"En tehlikeli insan tipi, az anlayan, çok inanan insandır." Antony Çehov
Türk toplumu basit ve hasis çıkarlar uğruna zalimlere zulmün paralel güçlerini ahlaksızlara bir biçimde yardımcılık ve yardakçılık ediyor.
Türk toplumu ahlaksızlığı meziyet olarak gören bir vicdan çöküşüne yakalanmış durumda. Büyük iddialar ve sloganlarla yaşadığını söylediği dini de ahlaksızlıklarını örtmenin bir şalı gibi kullanıyor ve bunu çok büyük bir meziyet olarak lanse ediyor. Cehenneme sevk etmede bir an tereddüt göstermediği milletlerin dillere destan olmuş ahlak göstergesi tavırlarından zerre kadar ders almıyor.
"Bir toplumdaki insanlar kendilerini güçsüz ve çaresiz hissediyorlarsa kendilerini adayabilecekleri bazı putlara ihtiyaç duyarlar. Bu aldatıcı durumdan sıyrılabilmenin tek yolu, insanın kendi gerçek yerinin ve güçlerinin tam olarak bilincine varabilmesidir." Erich Fromm
Türk toplumu bir kötülük toplumu. İleride ayrıntıları verilecektir. Türk toplumu büyük çoğunluğu ile aklın değil, aldanmanin, ilmin değil, cehaletin, Kur'an'ın değil, hurafenin, ciddiyetin değil, laçkalık ve ucuzculuğun yanında yer almaktadır. Kısacası, Türk toplumu bir 'mefsedet toplumu' manzarası arzetmektedir. Mefsedet varsa bunun miktarı, sayısı önemli değildir. Varlık yasaları ve Kur'an, hükmünü nefsedete göre vermektedir. Hüküm böyle verilir, ceza faturası kesilir; Cenab-ı Hak iyileri sonradan ayırır. Varoluş yasası, budur.
"İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden sakının! Bilin ki, Allah'ın gazabı çok şiddetlidir." (Enfal 25)