taşıyordu. İnsan, ölümün ne olduğunu bilmeyen birinin onu güzel bir uyku gibi karşılamasına üzülmeden edemiyor. Şeytan karakteri de kitabın en etkileyici taraflarından biriydi. İlk bakışta alışılagelmiş kötücül figürden çok uzak; aksine sorgulayan, açıklayan, kimi zaman alay eden ama çoğu zaman da yol göstermeye çalışan bir bilge gibi duruyor. Havva’ya acıyı, ölümü, ahlakı ve insan olmanın ağırlığını anlatmaya çalışırken aslında okura da sessizce ders veriyor. Onun sözleriyle yalnızca karakterler değil, biz de düşünmeye başlıyoruz. Mark Twain’in en büyük başarısı bence tam burada yatıyor. En ağır felsefi meseleleri bile didaktikleşmeden, mizahın sıcaklığıyla anlatıyor. Okuru yormuyor; aksine eğlendirirken düşündürüyor. Gülümserken bir anda kendinizi hayat, vicdan, ölüm ve insan doğası üzerine düşünürken buluyorsunuz. İşte Twain’in kaleminde en çok sevdiğim şey de bu oldu: İnce ince eğlendirerek dokunan, okurun ruhuna fark ettirmeden yerleşen o zarif anlatım. Âdem ile Havva’nın Günlükleri benim için yalnızca yaratılış hikâyesinin farklı bir yorumu değil; insan olmanın, öğrenmenin, sevmenin,
Âdem ve Havva'nın GünlükleriMark Twain · Türkiye İşbankası Kültür Yayınları · 20247,1bin okunma
1/10
·528 syf.··
2026 15. kitabı
Tamamen merakımdan okumaya başladım ve hakkında yapılan olumsuz yorumların hiç de abartı olmadığını gördüm. Tufan karakterini okumak bile beni sinirlendirdi; kitabı yarım bırakmak zorunda kaldım. Sonunu da öğrendim ve iyi ki devam etmemişim dedim. Kadın karaktere yapılan aşağılamaların, şiddetin, manipülasyonun ve zorla kontrol etme gibi davranışların romantikleştirilmesi... Tufan gibi bir karaktere romantik bir anlam yüklenmesini gerçekten anlayamıyorum. Bayılıyorum diyenler var birde çıldırırsın!! Yazım dili de bana göre oldukça amatör geldi. Böcek sahnesi, silah sahnesi ve sonlara doğru yaşanan olaylar bana gerilimden çok absürt geldi. Ne karakterlerini, ne konusunu, ne işleyişini ne de anlatımını beğendim. Bu kitabın neden bu kadar övüldüğünü ve basıldığını gerçekten anlamıyorum. Korkunç bir okuma deneyimiydi katlanamadım.
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202681 okunma
Bu zamana kadar okuduğum en rahatsız edici kitap
Puan vermedi·232 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:09
Kitap tüm hayvanların bir virüs ile enfekte olduğu, bu yüzden de et tüketiminin özel olarak yetiştirilen besi insanlarından karşılandığı bir distopyayı anlatıyor. Bu dünyada hiçbir hayvanın eti tüketilmiyor, zaten hepsi virüslü olduğu gerekçesiyle çok uzun zaman önce katledilmiş. Bunun yerine insanların protein ihtiyacı ve et tüketimi için özel fabrikalarda yetiştirilen ve yalnızca bir gün yenmek amacıyla kesilecek olan insanlar yetiştiriliyor. Onlar insan değil, insan demek yasak, onlar birer et. İnsanlığın bekasına hizmet eden birer araçlar. Bu yüzden onlara yapılan her türlü muamele acımasızlık değil, bir gereklilik. Bu delilik içinde aklına hakim olmaya çalışan ve nispeten diğerlerinden daha normal olan ana kahramanımız ise bir kesimhanesi olan, yakın zamanda bebeğini kaybetmiş, eşiyle sorunlu depresyonun kıyısında bir erkek. Kitap başta adamın acısına odaklansa da geri plandaki o korkunç düzeni görmezden gelemiyorsunuz. Bununla birlikte sonuna kadar iyi bir hikaye örgüsü kurulmuş, ne olacağını merak edeceğiniz bir olay var. Tam da kahramana kendinizi yakın hissettiğinizde kitabın sonu öyle bir bitiyor ki durup duvara bakıyorsunuz. Bence bu açıdan çok başarılı bir eser. Ve evet, kitabın konusu bir distopyayı anlatıyor ve amacı zaten kurduğu düzen ile okuru rahatsız etmek fakat benim hissettiğim böyle bir rahatsızlık değildi. İnsanların böyle bir dünyada ne kadar acımasız olabileceği kimseye çok da absürt gelmez. Ne var ki et kesimi ve tüketimi ile ilgili süreçlerin korkunçluğunu tüm çıplaklığıyla anlatması, dünyada bir yerlerde gerçekten de böyle bir şey yaşanıyormuş gibi hissettiriyor. Bazı cümlelerde ara verebilmek için durup tavana bakmak zorunda kaldım. Konu olarak rahatsız edici olsa da distopya türünün okurda bırakması gereken o rahatsız edici his açısından
İnceleme
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,451 okunma
Bir tek annem olsun bana birşey olmaz...
10/10
·528 syf.··
2026 54. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:56
Büyük Yalnızlık Ben ne okudum böyle. Kendime gelemedim, yüreğimi yaktı geçti, ağlamaktan helak oldum. Alaska'nın vahşi doğasında sürüklenen 13 yaşındaki Leni'nin ve sana sarılmak istiyorum Leni♡.. gözünden anlatılan, büyüme, hayatta kalma ve aile dramı romanı. Duygusal yoğunluğu çok yüksek ve sürükleyici bir o kadar da etkileyiciydi. Bir ailenin hayatta kalma mücadelesi, travmalar üzerinden işlenen aşk beni çok etkiledi. Alaska merak ettiğim bir yerdi ve gerçekten bu romanla içinde yaşadım, o soğuğu hissettim diyebilirim. Kristin Hannah dayanışmayı, dostluğu, aile bağlarını, sevgiyi, aşkı o kadar güzel işlemiş ki... Kalemine bir kez daha hayran kaldım. Önemli dersler de çıkarılabilecek bir kitap. Kesinlikle okuyun. Tek kelimeyle mükemmel. Kalbime koydum seni kitap♡
Büyük YalnızlıkKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2019937 okunma