“ Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olmazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de.. kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyor savaşı..”
Ateş güle hayran, gül İbrahim’e, İbrahim ateşe
Ondan mı yakar bu kadar ateş
Cehennem bu yüzden mi bu kadar sıcak?
İbrahim’e su götüren karınca bana da uğrar mı ya Resulallah?
Bir damla suya ihtiyacım var,
Bu kin çok sıcak.
Nasıl gittin Ebû Cehil’in kapısına söğüdün gölgesi?
-bir kelam et.
Sen bayramlıklarıyla uyumuş bir çocuk heyecanı
Bir rüzgar, bir tebessüm
Sen şimdi kaygısız bir akşam neşesi
Yorgun ardın dönülen evi sarmış kek kokusu
Sen bir karınca öfkesi
Bir peygamber merhameti
Vurulmayacağımı bildiğim savaş meydanı
Sen suya karşı ateş, ateşe karşı su.