Karavanda olmak bana iyi gelmişti ama evim olmadı karavan. Artık burada yaşıyorum gibi bir duygum yoktu. Buraya kaçmışım, sığınmışım, saklanmışım, kendime alternatif bir yuva kurmuşum gibi gelmiyordu. Bilakis bir evsizlik, yersizlik, bir müstakil olma haliydi tecrübe ettiğim. Hayatım boyunca içinde dönenip durduğum küçük bir kutudan dışarı doğru adım atmıştım sanki, beni nicedir tutan bir kabın içinden taşmış gibiydim…
"Ağaçlar budanır, savcı. Daha iyi meyve versinler, daha dinç olup daha verimli yetişsinler diye budanırlar."
"Ağaçların zayıf ve dirençsiz dalları kesilir, Karavan. Bütün güzel dallarını kesip en kötü olanlarını bırakamazsın. Budamak kötü olandan kurtarmak demektir. Kötü olana, itmek değil."
"Ve şunu unutma Karavan, masken ne kadar kötülüğe teslim olmuşsa, altındaki çehren de o kadar iyiliğe gülümsüyor. Ama dikkat et dışındaki kötülük, içindeki iyiliğe zarar vermesin."
Ben senin ait hissettiğin yer olmak istiyorum, neresi olduğunun önemi yok turuncu bir karavan alabilir mesela, belki de bir kuşun yuvası, denizin tam ortası olabilir, sen nereye ait hissediyorsan ben orası olmak istiyorum.