Ömer

Ömer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·469 syf.·
2019 6. kitabı
Peyami Safa
8.6/10 · 27,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şair, bir çocuğun hayal gücüne ve ruhsal yapısına sahip bir insandır. Hangi dünya görüşünü savunursa savunsun, dünyadan edindiği izlenim dolaysızdır; yani sanatçı dünyayı tanımlamaz, dünya onundur.
"bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin"
Memuriyeti devam ederken birçok kez idealleri, sanat ve meslek hayatı arasında gelgitler, sancılar hatta buhranlar yaşamaya başlar. Ülker Köksal(mülkiyeden arkadaşı): "Bu mektubunda da bir türlü karar veremiyorum diyor. Meslek mi? Sanat mı? İlim mi? Hareket mi? Dava, ideoloji, siyaset mi?" Sezai Karakoç (mektubunda): "Sevgili Ülker; tam dönüm noktası benim için ama karar veremedim gitti. Birini tercih etmeli yoksa insan huzursuz oluyor. Ama artık yolunu bulmak üzereyim. Öyle bir yol ki insanı kendinden kurtarsın, insan kendini aşsın. Bütün insanlığa hatta insan üstüne verebilsin (kendini). Huzur içinde, gurur ve bencillikten uzak, tam bir fedakarlık uslubu içinde çalışmak..."
Bir diriliş gerekli insanlık için. Müslüman kendi dirilişini gerçekleştirdiği zaman, otomatik bir şekilde insanlığın dirilişini de gerçekleştirmiş olacaktır. Ölmeye yüz tutan, kaderi kilitlenen insanlığın dirilişi, kirlenen, yozlaştırılan tabiatın dirilişi, kötü için kullanılan, israf edilen zamanın dirilişi, hepsi hepsi, bu dirilişe bağlı.
Yalanın, gerçek kılığına, beceriksizliğin, başarı kıyafetine büründüğü bir başka çağ yok çağımız kadar. Aksiyonu süslenip püslenen, abartılan kişiler, aslında, ufak bir toplu iğnenin batırılışıyla sönen balonlar şişirmekten başka bir şey yapmamışlardır. Ve, bütün bir ömür, en teorik temelden başlayarak gerçek yapıyı yükseltmeğe çalışanları, halk tanımasın ve bilmesin diye, bu ruh kalpazanları şebekesi, adeta çevrelerine demir perdeler germişlerdir. Evet, manevi bir Ergenekon destanını daha yaşamamız gerekiyor çağımızda. Demiri nefesimizin hararetiyle eritip aydınlığa ve ışığa çıkmamız ve bunalan insanlığı da çıkarmamız gerekiyor. Esir ruhların özgürlüğe kavuşmasından esir milletlerin zincirlerinin kırılışına kadar bir seri savaş, çağımıza anlam katacak yiğitlerin kaderidir. Bu kaderdir ki, onları büyütüyor, yüceltiyor; ve onların portrelerini kabartmalaştırıyor.