Gidiyorduk; ben de katılmıştım onlara hevesli hevesli, annemin diktiği etekleri kırmalı elbiselerimle, o gezmelerde ben de vardım; ve ben de kesiyordum artist resimlerini mecmualardan. Amerikanlaştık evet… Kapalı kalamazdık dünyaya, dünyayı artık onlar yönetiyordu çünkü. Ben de sevdim yabancı şarkıları, Blues dinlediğimde içimdeki hercümerci paylaştım o şarkılarla. Sinemalarda ben de seyrettim, ışıkları kaldırımlara dökülen pencerelerinden içerideki Noel ağacının göründüğü, artık eskimiş New York apartmanlarını… Renkli cıvıl cıvıl mağazaları, şık mantolu, şapkalı güzel kadınların gururlu yürüyüşlerini, onların sokaklarını. Beşinci Caddeyi kendi sokaklarım, kendi caddelerimmiş gibi sevdim. Bugün de devlet yöneticilerinin eşleri top top kumaşlar alıyor, mağazalardan saatlerce çıkmıyorlarmış Amerika’ya maaile gittiklerinde.