Sarayın Soytarısı

Sarayın Soytarısı
@kamchatka
BEĞENENLERİ ENGELLİYORUM ONUNLA AYNI ADI PAYLAŞANLAR HARİÇ
Rıhtım
merhaba, bu akşam hiç keyfim yok, neden bilmiyorum içim daralıyor, kalbim sıkışıyor, iyi geceler...
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KIZIMIZ
merhabalar... bugün günler sonra dışarı çıktım oldukça sıcak bir gündü sanırım artık bahar gelmiş insan evde olunca bunu biraz geç farkediyor olsa gerek. ekmek falan almak için çıkmıştım. yolda çilek satan köylüleri gördüm ve içimden durup almak geldi. bunu gerçekten istedim; alıp sana getirmeyi... ama bunun senin yüzünde bir gülümsemeden çok öfke meydana getireceğini düşündüm hem zaten sen muhtemelen dedenlerdesindir diye vazgeçtim... ama sonra sana götüremesem bile alıp seninle yiyormuş gibi yapabilirim düşüncesiyle işimi halledip geri döndüğümde satıcı ordan ayrılmıştı. ne yapalım kısmet. umarım bundan sonraki tüm çilekleri beraber yeriz dedim eve geldim... dışarısı çok tehlikeli umarım kendine her zamankinden fazla bakıyorsundur. asla hafife alınacak bi şey değil, insanın eline bir şeyler bulaşmış olması ve elini kullanamıyor olması çok kötü... hatırlıyorum da lisede bir kere bunu denemek için yani bir elim olmadan nasıl yaşarım diye test etmek için bir elime bir avuç şeker almıştım. aylardan nisan mayıs falan olması lazım. çünkü şekerler eridi ve ben artık hem elimi bir yerlere değdirmemek için gayret ediyorum hem de elimi kullanamadığım için oldukça zorlanıyordum. bu epey kötü bir durum. sahip olduğum eller ayaklar ve her şey için binlerce şükür. en çok da içi seninle dolu olan kalbim ve aklım için... sabah uyandığımda dün yaptığım çömlek çatlamıştı. neden böyle olduğunu bilmiyorum, mümkün olduğunca malzeme yettiğince çeperini kalın tutmaya çalışmıştım ama olmadı. herhalde kuruduğunda nemli olduğu kadar yumuşak olmadığı için esnekliğini yitiriyor ve daha fazla hacme ihtiyaç duyuyor. ama yine de hoşuma giden bi uğraş şimdilik annem kızdığı için daha fazla uğraşamayacağım bir uğraş ama ilerde kesinlikle bir çok ürün ortaya koyabileceğim bir uğraş... sana bir
Etkinlik
EMBRİYOLOJİ
bugünki dersi de yükledim ama işte... bir kaç gündür akşamları nostalji radyoları dinliyorum altmışlar yetmişler seksenler... sanırım cidden ben bu zamanların adamı değilim. sevdiğim her şey geçmişte kalmış gibi hissediyorum. belki de geçmişte kalanları seviyorumdur bu ayrımı nasıl yapacağım bilmiyorum. seni de geçmişte bırakmış olmak senden de çok uzakta kalmış olmak düşüncesi çok üzüyor beni. yüreğimde aşkın aklımda varlığın varken senden uzaklaşamam uzak kalamam ama senden bir şey talep etme şansımı da çoktan kaybettim. bir saniye nasılsın? iyi misin? bir iyim demene bile o kadar hasretim o kadar muhtacım ki geriye kalan hiç bir şeyi bu denli umursamıyor bu denli önemsemiyorum. ben iyiyim hem de çok iyiyim bu günlerde çok güçlü hissediyorum. bugün bahsettiğim saksıyı yaptım balkona koydum. bir kaç gün orada kalacak çünkü kuruması gerekiyor. annemler pek beğenmediler ama bence çok güzel oldu. sanırım bir kaç bin yıl önce yaşasaydım ve bir komutan ya da yönetici olmasaydım muhtemelen çömlekçi olurdum. insan neler düşünüyor görebiliyor musun? zihnimiz ne kadar ilginç ya bir anda seni binlerce yıl öncesine de sonrasına da götürebilirken başka bir zamanda başka bir şeye saplanıp da kalabiliyor. gizem dolu bir organ. sence nasıl diye sormak isterdim şimdi. gerçi aynen dediğini işitir gibiyim :) bugün neşem yerimde şimdi gidip biraz kahve yapacağım. seninle içtiğimiz kahveden seninle içerken dinlediğimiz müzikler eşliğinde... ben kahvem ve özlemin... iyi geceler...
Sağlık
kas kasılması
bugün çok güzel bir gün... seninle konuşuyor olsaydık ve böyle bir günde beraber güzel bir yere gidemiyor olsaydık gerçekten üzülürdüm. güneşli aydınlık yeşil ve mavi bir gündü. filizlenen tohumlarının yaprakları iyice belli olmaya başladı. onlar için yavaş yavaş yeni bir saksı bakmaya başladım. kısa bir süre sonra bu üç koca fidan iphone kabınıdolduracak ve sığamayacak duruma gelecekler. hem o zaman köklerini birbirlerinden ayırmam da güçleşecek. o yüzden çok geç kalmamalıyım. bu arada bugün ne yaptım biliyor musun? kilden yaptığım minik heykelciği groot muydu adı neydi onu ıslattım ve hamur haline getirdim. ondan annem için bi çömlek yapmak istiyorum. yapabilecek miyim bilmiyorum bakalım deniycem. el işlerinden böyle küçük hobilerden hoşlandığımı biliyor musun? kendi başıma böyle basit şeyler yapmak bir şeyler üretip ortaya koymak bi şey için emek sarfedip ürünü birine hediye etmeye bayılıyorum. söylemiş olsam bile bunu defalarca kez hissettirmiş olduğumu düşünüyorum. yanılmıyorumdur herhalde. bu akşam ay dün gibi parlak değil. bu beni biraz üzdü ama sonra dedim ki her şey doğar büyür ölür sonra yeniden doğar; döngüden ibaret olan her şey böyledir. acaba senin bana karşı duyduğun nefret ve öfke de bir dolunay gibi küçülüp görünmez bir hal alacak mı diye düşündüm ve bir an olsun yüzümde minik bir tebessüm oldu. eğer okuyorsan lütfen kızma ne yapabilirim ki ummaktan hayal etmekten başka...
Teknoloji