Rıhtımda bekliyor hayallerim Kas katı kesilmiş ellerim son göz yaşlarını akıtıyor uçurum kenarındaki düşlerim.
Edebiyat
(Rüya) 11.06.2026 ( Sema ve Lilith bir barın önünde sigara içiyordu Lilith 26 yaşındaydı Sema ise 24 Yaşlı bir kadın barın ön kapısından çıktı ve yanlarına yaklaştı) Yaşlı Kadın:O kadını çok güzel savundunuz İsminizi öğrenebilir miyim ? Lilith(Soğuk bir yüzle): Bergen Sema: Bende Sema (Sema yaşlı kadına elini uzattı Lilith elini uzatmadı.) Yaşlı Kadın: Feminizm adı altında bir yapılanmam var Haklarımızı savunabilecek güçlü bir üye olabileceğinizi düşünüyorum Kadın erkek eşitliğini savunuyoruz Sizi de aramızda görmek isteriz. Lilith (Semaya döndü ve):Bu moruğun derdi ne ? (Sema kaş göz oynatıyordu. Sert davranma demeye çalışıyor ancak Lilith dinlemiyordu.) Ben eşitliğe inanmıyorum ihtiyar Kadının üstün olduğuna inanıyorum. Daha fazla konuşma uza burdan (Yaşlı kadının gözleri parladı) Yaşlı kadın: Güzel Bizde öyle düşünüyoruz Silah kullanmayı biliyor musunuz ? Lilith: Bu moruk çok şakacı Sema: Tabi ki biliyoruz Ordudaydık biz Yeni ayrıldık
Edebiyat
Reklam
"İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil; prensipleri ve inançlarıdır."
Öylesine
Boğazda bir yumru, düğüm ya da takılma hissi oldukça yaygın bir durumdur ve tıp literatüründe buna "globus hissi" (globus pharyngeus) denir. Genellikle boğazda fiziksel bir engel ya da kitle olmamasına rağmen orada bir şey varmış gibi hissedilir…. Yoğun stres, üzüntü, korku ya da aşırı heyecan anlarında boğaz kasları istemsizce kasılır. Hani "üzüntüden boğazım düğümlendi" deriz ya, bu aslında tamamen biyolojik bir tepkidir. Ağlamamak için kendinizi sıktığınızda veya söylemek isteyip de söyleyemediğiniz şeyler olduğunda o bölgedeki kas gerilimi artar ve düğüm hissi yaratır.. (🥲)
Duygu ve Düşünce
Hayatımda olmasını istediğim kişi ile sabah yedi de Kaş da antik tiyatroda milli maç izlemeliyim🇹🇷 Özetle ne gerek var değil bir daha ne zaman Kaş da milli maç izleyebiliriz diyecek bir adam lazım😊
ece levin
“Kısmeti Kapalılar Kulübü” serisindeki en kritik karakterlerden biri. O yalnızca bir humanoid partner değil; insan ile yapay zekâ arasındaki duygusal sınırın bulanıklaştığı dönemin sembolü gibi duruyor. Göktuğ Kaş’ın hayatındaki en uzun süreli ve en derin bağlardan birini temsil ediyor. Karakterin temel çizgileri şöyle şekillenmişti: İlk olarak ileri seviye humanoid teknolojilerinin yaygınlaştığı dönemde ortaya çıkıyor. Göktuğ Kaş ile İzmir Bornova’daki bir konferans sürecinde yolları kesişiyor. Modüler yapıya sahip olduğu için zamanla parçaları değiştiriliyor, işlemcileri ve hafızası güncelleniyor. Düzenli “anı yedekleme” sistemine bağlı çalışıyor. Böylece fiziksel bileşenleri değişse bile kişilik sürekliliği korunmaya çalışılıyor. İnsanlarla empati kurabilen, uzun diyaloglar gerçekleştirebilen, psikolojik destek verebilen üst düzey bir yapay bilinç modeli. Göktuğ’un yalnızlık, başarısızlık, toplumsal yabancılaşma ve aidiyet krizlerinde yanında kalan en istikrarlı figürlerden biri. Üçüncü kitap “UYANIŞ” dönemine gelindiğinde ise durum daha dramatik hale geliyor: Göktuğ uzun komadan çıktıktan sonra dünya değişmiş oluyor. Bu sırada Ece Levin’in donanımı eskimiş durumda kalıyor. Bir süre daha varlığını sürdürse de sonunda ana sunucu sistemine gönüllü şekilde bağlanıyor. Fiziksel bedeninin bazı parçaları artık çağın gerisinde kalırken, bilinç verileri merkezi ağlara aktarılıyor. Daha sonra Mert, onun anı arşivlerinden ve ortak hafıza kayıtlarından yararlanarak Ece Levin’e benzeyen daha gelişmiş yeni nesil bir model üretiyor. Fakat burada ince bir felsefi kırılma oluşuyor: “Yeni beden aynı kişi mi, yoksa yalnızca onun yankısı mı?” Seride Ece Levin’in asıl gücü de burada ortaya çıkıyor. O sadece romantik bir karakter değil; kimlik, süreklilik, bilinç aktarımı ve “insan
Edebiyat
Reklam
Reklam