Oysa bazı insanların küçük çocuklarınki kadardır aklı , öyleyken böyle bir sığınak vardır kendilerinde. İnsanların büyük çoğunluğu Kamala , düşen bir yaprak gibidir , kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur , sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişide vardır , yıldızlara benzer , belli bir yörüngede ilerlet durur , hiçbir rüzgar varamaz yanlarına , kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar .
Siddhartha Kamala'sız
edemez m iydi? - sonra Kamala Siddhartha'sız olamaz mıydı? Sonu olmayan bir oyun oynamıyorlar
m ıydı i kisi de? Yalnız bunun için yaşamak g erekli
miydi? H ayır. Bu oyuna Samsara derlerdi; bir çocuk oyunu, bir, i ki, on kez oynandığında hoşuna gidebilirdi insanın - ama hiç durmadan oynamaya
değer miydi?
.... haz vermeden haz alamayacağını, her jestin, her okşayışın, her dokunuşun, her bakışın, ne kadar küçük olursa olsun vücuttaki her köşenin kendine özgü bir gizle donatıldığını, bu gizi keşfetmenin keşfeden kişiyi mutlu kılacağını öğrendi Kamala'dan.
İnsanların büyük çoğunluğu Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.
İnsanların büyük çoğunluğu, Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgârın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.