Paris'te ölünün başında üç, hatta bazen dört gün beklenirmiş. Buradaysa öyle bir vakit yokmuş, daha ölüm fikrine alışamadan cenaze arabasının peşine takılmak gerekiyormuş.
Tutkulu bir şüphe kadar zihni çalıştıran, zekayı açığa çıkaran hiçbir şey yoktur. Olgunlaşmamış bir zihnin tüm olasılıkları, karanlığa giden bir iz tarafından geliştirilir. Bazen çocukları dünyanın dışında tutan sadece ışıklı bir kapıdır ki, biz ona gerçek dünya deriz ve şans eseri esen bir rüzgar onu iterek açabilir.