Şeker portakalı’nı okuduğumda lise bire gidiyordum. Ve o zamandan beri serinin devamını okumayı bekliyordum..
Evet çok uzun zaman olmuş maalesef. Ne zaman, ne zaman derken serinin 2. kitabı olan Güneşi Uyandıralım’ı üniversite 3. Sınıfta okumuş bulundum.Ama ben her kitabın bir zamanı olduğuna inanıyorum ve iyi ki bu kitabı şeker portakalı biter bitmez değil de biraz zaman geçtikten sonra okumuşum..
Kitabı hiç unutmamışım üstelik.
Şeker Portakalı’nın sonunu okurken ağladığımı da çok net hatırlıyorum.
Bu kitabın sonuda ağlattı tabiki..
Çok severek okudum ve daha çok zaman ayırabilseydim 2 günde biterdi heralde,öyle akıcı bir kitaptı. Kitaptan çıkardığım en büyük şey ise bir insanın hayatında olan insanlar, o insanın hayatına tümden yön veriyor oluşu oldu. Bir çocuğun,gencin hayal dünyasının ne kadar geniş ve sınır tanımaz olduğunu aynı şeker portakalında olduğu gibi bu kitapta da görüyoruz. Kitapta özelikle sevdiğim karakter Fayolle oldu.
Belki de mesleki açıdan kendisiyle bağdaşlık kurduğum içindir bilemiyorum ama dünyada iyi ki böyle insanlar var dedim.
Fayolle, Maurice ve Adam.. Sizi çok sevdim ve iyi ki sizin gibiler var hayatta. Kitap boyunca o üçlüye sıkı sıkı sarılmak istedim. Yediden yetmişe herkes bu seriyi okumalı bence.
Son kitap olan Delifişek’i biran önce okumak istiyorum. Yazarı da detaylı bir şekilde araştıracağım ve başka kitapları varsa mutlaka okuyacağım.