ilkim kara

ilkim kara
@karai
Okurum... Okurum... Okurum...
Neee?
Bir daha ve bir daha baktı… Bir daha ve bir daha vurdu. Bakıyor, vuruyor ve tekrar bakıyordu. Ta ki Aysel’in yüzü tanınmaz hale gelene kadar devam etti bu. Artık ‘vur’ diyemiyordu kanlar içinde yatarken Aysel! Dağılan çenesi ile bunu yapması imkânsızdı zaten! Seviyordu evet ama nefret de ediyordu aynı oranda bu kadından. Dağılan yemek odasında, dağılan yüzüyle karşısında duruyordu annesi. Dağılan zihnini toparlayamıyordu, başı dönüyordu hızlı bir şekilde. Kucakladı ve bir kez daha baktı annesine. Gerçi şu haliyle annesine hiç benzemiyordu kollarındaki kadın. Bir çöp yığınına benziyordu konteynıra atılması gereken. Birden, bir anlık kendine geldi ve hıçkırıklara boğuldu: “Aysel… Anneee… Hayııır… Tanrım, ne yaptım ben? Anneee… Uyan… Hadi uyan, lütfen, lütfen, lütfen… Gitme, yapma… Sensiz ne yaparım? Sen benim her şeyimsin. Anne, sen… Sen benim her şeyimsin, gitmeee.” diye haykırdı sonra. Yüzünü okşamak istedi ve fakat dokunulacak bir yanı kalmamıştı ki… Hayat öpücüğü vermek istedi belki kendine gelir diye ama dudaklarını bulamadı… Tekrar silkelendi ve hızla ayağa kalktı. Evet… Annesi onu terk etmişti. Nasıl olduğunu bile anlayamamıştı ki. ‘Belki de bunu istiyordu ‘vur’ diye inlerken’ diye düşündü. O da bu hayattan sıkılmıştı ve onu özgür kılabilmek için kendisinin ölmesi gerektiğini anlamıştı. Evet, evet… Böyle olmuştu. Yani aslında bir çeşit intihar etmişti annesi. Evet, evet… İntihar etmişti. Herkese bunu söyleyecekti. Yo, yo… Söyleyemezdi. İnanmazlardı. Bir insan kendini bu hale getiremezdi intihar ederken. En iyisi hiç kimseye bir şey söylememekti. Çünkü, bütün hayatı altüst olurdu bu öğrenilirse. Polise, komşularına, arkadaşlarına, akrabalarına ve en önemlisi Arzu’ya ne diyecekti yoksa? “Nasıl olduğunu anlamadım, ben ben değildim sanki. O da sürekli vur diyordu. Ne
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yoruldum ama paylaşmaya devam...
‘Seni çok seviyorum. O kadar ki; öldürebilirim.’ derdim. Yani overdose sevgiden. Seve seve de öldürür bir insan diğerini… Çok sevdik birbirimizi. Belki de çok sevmemeli insan! Her şeyin bokunu çıkarmaya gerek yok ki. Elimde bıçakla deli gibi bir o yana bir bu yana koşturuşumu hatırlıyorum da. Evet, evet, hatırlıyorum… Her şey, her dakika gözümün önünde… Ben de anlamadım nasıl oluyor ama karanlık bir an bile yok. Belki saniye… Karanlık olan sadece ‘geleceğim’. Bundan sonra ne tür bir hayat beni bekliyor, nerede ve nasıl yaşarım bilemiyorum. Gerçi oldukça uzun bir süre bunları düşünmeme ve dert etmeme gerek yok. Zira buradan ne zaman ve nasıl çıkarım, hatta çıkar mıyım, bilemiyorum. Normal zamanda biri bana ‘hapse gireceksin ve yıllarca kalacaksın!’ dese ki; niye de öyle bir şey desinlerdi, neyse… İnanamazdım. ‘Olamaz’ derdim. İnanmaya başlıyorum yavaştan çünkü sanırım hücre hapsindeyim! İçinde zar zor kıpırdayabildiğim, karanlık ve havasız bir yerdeyim. Yanımda bir poşetin içinde ekmek ve küçük bir pet şişede su var. Bir de minik el feneri. Niyeyse? Bu bir işkence metodu bana göre. Islah etmek adına bir insan evladına bu yapılır mı? Ha, yani ıslah edilmeliyim diye düşünmüş biri, öyle mi? Çok sevdim, çok. Her gün hem didişir, hem sevişirdik. Öpüşüp koklaşıp sonra da kanlı bıçaklı düşman olurduk bir anda. ‘Onlar kedi ile köpek gibidirler ama birbirlerine deli gibi de âşıklar.’ derdi arkadaşlarımız. Gerçi normal insan gibi âşık olsaydık belki de şu an burada olmazdım. Of… Her yerim hem ağrıyor hem acıyor. Üç beş posta dayak yemiş gibiyim. Yedim mi yoksa? Bi’ kıprasam şöyle gerine gerine, kendime geleceğim de! Uykum var ancak uyumak istemiyorum. Sanki uyursam bir daha uyanamazmışım gibi bir his var içimde. Gerçi gözlerim açıkken de kapalıyken de karanlık burası. Her an
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Sonra ağlarım!!!
Sağlıklı düşünemememin acısı beni iyice yalnızlaştırıyor. Kimselere anlatamayacağım için, bazen kendime anlatıyorum ve daralıyorum. O zaman da yazıyorum. Sonra da okuyup tekrar daralıyorum. Allahtan kağıdı yaktığımda savrulan külleri ile o an uçup gidiyor benim de düşüncelerim ama aynı zamanda iyice yalnızlaşıyorum. Yalnızlığım pusu kurup yollarıma bekliyor. Ben de bekliyorum… Huzura kavuşacağım günü bekliyorum… Belki dünya ve içindeki insanlar düzelirse, düzen değişirse ya da belki Allah yeni bir dünya yaratırsa yeni bir yedi günde; belki o zaman ben de yeni bir insan olurum yeniden! Olur muyum? Ama şimdi ruhumun gemisini inşa etmekle meşgulüm o yüzden önce iyileşeyim, sonra ağlarım!
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Kitabın tagline'ına da bayıldım. Ürkütücü ve gerçek.
İçi çürümüş insanları, sözcüklerinin kokusundan tanıyabilirsiniz. Onların ruhları apse yapmıştır ve iyileşmelerinin tek çaresi ise; ruhlarını bedenlerinden çekip almaktır.
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir yerden sonra hiçbir şey hissetmemeye başlamıştım. Gerçi canım yanıyordu ama anlayamadığım bir şekilde duyarsızlaşmıştım. Gözümün önünden neler geçmedi ki? Derin burada olmadığı için binlerce kere şükrettim. O dayanamazdı çünkü. Minicikti, narindi. Çok incinirdi. Ona bir şey olmadığı için şanslıydım. Evet… Onun acısını yaşamak daha zor olurdu. O yüzden şanslıydım. Bedenim zaman geçince iyileşirdi nasılsa. Ruhum? Belki… Zaman neleri iyileştirmiyor ki… O da onarırdı kendini gün geçtikçe. Fakat canından çok sevdiğin birinin acısını iyileştirmek zor olsa gerekti. Şanslıydım. Ölmemiştim. Daha da iyi olacaktım gün geçtikçe. Olmalıydım. Mecburdum. Yoksa nasıl intikam alabilirdim başka türlü. Güçlenmeli, ayakta ve hayatta kalmalıydım. Teker teker ödetmeliydim bana yaşattıklarını. Kimseye söyleyemezdim. Polise gidemezdim. Uğraşamazdım senelerce mahkemelerde. Çok zengin insanlardı. Parayla her işlerini gören insanlardı. Korktum bir an evvel ceza almazlarsa diye. Cezalandırılmaları gerekliydi. Sesleri, sözleri, hisleri ne kadar pis ne kadar iltihaplı ne kadar irinliydi. Duyabildiklerim midemi bulandırıyordu. İçleri çürümüştü belli ki; ve İçi çürümüş insanları, sözcüklerinin kokusundan tanıyabilirsiniz. Onların ruhları apse yapmıştır ve iyileşmelerinin tek çaresi ise; ruhlarını bedenlerinden çekip almaktır. Ben de öyle yapacaktım. Geç de olsa tanıdığım, gerçek yüzünü merhametsizce gösteren bu insanların ruhlarını bedenlerinden çekip alacaktım! Karar verilmiştir!
Dorlion·Kitabı okudu
Edebiyat