Biterken bölümünden...
Hayal kursak sonsuz kere ama kalmasa kursakta...
Hayalimizi gerçekleştirmeye heves etsek ama hevesimiz kalmasa kursakta...
Sevmeye niyet etsek amma ve lakin düğümlenip boğazda, kalmasa kursak’ta... Nere anacım bu ‘kursak’? Ümit ettiğimiz ne varsa hepsi orada...
Yoksa bir çadır kursak da, orada mı yaşasak?
Yoksa ümit ettiklerimizin turşusunu kursak ve de sarımsaklasak da mı saklasak?
Yoksa kendimize hayal kurmayı bile mi yasaklasak?
Ah ne yapsak, ne yapsak?
Yoksa adına şarkılar yapıp bir grup mu kursak?
Niyet edip evli barklı bir yuva mı kursak?
Yoksa şöyle sevgiyle bir sofra kursak da, eşi dostu mu çağırsak?
Olana olmadan, öleceğe ölmeden üzülsek de düşünüp dert edinip kurgulasak da mı kursak?
Kursak da kurmasak da, orada bir ‘kursak’ var hem yakında hem uzakta; kalıyor illaki bir şeyler bu kursak’ta her fırsatta.
Evet...
Ama üzülme.
Kursak da kurmasak da, her şey olacağı yere varır hayatta.
Sen yine şarkını söyle, yine gülümse ve hatta at en içten kahkahanı.
Ve ‘iyi’ bir insan ol. Herkese ve her şeye rağmen...
Melekler kıskansın seni. Şeytan söz geçiremediği için sana, çırpınsın dursun bi’ başına.
Güzel bakan güzel görür. Güzel ve iyi bak. Bak o zaman her şey güzel olacak.
Keşke gülümseyen bir çocuk masumiyeti sarsa hücrelerimizi...