Ömer

Reklam
Dilime sen verdin gül ezgisini, Bir gönül üzdümse sebebi sensin! ... Seninle aşmışım dur çizgisini, Töreyi bozdumsa sebebi sensin! ... Ufuk ufuk uçtum daldım derine, Sen öğrettin çoban kimdir, sürü ne? Daha yaklaşmadan konak yerine, Göçümü çözdümse sebebi sensin! ... Bir renk cümbüşüyle sular ışıdı, Düş bahçeme kuşlar bahar taşıdı, Kurbanlık koç güldü, bıçak üşüdü, Hep esrik gezdimse sebebi sensin! ... Kimi deli diye güler arkamdan, Kimi suçlu diye tutar yakamdan, Eller değil,aklım korkar şakamdan, Kendime kızdımsa sebebi sensin! ... Düşmanımın yarasını sardımsa, Muhabbeti sofra sofra serdimse, Her güzele hemen gönül verdimse, Petekler süzdümse sebebi sensin! ... Dostun sitemleri deler bağrımı, Sağır gökler yutar yanık çağrımı, Uzun yıllar gizledimse ağrımı, Ve şimdi yazdımsa sebebi sensin! ...
Burası Dünya
Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra, sonra ağaç meyvesini kaybeder. - Ya sonra? - Sonra yapraksız bir bahçe. - Yapraksız bir bahçe mi? - Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe. Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir? Abbas Kiarostami
Şeyh Galib
1. Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü. 2. O zaman ki bezm-i candâ bölüşüldü kâle-i kâm Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü. 3. Gehî zîr-i serde desti geh ayâğı koltuğunda Düşe kalka haste-î gam der-i lûtf-i yâre düştü. 4. Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül Yine nevbet-i tahammül dili bî-karâre düştü. 5. Meh-i burc-ı ârızındâ gönül oldu hâle mâil Bana kendi tâliimden bu siyeh sitâre düştü. 6. Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-ı vasla Yâ Hû Bu değildi neyleyim bû yolum intizâre düştü. 7. Reh-i Mevlevi'de Gâlib bu sıfatla kaldı hayran Kimi terk-i nâm u şâne kimi i'tibâre düştü. Günümüz Türkçesi ve kısa bir şerhi ile: edebi.net/index.php/edebi...
Şiir
Tecellîyâtun nûrına döymez vücûdum tagları Cismüm gemisinün zîrâ muhkem degüldür bagları Katreden deryâlar düzen cân kuşı pâ-bendin üzen Yüz bin deryâları yüzen gel sürelüm bu çagları Dildâr içün dil şehrini pâk eyle arıt gayrıdan Zîrâ ki sultân tahtıdur bunda komazlar zâgları Düşdükçe öge Hubbü'l-Vatan zerrece kalmaz me'men Gözden sızup olur seven her dem yüregüm yagları ‘Âkil eli irmez ile irse dahı gelmez dile Dertli hâlin dertli bile sayru ne bilsün sagları Ma‘şûklıgun hil'atini her kime giydürdün ise Gelmez gözine zerrece Firdevs-i a‘lâ bâgları Yûnus hüsnün kitâbını bir hoş temâşâ eylemiş Anda sala ‘âşıklara dag üstine kor dagları Yunus Emre [Tecelliyatın nuruna döymez vücudum dağları, Cismim gemisinin zira muhkem değildir bağları. Katreden deryalar düzen, can kuşu pabendin üzen, Yüz bin deryaları yüzen gel sürelim bu çağları. Dildar için dil şehrini pak eyle arıt gayrıdan,
Şiir
Reklam