8/10
·480 syf.··
2025 15. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 01:32
Kitabı ilk gördüğümde çok daha farklı bir konu beklemiştim açıkçası. Daha alışılmış ama psikolojik olarak daha ön plana çıkan... Konusuna gelirsek başrol kızımız Afra bir gün proje ödevi için bir arkadaşının evine gidiyor fakat orda beklemediği bir şeyle karşılaşıyor. Her köşede kameralı silahlar kulpu bile olmayan bir kapı ve maskeli bir adam zorla eve sokulduktan sonra hikaye başlıyor. O evde Afrayla beraber 6 kişi daha yaşıyor. Egemen, Çağrı, Gökhan, Kutay, Sarp, Mete. Tabi bir de ölüm var. Ölüm onları bu eve sokan kişi kendisini bir şekilde tanrı gibi görüyor ve kendine ölüm diyor. Ölüm hepsinin birer katil olduğunu söylüyor ve hikaye bu şekilde devam ediyor. Bu tutsaklar aynı anda gelmemiş bu arada en uzun kalan Mete diye hatırlıyorum yaklaşık bir bir buçuk yıldır orda yaşıyor televizyon vs yok koğuş gibi yatma kalkma saatleri belli, sürekli aynı şeyleri yiyorlar ve her dakika kameralı silahlar aracılığıyla izleniyorlar, tuvalette bile. Neyse kendi düşüncelerimden bahsedecek olursam başları aşırı heyecanlıydı acaba ne olacak kim ne yapacak felan gibisinden. Sonra sıkmaya başladı evet olaylar mantık çerçevesinde iyiydi Afra'nın psikolojisi çok iyi işlenmişti ama bir şekilde sıkıcıydı. Bölüm başlarında tarih tutsak 7 felan yazdığını gördüğümde aa demekki digerlerinden de okuycaz diye düşünmüştüm ama öyle olmadı umarım ikinci kitapta diğer karakterlerdende okuruz özellikle Egemen'i çok okumak istiyorum açıkçası. Sonlara doğru yine kitap merak uyandırdı ve gayet güzel bitti bence. Yavaş yavaş okuyun acele etmeyin kitap kendisi zaten acele etmiyor sakin sakin ilerliyor.
OyunbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2024993 okunma
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2025 401. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 00:00
"ATEŞİ ÜŞÜTTÜM BİR ELİF MİKTARI OZANCA" Tutamadım yoktu gönlünün kulpu Yüreğe oturdu sessiz gidişin Geçemedim zordu kayanın sarpı Sürûru götürdü veda edişin Aşkı harman edip savurduk yele Gözyaşım döndürdün coşkun bir sele Bülbül vermez miydi ömrünü güle Sükûtu getirdi dalı kesişin Yokluğun cehennem kordu alışmak Ölüm gelmeyince zordu kavuşmak Bugün değilse de yarın muhakkak OZANCA yiterdi Elif deyişin Hayatın en ağır sınavlarından biri, sevdiğimiz birinin sessizce aramızdan ayrılışıdır. Bazen kelimeler kifayetsiz kalır, bazen gözyaşları bile anlatamaz içimizdeki yangını. O an, yüreğin kulpu yoktur artık; tutunacak dal bulamaz insan. Şiirde dile gelen bu hüzün, aslında her insanın kalbinde saklı duran bir gerçeği hatırlatır: Vedalar hiçbir zaman kolay değildir. Giden, ardında sadece bir boşluk değil; hatıralarla, acılarla ve özlemlerle dolu bir dünya bırakır. Sessiz gidişler, en çok da söyleyemediklerimizi yük eder omuzlarımıza. Bazen bir “elveda” bile diyemeden kopar insanın hayatından. İşte bu yüzden yokluk, cehennem ateşi gibi yakıcıdır; çünkü alışmak zordur. Şairin dizelerinde görüldüğü gibi, ölümün gerçekliği bir gün kavuşmayı imkânsız kılıyor olsa da, inanç ve umut, yarının mutlaka bir buluşma günü olacağını fısıldar. Belki bugün değil, belki yarın… ama muhakkak bir yerde, bir şekilde vuslat gerçekleşecektir. Hayatın gerçeği budur: Doğumla başlar, ayrılıkla sınanır, özlemle büyür ve umutla devam eder. Sessiz gidişler acı verir ama aynı zamanda bize kalbin kıymetini, sevginin anlamını ve dostlukların değerini öğretir. Şiir, kimi zaman en sade sözlerle en derin duyguları anlatır. Adı bile başlı başına bir imge: “Ateşi üşütmek” tezatların, kalpteki yangının ve aynı zamanda kırılganlığın ifadesi. “Elif” ise hem tevazu hem de dik duruşun sembolü. Kitap boyunca
Edebiyat
Ateşi Üşüttüm Bir Elif Miktarı OzancaTolga Yüksel · Vilayet Yayınevi · 20204 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Lanetli Kış
9/10
·320 syf.··
2024 40. kitabı
Kötülük kilit tutar mı? Gerilim romanı okumayı severmisiniz ? @wendywebbauthor kaleminden ve Otantik Kitap dan harika bir kurgu akıcı ve gerilim dolu bir kitapla tanıştıracağım sizleri... Son sayfasına kadar soluksuz okuduğum ve hemen hemen her sayfada ürperdiğim bir kurguydu. Gelin biraz konusundan bahsedeyim sizlere... Amethyst Bell ona (Tess)diyoruz. Eşinden yıllar önce ayrılmış olan Tess bekar bir annedir. Oğlu Eli başka şehirde okuyor. Tess bundan sonra Wharton kasabasında yaşamını sürdürmek için neredeyse yüz yıllardır ailesine ait olan “La Bella Vie” isimli eski evlerini tadilatla bir pansiyona çevirmek için soğuk bir kış gününde Tess Bell, Superior Gölü kıyısındaki Wharton kasabasında yer alan eski evlerine geri döner. Tess eve geldiği günden itibaren geceleri kötü rüyalar görür,garip sesler duyar köpeği de kendi gibi aynı sesleri duyar bu sesler kapalı bir kapının arkasından geliyordur kapının arkasından tırmalama sesleri duyan Tess orada bir hayvanın mahsur kaldığından şüphe eder. Ünlü bir ressam olan büyükbabası Sebastian Bell’in yaptığı tablolar sayesinde rahat bir yaşam şansını elde eder Tess ve ailesi. Tess aile mirası olan evi pansiyona gelen misafirleriyle paylaşmak için neredeyse hazır hale getirir. Son bir oda kalmıştı orayı da kendi için hazırlamak ister yıllardır kapalı olan odanın bir kapı kulpu bile yoktur büyükannesinin ısınma sorununu bahane ederek yıllar önce kapattırdığı odayı açmaya karar verir. Ama orayı açtırdığında başına geleceklerden habersizdir. Tess bu konuda komşuları jim ve Jane sayesinde ona yardım edebilecek biri olan Wyatt ile tanışır. Wyatt her konuda tess'in yanında olur. Wyatt’ın yardımıyla kapalı kapılar açılır ve sırlar bir ,bir açığa çıkmaya başlar. Açılan kapı tüyler ürperten bir gerçekliğin sır perdesini
1000Kitap
Lanetli KışWendy Webb · Otantik Kitap · 202494 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 09:27
Bir kitap sizi ne kadar etkiler diye başlamak istiyorum. Ben kitabı okurken İstanbul a gidip bu müzeyi görmeliyim dedim.Kemal ve Füsun ün cinsel arzuları ve ten uyumu ile başlayan öyküsü .Kendinden emin bir karekter Kemal hem Sibel olsun hem Füsun diyor, Sibel le nişanlanıyor.Ama işte nişan da Füsun u kıskanması aşkını anlamasına neden oluyor. Aşk mi takıntı mı biraz muamma ,8 yıl sevdiği kadının eşyalarını toplamak,dokunduğu temas ettiği .Evet maneviyata bende değer veririm hatırası olan şeyleri toplamak gibi ama Kemal'in takıntı derecesi sigara izmariti kapı kulpu,mezuro,firkete böyle gidiyor,ve sonuç müze açacak kadar.Füsun un ,Kemal nişanlandığı için ,onu seçmediği için ,hem gururu, hem inadı yüzünden 8 yıl evli kalması.Kemal ve Füsun ün tercihleri, tercihlerimizin önemi burda ön planda. Yanlış tercihler yüzünden çektikleri.Hayat tercihlerimize göre şekil alır mottosu veriyorum burda. Kitap muazzam okumuyor adeta yaşıyorsunuz betimlemeler harika, kitabın içinde kayboluyorsunuz resmen. Kemal ve Füsun ile o sokakları gezidiginizi hissediyorsunuz.Herkesin okuması gereken bir kitap keyifli okumalar.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 200860,5bin okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2020 91. kitabı
#okudumbitti #AzizNesin #PırtlatanBal #93sayfa "Öyle cimri, öyle pinti ki, Azrai'e bile faizle can verecek" Selam canlar. Aziz Nesin'in çocuklar için kaleme aldığı bir eserde olsa bence herkesin okuması gereken bir eser pırlatan bal. Kitap aslında bir çocuk oyunu ama sahnelense de izlesek dedim Aziz Nesin okuyanlar bilirler yazarın güldürürken aynı zamanda ne çok düşündürdüğünü. Aman evlerden ırak bir pinti var ki sormayın gitsin. "Sert vurma kapıyı, kapı aşınır Yavaş çek kulpunu, kulpu aşınır Dokunma! Elleme, sapı aşınır Baktığın yerleri gözün eskitir Duvarlara bakma, yapı aşınır Kurumuş çiçekten yağ çıkarmalı Bir üzüm çöpünden bağ çıkarmalı Yüzdebin faizle dağ çıkarmalı Faizi vermeden ölürse borçlu Ölüyü mezardan sağ çıkarmalı" Ağır okumaların arasına biraz tebessüm katalım diyenler için ideal bir kitap. Kitabın sonunda Ben bir incir çekirdeğiyim adlı birde kısa öykü var. Bazen uzun uzun anlatmaya gerek yoktur bazı şeyleri diyor yazar sanki. Küçücük bir öyküyle o kadar büyük bir mesaj vermiş ki gerçi ben okurken sürekli bir ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında modundaydım ama hikayede zaten çok faklı değil "Ne bencillik, ne benlik Olsun dirlik düzenlik! Ne senindir, ne benim Hepimize esenlik Ne efendi, ne kulluk! Bolluk oksun, hep bolluk! Ne yalnız sana, bana, Hepimize mutluluk"
Pırtlatan BalAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2016190 okunma