Ömer

“Günümüz insanı zannediyor ki bilginler bize öğretirler, şairler ve müzisyenler de bizi eğlendirirler. Sanatçıların onlara bir şeyler öğretebilecekleri akıllarına gelmiyor bile!” Ludwig Wittgenstein
Reklam
Neandertal insanının Fransa mağaralarında çizmiş olduğu resimleri tetkik ederken Fransız ilim adamı Henri Simlé, mağara insanlarının ruhî hayatının bugünki insanın ruhî hayatından pek farklı olmadığı kanaatine varmıştır. “Zamanımızdan yetmiş bin sene evvel mağara insanları da çağdaş insanın hastalığı olan “metafizik baş dönmesine müptelâ idiler” diye Simlé 1976 senesinde Niş’te aktedilen arkeoloji kongresinde söylemiştir.
... Yanmaz ateşinden deli gönlüm bu diyârın, Gökten bir alev bağrımı dağlar, neme yetmez? Kestimse ümîd artık ezelden ve ebetten; Bir eski rübâb ömrümü bağlar, neme yetmez? Bir çölde biten dal gibi ıssızsa da rûhum, Dost âleminin ettiği kem söz neme yetmez? Vardır anacak bir gün olup ismimi elbet, Bir servinin altında dolan göz neme yetmez? Şükufe Nihal
...Onbeş bin sene evvel çiçeklere veya hayvan profillerine zevkle bakan ve sonra mağaranın duvarlarına resimlerini çizen vahşi insan hakikî insana, kendi fizikî ihtiyaçlarının temini için yaşayan ve her gün yeni yeni ihtiyaçlar icad eden çağdaş epikürist insandan veya acaip beton yapılarda başkalarından tecrid edilmiş vaziyette ve temel estetik hadiselerden ve hissiyattan yoksun olarak oturan modern büyük şehrin alelâde sakininden daha yakındı.
İlim tarafından dış dünyanın bir parçası ve mahsulü gibi görülen insanı, sanat, tabiattan farklı ve onun içinde yabancı olarak algılar. En otantik kısmıyla sanat, bu yabancılığın tarihini teşkil etmektedir.