Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.
Heveslerimizi anlamayan insanlar ateşe doğru esen rüzgâr gibidirler. Güçsüz olursan sönersin, güçlü olursan yayılırsın. Ben ne söndüm ne de yayıldım bu zamana kadar. Ama işte… Dost görünüp düşman olan müraileri hiç saymıyorum. İnsanların çoğu başkalarının felaketlerine sevinirler. Bu yasak sevinci saklayarak yaşarlar.
Birinin acısını dinlerken, dalgınlığımızın sebebi anlatanın perişanlığına duyduğumuz merhamet değil, aynı acıyla muhatap olmamız halinde ne yapacağımızı düşünmemizdir.