Ben, Pal Sokağı’nın en küçük askeriyim. Bizim küçük oyun alanımız, dünyadaki en değerli yerdi. Kimilerine göre sadece boş bir arsaydı, ama bizim için evimiz, kalemiz, çocukluğumuzdu.
Bazen üşüdüm, bazen korktum, bazen de yalnız hissettim… Ancak hiçbir zaman geri adım atmadım. Çünkü dostlarım için atılan her adım, yüreğimi biraz daha büyüttü. Belki sonunda gücüm tükendi ama kalbim hala o arsada, tozun, çamurun, gürültünün içinde atıyor.
Eğer bir gün Pal Sokağı’ndan geçersen, orada bizim kahkahalarımızı, kavgalarımızı, hayallerimizi duyabilirsin. Gözlerin dolarsa, üzülme, bu, Pal Sokağı’nın hala yaşadığını gösterir.
Ve şunu da unutma; bazı hikayeler sayfa bittiğinde değil, kalbine dokunduğunda başlar. Pal Sokağı da işte tam orada yaşamaya devam eder. -N