Geri Bildirim
  • Herkesin kendi yeri vardır ve kimse bir diğerinin yerine geçemez.
  • Birbirimiz için yaratılmış gibiydik, başta birbirine uymuyormuş gibi görünen ama sonunda hiç beklenmedik bir şekilde yan yana düşen iki yapboz parçası gibi...
  • 1-Umberto Eco’nun şüphesiz belli bir tarih bilinciyle kalem aldığı bu romanı, bir roman
    geçekliğiyle/kurmaca yönüyle oldukça dikkat çeken yapıtları arasındadır. Esrarengiz cinayetler, bitki
    uzmanlarının hazırladıkları zehir, şeytana ruhunu satma ve büyü yapma aracı olarak kullanılan kedi figürü gibi
    romanda sıradışı birçok kişi ve konu yer alır. Roman, yedi gün boyunca ölen kişilerin katilinin peşinden
    giderken, romanda tek odak nokta bu katilin aranması değildir. Çünkü romanın manastırdan, kitaplardan,
    rahiplerin dünyasından ve büyülerden oluşan çok yönlü yapısı, sunduğu postmodern atmosfer ile romanda bir
    kaosun hakim olduğunu gösterir niteliktedir.
    Roman, konu bakımından geniş bir alana yayılırken, zaman bakımından yedi günü kapsamaktadır.
    Ancak bu yedi günde Eco, oldukça zengin bir konu yelpazesi ile okurun karşısına çıkar. Anlatıcı olarak seçilen
    Adso adındaki figür de yer yer her şeyi bilen yer yer de sınırlı bir bakış açısına sahip olan bir anlatıcı pozisyonu
    ile oldukça dikkat çekicidir. Romanın kurgusunda anlatıcının ağırlığı, okurla sürekli diyaloğa girme çabası ve
    okuru önceden bilgilendirme isteği ile somutlaşır ve o, bu tutumuyla romanın bazı kesitlerinde de okuru
    çelişkiye düşürür. Okur, kurmaca dünyaya anlatıcının müdahaleleri ile birçok noktada dahil olur. Anlatıcının
    aktarma/anlatım biçimi de bu bağlamda romanın kurmaca yönünü ortaya çıkarmak için belirleyici bir rol
    oynar. Romanın içerisinde kullanılan başka metinler de yine romanın hem kurmaca yönüne hem de
    metinlerarasılık kuramına işaret etmesinden dolayı postmodern havasına bir katkı sağlar.
    Eco, bu romanda tarihsel bir dönemi kurmaca bir dünya ile birleştirir. Yazarın niyetinin bir tarihsel
    dönemi aydınlatmak olmadığını söylemek mümkündür. Çünkü yazarın romanı kendi isteğine göre
    şekillendirdiği ve belirli bir dönemi öğretme/tanıtma amacı güdmediği romandan hareketle saptanabilir.
    Romandaki kaos ortamı romanın postmodern yönünü güçlendirir. Bir serüvene odaklanılmasına izin vermeyen
    roman, hem yapboz şekliyle hem de kesin çizgilerden uzak görüntüsüyle aslında Eco tarzını somutlaştırır.


    2-Kitabın ilk 40-45 sayfasında çok zorlandım. Bu kısmı sıkılmadan okuyabilen kitabı da bitirebilir diye düşünüyorum. Hristiyanlık ve Orta çağa bir merakınız yoksa bazı kısımlar sıkıcı gelebilir. Ama cinayet araştırmaları ve kütüphane gizemi bahisleri merak uyandırıcı geldi bana. Skolastik düşünceyi kütüphanenin korumasıyla sürdürebileceğini düşünen manastır rahiplerine karşın, Rahip William'ın bile bu düşünce disiplinine itirazı, kilise baskısına başkaldırının önemli bir simgesi olmuş. Bunu da kral, imparator gibi kavramlar yerine bir rahiple yapması ayrı bir ironi. Yazarın ustalığına diyecek yok ancak bazı yerlerde cümleyi öylesine uzatmış ki, cümlenin başını unutabiliyorsunuz. Bir yerde bizim kutsal kitabımız olan Kuranı Kerime sapık kitap demesi biraz tuhaf olmuş. Kitapta polisiye türünü şahane işlemiş. Mesela bazı filmlerde bir konu aydınlatılmaya çalışıldığında olayların bazı yerleri ekrana verilmez saklanır. Daha sonra olay aydınlatılınca ekrana gelmeyen bazı şeyler ekrana gelir ve o olay aydınlatılmış olur. Tam o noktalarda zaten olay aydınlığa kavuşmuştur. Ama bu kitapta cinayetlerde herhangi bir iz, imge, işaret, ipucunu saklamamış aksine vermiş ve okuyucunun da akıl yürütmesini istemiş. Bu bakımdan polisiye türünde okunacak çok iyi kitap desek kimse itiraz etmez heralde.

    1- Bir araştırma dergisinden alıntıdır.
    2- Kendi yorumumdur.
  • Yapboz... Bunun üzerine epeyce düşündüm.Bir evladı dünyaya getirirsiniz, emek verirsiniz, sevgiyle büyütmeye çalışırsınız. Ne kadar onun kötülüğünü asla istemesenizde onu koruyamadığınız durumlar vardır.Nina iyi bir anne, sevecen bir eş, başarılı bir hukukçu... Olaylar onun istemediği durumda gelişiyor.Bir anne için ne kadar zor bir durum tahmin edemezsiniz.Gözünüzden sakındığınız evladınız tecavüz durumu yaşıyor. Korkunç bir durum.Nina bu durumla başa çıkmak için o kadar çaba sarf ediyor ki zor olsa da adaleti aramak zorunda... Kitap beklenmeyen olaylarla sizi karşı karşıya getiriyor.
  • "Birbirinin yanında olabilmek için her şeyi yapabilecek iki yapboz parçasıydık."
  • "Gözlerim zımparalanmış gibi yanıyor, kalbim bir elmas kadar sert."
  • "Seni yerle bir edeceğim"