Yasak elmalar tattım kuytularda...
Bıçaklar kesmedi de tenimi, bir kötü sözle öldüm.
Kuşaklar, kentler, sevdalar arasında yoruldum.
Gün geldi; duruldum.
Zaman sardı yaralarımı, kinlerimi hafızama gömdüm.
Hamdım, oldum.
Sevdayı en umulmadık yerde buldum.
"Ah Romeo neden Romeosun sen? Inkar et babanı, adını yadsı! Yapamazsan yemin et sevdiğine, bende vazgeçeyim Capulet olmaktan. Hem adın ne önemi var ki? Şu gülün adı değişse bile, kokmaz mı yine aynı güzellikte?"
Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler
söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün kalıplarından. Beni duy ve anla. ''ömür hanımla güz konuşmaları''