Kaybolmalı bazen insan.
Kendi tenhalığına çekilmeli.
O ıssız karmaşanın içinde gizlice yeniden çoğalmalı, nadasa bırakılmış bir toprak gibi kendi karanlığında bereketlenmeli.
Zamanın bize bağışladığı anlar içinde en değersiz bulduğumuz an genellikle yaşadığımız andır, kıymeti en az bilinen, bütün anlar içinde en "üvey" olan, kendimize en uzak tuttuğumuz an tam da avucumuzda bulunan o andır.