Hayber seferi dönüşü idi. Yolda pusu kurmuş putperestlerin attıkları oklara hedef olan bir sahabi öldü. Hazreti Peygamber'in hizmetinde bir sahabe idi bu. Olaya tanık olan diğer sahabiler hemen şöyle konuşmaya başladılar: "Şehitliği mübarek olsun, ne güzel ölümle öldü!" Bunu duyan Hazreti Peygamber şöyle seslendi: "Hayır! O asla şehit olmamıştır. Allah'a yemin ederim ki, Hayber günü kamu malından zimmetine geçirdiği bir gömlek onu ateşten bir çarşaf gibi sarmaktadır..."
Demek oluyor ki, halkın, ülkenin malına, emeğine, alın terine en küçük anlamda bir tasallut insanda ne din bırakır ne de iman. Peygamberin hizmetindeki bir sahabinin şehitlik mertebesi, kamu malından bir gömlek çaldığı için gidiyorsa, halkın sırtından milyarları götüren, ailesini ve akrabasını servetlere kavuşturanların Allah, din, iman, ahiret vs. adına nelerinin kalabileceğini siz düşünün.
Hazreti Peygamber, kamu malı çalmış, yönetim görevini bu yolda kötüye kullanmış kişilerin cenaze namazlarını da kılmazdı.