DÎNÊ ÇOLÊ
Doğanın ruhunu, mantığını, dilini anlamaya yeni başlıyoruz. Bitkilerin 'iç dünyası'yla aramızda yetmiş yedi mühür var henüz.
YA CANLI BİTKİLER, YA DA ÖLÜ GEZEGENLER
Yaşam alanı olarak etrafını ördüğü toprak üzerindeki toplumu bir yandan esaret altına alırken, diğer yandan burada yaşayan toplumu kendi iktidarını sağlama alacağı sömürü kaynağı biçiminde tasarlar. Topluma özgürlük alanı diye sunduğu coğrafya özünde koca bir "Hapishaneden" öte anlam ifade etmez.
Türkiye'nin en büyük sorunu Ahlak sorunudur. Bunun aksini kimse iddia edemez benim nezdimde. Tecavüz gibi bir olaya bile kimlik üzerinden yaklaşım sergileyen bir toplum "ahlak sorunu" yaşıyordur, barbarcadır. Bir çocuk uzman çavuş tarafından tacize uğrar, ama haber niteliği bile taşımaz. Neden? Yanı başındaki olayı neden gündeme getirmez bir toplum veya medya? Şırnak'ta bu suç işlendiğinde neden haber niteliği bile taşımaz? Yapan Uzman çavuş diye mi? Yoksa olay Şırnak'ta yaşanıyor diye mi?
Ya da bölgede görev yapan kolluk kuvvetleri "kahraman" gibi görünürken "değer kaybetmesin" diye mi?
Nedeni: Hepsi.
Uzman çavuş olduğu için Şırnak Barosunun girişimleri engellenmeye de çalışıyor. Gerekli bilgiler, kayıtlar, dosyalar, kamera hakkında bilgi verilmiyor. Tabi buradaki uzman cavuşlar kahramandır, halk terörist. Neden kötülensin? Medyanın pohpohlarıyla kendini avutan milyonlar, bir avuç beyan emareleriyle; kendilerini benimsemeyen, Türkleşmeyen bir halkı her halükarda suçlu görür. Ağaçta kalan bir kediyi 3 gün boyunca haber yapabilen medya, Şırnak'ta bir uzman çavuş tarafından tacize uğrayan 10 yaşındaki çocuğu altyazıda bile geçirmez. Neden?
Çünkü toplumun beyni tecavüze alıştı. Bir gün medya ve sahte politikacılar sıkılacak bu tecavüzden(beyin), ama bu toplumun yarısı zevk almaya devam edecek.
Neyse Ayasofya ibadete açıldı Sevinelim...
(İşin daha ironik kısmı bu yazı şikayet bile alacak neden? Çünkü gerçekler var. Kabul etmek istemedikleri gerçekler, bu şikayeti kabul edecek moderatör de vardır, yazıyı kaldırır. Neden? Çünkü gerçekler var.)
bu topraklarda
tanrı ve tanrıça hayalleri kurulurdu bir zamanlar
şimdiyse hiç hayal yaratmıyor
bir kuru çöl ve çorak ülke
bir ruhsuzluk yağıyor
bir ruhsuzluk ki,
ilham veremiyor,
şiir yaratamıyor,
aşkı geliştiremiyor.
yitik bir ülke…
ali fırat
Ahlak, din ve sanatın doğal ölçüleriyle ahnek içinde olmayan bir aklın dizginsiz olarak her türlü kötülüğü gerçekleştirme potansiyeli taşıyabileceği gayet açıktır