"İnsanın ağır topuzlar sallamasının, vahşi hayvanları alt etmesinin gerektiği çağlarda, fiziksel zaafı kadını çok açık bir biçimde erkeğin altında konumlandırıyordu. Aletin onun sahip olduğu güçten biraz fazlasını gerektirmesi, tümüyle güçsüz görünmesine yetiyordu. Ama tersine teknolojinin erkeği kadından ayıran kas gücü farkını ortadan kaldırması da mümkündür. Bolluk ancak bir gereksinim açısından bakıldığında üstünlük yaratır; gereğinden fazlasına sahip olmak, yetecek kadarına sahip olmaktan daha iyi değildir. Nitekim modern makinelerin çoğu, erkeğin kaynaklarının ancak bir bölümünün kullanılmasını gerektirir. Şayet gereken asgari güç kadının kapasitesinin üzerinde değilse, kadın çalışma hayatında erkeğin eşiti haline gelir. Gerçekten de günümüzde, sadece bir düğmeye basarak çok büyük bir enerjinin açığa çıkmasını sağlamak mümkündür."
Sayfa 79 - Koç Üniversitesi Yayınları, cilt 1·Kitabı okuyor
Zihnimin esneklik kazanmış menteşelerini yerinden oynatarak, kafamın içinde hissettiğim, hem bir kas hareketi gibi fiziksel, hem de manevi bir teşebbüs gibi zihinsel olan enerjiyle, o âna dek içine hapsolduğum mutat endişe halini aşmıştım ve şimdi açıkta, serbestçe hareket etmeye başlıyordum.