ilkim kara

ilkim kara
@karai
Okurum... Okurum... Okurum...
Hangi birini paylaşayım? Bir felsefesi de var kitabın. Bir de çok gerçek.
Bakarsın ama göremezsin bazen. Bakmak ayrı, görmek apayrıdır zaten. Baktığını görebilmektir marifet olan. Bakar ve baktığını işaret edersin; ama görürsen ifade edersin. Çünkü bakmak yüzeyseldir, görürsen derinine inersin. Gözlerinle bakarsın, kalbinle ve aklınla görürsün. Çünkü bakmak göze dairdir, görmek ise bakış açına ve ruhuna. Bakar geçersin ama görür seçersin. Çünkü bakmak almaya, görmek algıya dairdir. Bakıp seyreylersin, görüp meyledersin. Çünkü bakmak izlemeye, görmek sevmeye dairdir.
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hem ağladım hem güldüm
Hâlâ ne bir ses, ne bir nefes ya da minik bir canlı belirtisi var. Küçümencik bir ışık bari görebilsem umutlanacağım. Ha, yani umudumu kaybediyorum öyle mi? Elbette hayır. Umut her zaman vardır. Olmalıdır. Zaten bence ben rüyadayım canım; ama hiç böyle bomboşlukta da bulunmamıştım bir rüyada. Ne diyorum yahu ben? Sanki rüyanın senaryosunu kendim yazabiliyormuşum gibi? Rüya bu adı üstünde… Gerçeklikle kıyıdan köşeden alakası olmaz ki! Fakat bilinçaltlıklı bir şey olduğu için de ne gördüğün aslında önemli olabiliyor gerçeğe dair. Yani bazı bilim insanlarının dediğine göre aşağı yukarı böyle bir şey… Saçmalama rekoru bende galiba şu dakika itibariyle. Aman ben inanmam ki böyle şeylere. Rüya rüyadır işte. “Hayır olsun.” deyip geçeceksin. Geçeyim de niye rüyalara taktıysam an itibariyle? Zaten mümkünse ‘hayır’ yani! Hayır, gerçek olmasın her ne yaşıyorsam?! Gerçi artık bunun bir rüya olmadığından şüphelenmeye başlıyorum. Sanki iç organlarım da yok gibi. Hani uzun bir süre yemek yemezsin de karnın midene yapışmış gibi olur ama aynı zamanda da için boş kalmış gibi hissedersin… Hah işte öyle bir şey… Anlatamadım mı? Ben anlayamadım ki anlatayım. Dur bakayım, kalbim atıyor mu? Allah Allah… Neden duyamıyorum ki atışını? Hayır, hissedemediğim için duymaya çalışıyorum. Atmadığı için duymuyor olabilir miyim? Tabii yerinde bir tespit… Peki, kalbim nerede? Ki yerindeyse ve atmıyorsa zaten boku da yemişim demektir. Oh oh… İyi oldu bunu anladığım. Artık acı da hissetmiyorum. Hava soğudu mu ne? İlginç. Üşüyorum yahu… Neyse ki artık acı macı kalmadı. O ne be? ‘acı macı’ ‘Acımacı’ diye bir meslek varmış mesela; ama artık bu mesleği icra eden kalmamışmış sözde! “Nerede o eski acımacılar, değil mi ya?” diyormuş insanlar birbirlerine. Saatlik tutuyormuşsun bu adamı, acınası birine acıyormuş
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Kadın...
Sen, yaratılmışların en özelisin; ‘İnsan’sın! Sen, insanların en özelisin; ‘Kadın’sın! Kendini Sev ve Koru! Kendini tanı. Kendine itiraf et. Çünkü; kendini sevmek ve korumak zorundasın! Kendini sev ve say. Sen kendini sevmezsen, sevilmeyi de bekleme. Sen kendine saygı duymazsan, sayılmayı da bekleme. Kendini seven ve kendiyle barışan insan, diğer insanları da sever. Güzellikleri ve güzel insan olmayı seç. O zaman, çok “güzel” bir kadın olacaksın. Sevgiyle… İklim´in Dora´n
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Of of...
Biliyorum çok zor ama hayatını sev. İyi düşün, iyi ol ve iyi kal… Bazen geliyorlar bana da, diyorum; “Es, gürle, bağır, çağır hayata!” Sonra diyorum ; “Uyma şeytana!” Oysa… İnsandan ala şeytan mı var dünyada?! İnsanoğlu, şeytandan daha şer ve melekten daha hayırlı şeyler yapabilir. Çünkü bu kuvvet, kendisine verilmiş. Akıl, öfke ve şehevi kuvvetler insanda mevcut. Hayvanlardakiler sınırlı mesela. İnsan terakki (ilerleme) kaydetsin diye, sınırsızdır kuvveti. Lakin ‘irade’ diye bir kuvvet de verilmiş ki; şer bakımından kendi sınırını çizebilsin. Örneğin; “Ne iyi insan, melek gibi” deriz bazı güzel insanlar için. “Şeytana pabucunu ters giydirir bu!” deriz bazen de nasıl böyle kötü olabildiğine şaştığımız insanlar için. İnsan evladı, meleklerden daha ‘iyi’ ve şeytandan daha ‘kötü’ olabilir. Çünkü melek ve şeytana, sınırlı ve belirli kuvvet verilmiştir. Yapıp yapamayacağı şeyler vardır. Lakin insan, yaratılmışların ‘en üstün’ü olduğundan, iyilik ya da kötülükte hiçbir varlık onu geçemez. İşte bu yüzden; iyiliği düstur edinen bir insan bize; “Meleklerden daha melek” ya da kötülüğü hayat tarzı ve felsefesi edinen biri bize; “Şeytanın aklına gelmez bunun yaptıkları!” dedirtebilir. Oysa ‘iyi’ olmak bir zorunluluktur. İnsani kavramların içinde kendiliğinden bulunması gereken, demirbaş bir özelliktir. “Ne kadar iyi bir insan?!” diye şaşkınlık ve hayranlıkla baktığımız kişiler, aslında olması gerekeni yapıyorlar. Asıl kötülere şaşırmak lazım, nasıl böyle olabildiklerine dair!
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne kadar gerçek... İklim Dora'ya bayıldım.
Son Söz Bölümünden: Tüm bildiklerini unut! Ön yargılarından arın, at gözlüklerini çıkart, etrafına alıcı gözle bak, söylenenlere can kulağını aç, şefkat ve sevgi dolu yardım elini uzat. Bir grup uzmanın dediğine göre; cinsel suçların altında yatan sebep, egemenlik ve güç sağlama hırsı imiş. Cinsel suç işleyenlerin %60’ı da çocukluklarında tacize, tecavüze maruz kalmış insanlarmış. “Benim, çocuğumun ya da bir yakınımın başına asla gelmez!” deme. Eğitimin, sosyal çevren, statün, mezhebin, ekonomik durumun ne olursa olsun; her an her yerde karşına sana zarar verebilecek birileri çıkabilir; ya da istemeden ve farkında olmadan sen o durumun içinde kalabilirsin. “Olmaz” deme, olanı da yerme. Hiç kimse isteyerek istismara uğramak, şiddet görmek istemez. Ve bu durumda kalan kişiler kötü, aciz ya da suçlu oldukları için yaşamazlar o iğrenç olayları. Suçlu olan, sadece ve sadece eylemi gerçekleştiren kişidir. Tacize, şiddete, istismara maruz kalan birini gördüğünde sırtını dönüp görmezden gelip çekip gitme. Yardım etmenin yollarını ara ya da kendisine yardım etmesini sağla. Mağdur kişinin yanında ol. Ona inandığını ve güvendiğini söyle. “Şöyle yapmasaydın, böyle demeseydin, şuraya gitmeseydin, bilmem ne yapmasaydın bunlar başına gelmezdi...” gibi anlamsız cümleler kurma. Ona inan çünkü şimdi inanmazsan, sonra çok ağlarsın. Sen... Kendini Sev ve Koru! Kendini tanı. Kendine itiraf et. Çünkü; kendini sevmek ve korumak zorundasın! Kendini sev ve say. Sen kendini sevmezsen, sevilmeyi bekleme. Sen kendine saygı duymazsan, sayılmayı bekleme. Şimdi söyle; “Beni üzen herkese, istemeden ben izin verdim. Benliğime, bedenime, kadınlığıma, erkekliğime, insanlığıma saygı duymayıp beni kıranlara... Ben izin verdim! Ben, öz saygımı yitirme pahasına ve hiç uğruna ödünler verdim. Ben, kendimi
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat