Benliğimdeki her bir parçayla ayrı bir bağ içerisindeyim hepsi farklı bir kalıt gibi...
Canlar feda tek bir terine O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, senin Rabbin en büyük kerem sahibidir Ki O, kalemle (yazmayi) öğretendir İnsana bilmediğini ogretti. (Alak: 1-5) İnsanlar unutmuşlardı ilahi kelamı Hatırlamıyorladı huzurunda olduklarını İsmail peygamberin soyu idi Cürhüm kabilesi kabullenmişlerdi Fakat inkâra sapıp adaletten ayrıldılar Adalletsiz olunca yıkılır nice krallar Cürhüm kabilesi doldurdu nefis kuyusunu Amelsiz olana şefaatçi olunurmu Peygamber soyuydu cürhümüler Fakat hak ve hakikati inkâr ettiler Ve böylece Mekkeden kovuldular Onlar mübarek Kâbeye putlar koydu Böylece Hubel baş put oldu Elbet Cenabı Hak yükselttiğini indirir Bir gün gelir ne firavun kalıt ne put Tüm firavunlar putlar yere serilir Kul Nefsani derki Hak Teala kerimdir O Hak Teala kalpleri ilimle doldurandır Oku Rabbin en büyük kerem sahibidir Ateş serinlik verir ibrahim olana Gün gelir aklar düşler saçına O insanı kan pıhtısandan yarattı Hakkı anana Rahmet kapısı açıldı
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Biz doğunca, dünya üstümüze işlemeye başlar ve bizi, salt biyolojik birimler olmaktan çıkarıp toplumsal birimlere dönüştürür. Her insan, tarihin yazılı ya da yazılı tarih öncesinin her döneminde bir toplumda doğmuş ve daha ilk yıllardan başlayarak bu toplumca kalıplanmıştır. Kullandığı dil, bireysel bir kalıt değil, içinde büyüdüğü gruptan toplumsal bir edinmedir. Dil ve çevre, her ikisi de onun düşüncesinin niteliğini belirlemekte etkili olurlar; ilk fikirleri ona başkalarından gelir. Pek güzel söylenmiş olunduğu gibi, toplumdan ayrı birey, hem dilsiz hem de akılsız olurdu." -Edward Hallet Carr(Tarihçi)
1000k
Olamaz mıyım?
Talat, şimdi neredesin? Bu gözler resmine bakar, Bu gençler, senin geri gelmeni bekler! Bu memleket şimdi kan ağlar, Söyle bana şimdi neredesin? Kuşlar her sabah size şöylece seslenir; -"Ey ölümle el sıkışan kutsi İttihatçılar, Siz buldunuz Hürriyet denen ebedî kaynağı, Onu yaşatmak, gençlerin heyecanlı yüreklerine kalmıştır". Elbette bir genç; Meşale ile koşacaktır en zirveye, Sönmeden hürriyet ateşi, dikecektir yine. Alnından akan tertemiz kan, Düşmedi vatanın bağrına. Heyecanla aktı ter alnından, Düşmedi Hasretle beklediğin vatan toprağına. Affet bizi sahip çıkamıyoruz, Kalıt'ın ile bu toprağa! Şükür çekmeli; Bayburt ve Erzurum'da huzurla yere basan! Dağdan inen kutsi elçiler, Hepimizi kaldıracaktır bir boran ile, Talat demek, ölmek! O tatlı ölümü bende tatsam, Olamaz mıyım bir Talat? TG
İsmet Zeki ve sözcükleri
İsmet Zeki Eyüboğlu Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü Attila Aşut * 78 yıllık ömrünü “üreterek tüketen” değerli araştırmacı, yazar ve çevirmen İsmet Zeki Eyuboğlu’nun doğumunun 100. yılındayız. 20 Ekim 1925 tarihinde Trabzon / Maçka’da doğan İsmet Zeki, ünlü Eyuboğlu ailesinin seçkin bir üyesidir. Ben de meslek yaşamıma, 1957 yılında Trabzon’da, onun Yazı İşleri Müdürü olduğu Hâkimiyet gazetesinde başlamıştım. Bu çalışkan ve üretken kalem, 2003 yılından beri aramızda değil. Ama arkasında öyle zengin bir yazınsal kalıt bıraktı ki yıllar geçse de adı unutulmayacak… * Bursa’da yayımlanmakta olan Sarmal Çevrim dergisi, İsmet Zeki Eyuboğlu’nun yüz yıla yayılan emeğini Ocak-Şubat 2025 sayısında kapsamlı bir dosyada değerlendirdi. Bu dosyaya katkıda bulunan yazarlardan Dr. Mustafa Duman’ın araştırmasına göre, İsmet Zeki Eyuboğlu’nun 28’i çeviri, 94’ü telif olmak üzere tam 122 kitabı bulunuyor. Hepsi birbirinden değerli olan bu yapıtlar arasında biri var ki köşemizin bağlamı açısından adını mutlaka anmamız gerekiyor: Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü. İsmet Zeki, on bir yılda tamamlamış bu sözlüğü. İlk baskısı 1988 yılında Sosyal Yayınlar’dan çıkmış. Ama ustamız durmamış, birkaç yıl daha çalışarak derlemesini yeni sözcüklerle zenginleştirmiş. Bu sözlüğün genişletilmiş ve güncellenmiş en son baskısının da 2022 yılında Say Yayınları’ndan çıktığını belirtelim. * 78 yıllık ömrünü “üreterek tüketen” değerli araştırmacı, yazar ve çevirmen İsmet Zeki Eyuboğlu’nun doğumunun 100. yılındayız. 20 Ekim 1925 tarihinde Trabzon / Maçka’da doğan İsmet Zeki, ünlü Eyuboğlu ailesinin seçkin bir üyesidir. Ben de meslek yaşamıma, 1957 yılında Trabzon’da, onun Yazı İşleri Müdürü olduğu Hâkimiyet gazetesinde başlamıştım. Bu çalışkan ve üretken kalem, 2003 yılından beri aramızda değil. Ama arkasında öyle zengin bir yazınsal kalıt
İsmet Zeki Eyuboğlu
Yasaklanan kelimeler bunlarmış: adıl (zamir), akçasal (malî), andaç (yadigâr), anı (hatıra), anımsamak (hatırlamak), anlak (zekâ), anlatı (hikâye etme), ansımak (hatırlamak), aymaz (gafil), aymazlık (gaflet), bağıl (izafî), bağıntı (münasebet, nispet), bağıt (akit), bağlaşık (müttefik), bağlaşmak (ittifak etmek), başyapıt (şaheser), başyazman (başkatip), belirteç (zarf), bellek (hafıza), benzeti (benzetme, teşbih), betim (tasvir), betimlemek (tasvir etmek), betimsel (tasvirî), biçem (üslûp), bileşim (birleşim, terkip), budunbilim (etnoloji), bulunç (vicdan), coşumculuk (romantizm), çağcıl (modern, asrî), çevren (ufuk), çevrim (devir), değgin (dair, ait, ilişkin), deneyim (tecrübe), deneysel (tecrübî), derslik (dershane,–dersane–), devingen (hareketli, müteharrik), devingenlik (hareketlilik, dinamizm), devinim (hareket), devinmek (hareket etmek), devrim (inkılâp), devrimci (inkılâpçı), dışalım (ithalât), dışlamak (yok saymak, ilgilenmemek), dışsatım (ihracat), dingin (sakin), dinginlik (sükûnet), dinlence (tatil), dinsel (dinî), dirimsel (hayatî), dize (mısra), dizge (sistem), dizgeleştirmek (sistemleştirmek), dizgesel (sistemli, sistematik), doğa (tabiat), doğacılık (tabiatçılık, naturizm), doğal (tabiî), doğalcı (naturalist), doğalcılık (naturalizm), doğallık (tabiîlik), dokunca (zarar), duyumsal (duyu ile ilgili, ihsasî), duyumsamak (ihsas etmek, duymak, ima etmek), düşlemek (hayal etmek), düşsel (hayalî), düşün (düşünce, fikir), düşünsel (fikrî), düzelti (düzeltme, tashih), düzeltmen (musahhih), eder (fiyat), edim (fiil), edimsel (fiilî), eğitimsel (eğitimle ilgili, terbiyevî), eğitsel (eğitimle ilgili, terbiyevî), ekin (kültür), ekinsel (kültürel), eleştirel (tenkidî), eleştirisel (tenkidî), esin (ilham), esin kaynağı (ilham kaynağı), esinlemek (ilham almak),
Tarih

Poyraz

@Diagrotes_Kantaire
·
1985.10.Ocak • Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nda (TRT) “anı, devrim, özgürlük, ulus” gibi 205 Türkçe sözcüğün kullanılmasının yasaklanması. (Bu sözcüklerin “Türkçe’nin yapı ve işleyişine ters düştüğü” ileri sürüldü.)
Toplumsal Dönüşüm Yayınları·Kitabı okudu
Tarih