bir ay oldu ya da olacak... sensiz geçen günlerimi saymak değil niyetim ama sayılı olsa geçerdi sanırım. şu sıralar mahkumlar salınıyor, suçları affediliyor, hafifletiliyor, çevriliyor. bir şekilde hayalini kurdukları özgürlüklerine kavuşuyorlar. ben onlara bakıp diyorum ki ne kadar şanslısınız ey insanlar. size gözünüzle görmediğiniz bir mahlukat tarafından bahşedilen bu fırsatı çok iyi değerlendirin. değerlendirin ki gaflete düşüp aynı hataya ya da bir benzerine yeltenmeyin yine kendinizi elleri kolları bağlanmış mahkum edilmiş halde bulmayın. çünkü bana böyle bir şans herhangi bir şekilde verilseydi ben sanırım bu defa bir daha ne pahasına olursun onu avucumdaki kelebek gibi göğüsümdeki yürek gibi korur kollar ve gözetirdim. dün gece rüyamda bu defa çok ilginç bir şey gördüm. böyle rüyalar anlattığımda uydurduğumu düşünüyor olabilirsin ama sanıyorum hem fikirizdir ki şu anda yalan söylememin bana bir faydası yok. rüyamda en sevdiğim bir kaç arkadaşımla neyi arıyoruz bilmiyorum dağların arasında geziyoruz. değerli maden mi arıyoruz güzel taşlar mı tam emin değilim. ben bir dağın yamacına gidip dağdan bir kaç taş söküyorum ki dağ birden üzerime devrilmeye başlıyor. ne yapsam boş kaçsam kaçamam derken en yakın kenara koşuyoruz. arkadaşlar son anda kendilerini kurtarıyorlar ama ben dağın altında kalıyorum. bir yarıktan onlarla iletişim kurmaya çalışıyorum, sesimi duyuramıyorum; ben onların sesini duyuyorum gidip yardım çağıracaklarını söylüyorlardı ki ben bir oyuktan dışarıya çıkmayı başarıyorum. bu esnada uyandım saat yediye gelmek üzereydi ve terlemiştim, sırılsıklam olmuştum. allah hayırlara tebdil etsin inşallah. sana duyduğum özlemi nereye sığdıracağımı bilmiyorken hasretin rüyamdaki dağ gibi üzerime devrilmekte... kendine çok iyi bakıyorsun umarım. ben çok çok