Sarayın Soytarısı

Sarayın Soytarısı
@kamchatka
BEĞENENLERİ ENGELLİYORUM ONUNLA AYNI ADI PAYLAŞANLAR HARİÇ
Reklam
dağın kalbi
bir ay oldu ya da olacak... sensiz geçen günlerimi saymak değil niyetim ama sayılı olsa geçerdi sanırım. şu sıralar mahkumlar salınıyor, suçları affediliyor, hafifletiliyor, çevriliyor. bir şekilde hayalini kurdukları özgürlüklerine kavuşuyorlar. ben onlara bakıp diyorum ki ne kadar şanslısınız ey insanlar. size gözünüzle görmediğiniz bir mahlukat tarafından bahşedilen bu fırsatı çok iyi değerlendirin. değerlendirin ki gaflete düşüp aynı hataya ya da bir benzerine yeltenmeyin yine kendinizi elleri kolları bağlanmış mahkum edilmiş halde bulmayın. çünkü bana böyle bir şans herhangi bir şekilde verilseydi ben sanırım bu defa bir daha ne pahasına olursun onu avucumdaki kelebek gibi göğüsümdeki yürek gibi korur kollar ve gözetirdim. dün gece rüyamda bu defa çok ilginç bir şey gördüm. böyle rüyalar anlattığımda uydurduğumu düşünüyor olabilirsin ama sanıyorum hem fikirizdir ki şu anda yalan söylememin bana bir faydası yok. rüyamda en sevdiğim bir kaç arkadaşımla neyi arıyoruz bilmiyorum dağların arasında geziyoruz. değerli maden mi arıyoruz güzel taşlar mı tam emin değilim. ben bir dağın yamacına gidip dağdan bir kaç taş söküyorum ki dağ birden üzerime devrilmeye başlıyor. ne yapsam boş kaçsam kaçamam derken en yakın kenara koşuyoruz. arkadaşlar son anda kendilerini kurtarıyorlar ama ben dağın altında kalıyorum. bir yarıktan onlarla iletişim kurmaya çalışıyorum, sesimi duyuramıyorum; ben onların sesini duyuyorum gidip yardım çağıracaklarını söylüyorlardı ki ben bir oyuktan dışarıya çıkmayı başarıyorum. bu esnada uyandım saat yediye gelmek üzereydi ve terlemiştim, sırılsıklam olmuştum. allah hayırlara tebdil etsin inşallah. sana duyduğum özlemi nereye sığdıracağımı bilmiyorken hasretin rüyamdaki dağ gibi üzerime devrilmekte... kendine çok iyi bakıyorsun umarım. ben çok çok
Felsefe
ortasında kalbimin
masamdaki tabloyu hatırlıyor musun? sen annem ve kızım diye tanıttığım üç küçük kız bir ağacın altında oturmuşlarda ortancanın elindekinin eski bir şemsiyeyle yağmurdan korunuyorlar... sanırım şimdi o tablonun tam ortasında ben sersefil ağacın altında oturmuşum. gökten değil gözlerimden akıyor yaşlar ve ıslanın yeryüzü değil yanaklarım... depresif değilim, tam tersi çok güçlü hissediyorum biliyor musun... sen varmışsın gibi yaşıyorum bundan güç alıyorum... çok korkuyorum sensiz bir hayat sürmekten... bu gece sanırım üç tane rüya gördüm. birinde ilk okul arkadaşımı birinde hayati inanç birinde tıp fakültesinden arkadaşlarımı. birinde de seni gördüm. Yine bir kaç yüz milyon yaptığım gibi sizin evinize geliyorum. evinize dediysem kapınıza yanı. bu defa gelip zili çalacaktım ki kapıda üzerinde senin adın yazan bi not buluyorum. notu alıp kaçıyorum ki bir bakıyorum peşime düşmüşsün... not bir başkasından gelmişti, bir başkasından sevda sözleri gelmişti sana. bir başkası da sana benim gözümden bakmışt. inan gözlerimde yaşlarla uyandım. kalkıp pencereden etrafı seyrettim. henüz yeni aydınlanıyordu etraf ve ben bugünde senden oldukça uzakta evrenin herhangi bir yerindeydim... dört beş santimetre kadar olan ağaçlarımı sulayıp tekrardan uyudum... o kadar uyudum ki ben bile şaşırdım. bizimkiler öldüm mü diye bakmaya geldi de uyandım... güzel bir gündü güzel de bitti annem çok güzel tatlı yapmış... sana fotoğrafını atardım ama işte durumumuz malum... bu arada fotoğraf bak ne güzel keşke sen de yesen anlamında olurdu, öylesine atılmış olarak değil... seni çooooooook özlüyorum <3
İlişkiler
yapboz
iyi geceler... az önce penceremi açıp kahvemi içerken dışarıya kulak verdim. müzik açmadım karanlığı dinledim. seninle hep gökyüzünü seyretmeyi hayal ederdim. biliyor musun ne zaman göğe baksam, göklerdeki her bir yıldızdan daha parlak olduğunu düşünürdüm. yıldız değil güneş bile senin kadar gözlerimi kamaştırmıyordu. içimi ısıtan bir gülüşün bir çekinik utangaç tamam diyişin. her şeyden çok daha değerliydi. ben kendi ışığımı söndürmüş, dünyamı karartmış bir bedbaht olarak şimdi burda günlüğüme yazarken dilerim sen rengarenk ve ışıl ışıl günler geçiriyorsundur. umarım senin ailen ve çevrendeki herkes için hiç bir sorunun olmadığı bir süreci yaşıyorsundur. bugün babam biraz rahatsızlandı. onun için çok endişeleniyorum. böyle zor zamanlarda umarım daha kötüye gitmez. aslında sahip olduğum tıbbi bilgiler ve okuduklarımla ilacının dozunu bir buçuk katına çıkmayı düşündüm ama cesaret edemedim biraz beklemeye durup seyretmeye ve sonrasında harekete geçmeye karar verdim. umarım sana olduğu gibi ona da geçm kalmam. sahi ben aslında hiç geç kalan biri değilimdir. biliyor musun senin tabirinle 'aşırı!' dakik biri olduğumu düşünüyorum. şu zamana kadar söz verip geciktiğim geleeğim diyip beklettiğimi hatırlamıyorum. aksine genelde bekleyen taraf hep ben olmuşumdur. çünkü garantici bi çocuğumdur aslında. söz verdiğim saatten bi miktar erkene göre kendimi ayarlarım genelde. aslında benim yaptığım bile bile ekilmek mi? şikayet etmiyorum hakkım da yok zaten... yarın gece yine aynı saatte, sağlıcakla kal...
Felsefe