Buradasınız öyleyse
Ne için geldiğinizi biliyorum fakat bir kürek ve bir kazma aldınız mı?
Her fani mezarının heykeltraşı olmaya tenezzül etmeli
Toprağa biraz sadakati varsa!
Çamurunuzu tadın!
Hadi izlerimi uydurun ayaklarınıza
Şimdi mezarıma konuk olacaksınız
Toprak bir karnaval için indirir şapkasını daima
Ve selamlar sabırsız böcekleriyle, yılanlarıyla birlikte eti
Gelin göğe bir bakın
Sırtınızı o cömert ananın rahmine yaslayarak
Gök hep ordaydı fakat siz taşlarınızı örmekle meşkuldünüz
Gök sade siyahtır
Mavi, ya da gri ya da yağmur ve kar doğanın bir ilüzyonu
Ruha yapışık mimari bir esrime
Uyanın artık ve mezarlarınızı çiçeklerle süslemeyi kesin
Ağaçlarla görkemli kıldığınızı sanmaktan vazgeçin
Bir mezarı anlamlı kılacaksa tabiat
Bu bir mısır bitkisiyle olmalı
Çünkü meşale elinize yapışmaz kargalar ciğerinizi yemeden
Çünkü gök kurumuş başaklarla zamanın hunisinde süzülür
Çünkü tan sütünü mayalar köklerinde mezarın
Şatafatınızla güneşe bakamazsınız
Neredense çamurunuz davetlisiniz oraya gelin
Unutmadan
Eğer dost kaygınız varsa
Bir köpek kulubesi yaptırın mezar taşınızla
Dost çıkıp gelecektir tasmasız ve zincirsiz bırakılınca
Şimdi gidebilirsiniz
Yine tekrarlıyorum bir kürek ve bir kazma aldınız mı?