10/10
·104 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:15
"Bir gün yeni biçilmiş bir saman tarlasının kenarında eski bir karavan belirdi. Ne elektriği vardı ne de suyu.. Bir hafta sonra önünde iki testere tezgahı arasında kabaca yerleştirilmiş bir tahtadan oluşan bir masa koyulmuştu. Üzerine süslü bir baharatlık, birkaç askeri kamuflaj, matara, sırt çantası ve bir yemek takımı dizilmişti. Ve bir not; "BEDAVA". Birileri, "İhtiyacımdan çok daha fazlasına sahibim, o yüzden seninle paylaşmak istiyorum," diyor. Bu küçük eylemlerin birkaç kilometrelik bir kır yolunda gerçekleşmesi de tesadüf olmasa gerek. Vermek, vermeyi doğurur; armağan dolaşımda kalır. Ve böyle yolların sayısı tahminimizden çok daha fazladır."
Armağan YemişiRobin Wall Kimmerer · Kolektif Kitap · 20261 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 38. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 01:15
Mariana Çukuru kitabını elime alırken, beni bu kadar derinden sarsacak ve kelimelerimi kilitleyecek bir duygu fırtınasının içine düşeceğimi tahmin etmemiştim. Kitap beni daha ilk sayfalarından itibaren öyle bir yakaladı ki, bazı anlarda hıçkırarak ağlamamak için kendimi zor tuttum, boğazımda kocaman bir düğümle kalakaldım. Bu kadar yoğun bir empati kurmamın en büyük sebebi, hikayenin başlarında bir annenin oğlunu kaybettiğini sanmam oldu. Kendim de bir erkek çocuk annesi olduğum için, o hissin ağırlığı direkt göğsüme oturdu. Sonradan kaybın aslında bir kardeş kaybı olduğunu fark etsem de içimdeki o sızı hiç geçmedi. Yazarın acıyı, yası ve o derin çaresizliği tarif etme biçimi o kadar muazzam, o kadar yalın ve duruydu ki, sayfalar boyu o tarifsiz kederi karakterle birlikte birebir yaşadım. Özellikle bir sahnede, Paula'nın kardeşini hatırlatan bir tişörtte onun kokusunu aramaya çalışırken kurduğu, "Aslında bunda kokusu olmazdı, bir tişörte koku bırakamayacak kadar küçüktü" ifadesi beni adeta mahvetti. Ölümün o sarsıcı gerçekliği karşısında bir annenin, bir ablanın çaresizliğini; bir kokunun peşine düşecek kadar büyük bir tutunma çabasını bundan daha vurucu tasvir edemezdi herhalde. Kitabın adını aldığı o "Mariana Çukuru" metaforu, insanın kendi içindeki o zifiri, dipsiz karanlığı anlatmak için kelimenin tam anlamıyla kusursuz seçilmişti. Fakat bu ağır karanlığın içinde beni en çok etkileyen ve içimi ısıtan şey, Paula ile yaşlı Helmut’un yollarının kesişmesi oldu. İki farklı kuşağın, hayatları bir yerinden kırılmış iki insanın o küçücek karavan yolculuğunda birbirlerine yoldaş olmaları, adeta birbirlerinin yaralarına üfleyerek şifa olma süreçleri o kadar naif işlenmişti ki, kederin insanı yalnızlaştıran değil, aksine birleştiren evrensel gücünü hissettim. Kitapta beni
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024668 okunma
Reklam
8/10
·116 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:39
Melisa Kesmez 'in öykülerine hayran biri olarak bu kısa novella tarzına da bayıldım. Kitabın adında anlaşılacağı üzere kitabın konusu, bir çiçeklenme hikayesi... Hikaye çok aşık olarak evlendiği kocasını kaybeden Türkan' ın yas süreciyle başlıyor. Kesmez'in tarzında alıştığımız gibi daha sakin ve ılımlı bir anlatımla karşılaşıyoruz. Duygular sıradan şeylerin içine yedirilmiş: Henüz girilemeyen bir oda, kahvaltı masası, tamamlanmış ama yola çıkılamamış bir karavan... Türkan yasını yok saymıyor, hatta o kadar güzel yaşıyor ki biz de onunla üzülüyoruz. Ancak metin ilerledikçe, Türkan'ın sadece eşinin ölümünün değil; sevdiğin adam tarafından görülmemiş olmanın, küçük bir kedi gibi sevgi beklemenin ve yıllardır bastırdığı duyguların da yasını tuttuğunu fark ediyoruz. Her fark ediş, iyileşme sürecini de beraberinde getiriyor. Türkan adım adım kendini yeniden keşfederken ve hayata yeniden bağlanırken biz de onunla umut doluyoruz. Dolayısıyla bu eşini kaybeden bir kadının yeniden hayata tutunma anlatısı... Büyük tepkiler, büyük olaylar yok. Hatta o kadar sıradan ve hayatın içinden ki yazılanları hissetmemek imkansız...
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
ÇİÇEKLENMELER
7/10
·116 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 12:03
Orhan, Türkan'ın gençlikteki ilk aşkıdır. Bir süre birbirleri ile ilgilenmişlerdir ancak Orhan Rüya isimli bir kadın ile evlenir. Rüya, tahsilini yapmak için yurtdışına gider. Orhan'ın Rüyayı bekleyişleri gitgide uzamaktadır, yavaştan Rüyanın geri gelmeyeceğini anlar ve umudu keser. Sonrasında, bir zamanlar ilgilendiği, sonra vazgeçip acı çektirdiği, en sonunda dönüp dolaştığı Türkan'a gider ve evlenme niyetini açıklar. Birbirlerinden ayrı odalarda, yataklarda, hayatlarda birer ev arkadaşı olmaktan öteye gidemeyen bu çift beraber uzun yıllarını geçirmişlerdir. Ancak, bu hikaye Orhanın vefatı ile biter ve başlar. Orhandan kalma sarı nostaljik karavan ile Türkan bir seyahate çıkar. Hayatını bir odadan çıkarıp, dünyaya, insanlara taşımaya başlar. Ulaş ile tanışır, sohbetler eder, ilk kez görüldüğünü hisseder. Sonrasında kendisini hiç bilmediği tahmin etmediği bir hikayede, yeni insanlarla kendine bir hayat kurmuş şekilde bulur. İlk kez kendi evini dayayıp döşer, eşyalarını seçer ve artık kendi olma girişiminde başarıya ulaşmıştır. Çiçek açmaya başlamıştır. Kısa ve öz bir kitaptı. Alışıldık geldi. Ama okumaktan da pişman değilim. 7/10
İnceleme
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Waoow ne okuduk böyle ya. Yazarın yazım dilimine alışırken biraz sıkılabiliyorsunuz ama kitap sonradan açılıyor. Alexis hayatı boyunca koruyucu aileler tarafından ezilmiştir. Tiranların dünyayı yok etmesinden sonra karavan tarzı yapılarda yaşamaya başlamıştır. Bir gün Nyx adında başka kimsenin göremediği bir yılanla arkadaş olur. Koruyucu ailesi iğrenç bir aile olan Alesix’in yalnızlığı giderecek bir kardeş daha gelir Charlie. Charlie, artık Alexis’in yaşama amacıdır onu korumakla canla başla çalışır ta ki bir gün üvey ebeveynlerinin amacını öğrene kadar. Artık sadece üçü birlikte açlık ve sefalet yaşamaktadır. Spartacus sınavına girdiğinde kendisinin bir fani değil Spartalı olduğunu öğrenir. Ve kendini bir ölüm oyunun içinde bulur. Mentorları bile ona inanmazken potadan çıkabilecek midir? SPOILER??! Mentorların öyle yakışıklı olunca dikkatinin dağılması normal canım. Nyx bu kitabın neşe kaynağı ya. Akhillus ve Patro enfes mentorlar . Aynısını Kharon Ve Agustus için diyemeyeceğim kıza bakan öpen her kişiyi öldürmezsiniz gençler bir sakin olun. HADES VE PERSPHONE’nin kızımı waooww yani. Öldüğü sanılan varis Herakles olması… Reverse harem diye geçmesine rağmen smut çok az. Okurken keyif aldım. Serinin devam kitaplarını da okuyacağım.
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025141 okunma
9/10
·240 syf.··
2026 41. kitabı
Kaybın acısını ve anısını basit ve etkileyici bir dille anlatıyor kitap.. çok sevdiği kardeşini kaybeden genç bir biyologun yaşadığı depresyonun macerası.. Paula 10 yaşında ölen kardeşi Tim'in yasını tutuyor 2 yıl boyunca hiç bir şey yapmak istemiyor ve kardeşinin ölümünün kendi hatası olduğunu düşünüyor.. Kardeşinin mezarına gidemiyor insanlar var diye terapistinin tavsiyesiyle gece kimseler yokken gidiyor kardeşinin ölümünden sonra ilk kez mezarlığa ve Helmut'la böyle tanışıyorlar. Aksi yaşlı ihtiyar eski karısının küllerini çalmaya çalışıyor ve birlikte kaçarlarken Paula ölen kadın Helga'nın külleri ile kaplanıyor.. Önce Helga'nın küllerinin Paula'dan ayrılması ve gerekli yerlere dökülmesi lazım.. Helmut'un evine gidip yıkanması küllerin toplanması ve karavanla küllerin dağlara götürülmesi gerekli.. Helganın köpeğine bakmasını teklif ediyor Helmut kızın depresyonuna iyi geleceğini düşünüyor belki de.. yola koyuluyorlar ve yolculukta yaşlı ihtiyarla yaptıkları sohbetler Paula'nın girdiği derin depresyondan çıkmasına yardımcı oluyor yaşlı adamın önce küçük oğlunu okula gittiği bir gezide arkadaşlarının suya itmesi sonucu kaybettiğini öğreniyor.. Sonra çok sevdiği eşinin ölümünü ve ona verdiği sözü tutamamış olmanın üzüntüsünü anlıyor.. Yolda daha çocukken küçük kız kardeşinin kelebeklere olan ilgisinden dolayı bir kelebeği yakalamak için düştüğü nehirde öldüğünü öğreniyor Paula.. Paula kardeşinin çok sevdiği suda can verişinin sebebinin kendi benciliği olduğunu düşünüyor.. Eğer aptal bir konsere gitmek için yaz tatilinde kardeşini yalnız bırakmasaydı suda boğularak ölmezdi diye düşünüyor.. Helmut'un yaşadıkları ve yaklaşım şekli Paula'nın girdiği Mariana çukurundan giderek çıkmasına yardımcı oluyor.. Helmut akciğer kanseri ve ölmek üzere olmasına rağmen çıktığı bu
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024668 okunma
Reklam
Reklam