Muhafız birliğinde olsaydı, yarın yüzbaşı bile olabilirdi.
Öylesine gerek yok, bırak orduya hizmet etsin.
Ne de güzel söyledin! Bırakalım da tartaklasınlar.
...
Eee, babası kim bunun?
1830'lu yıllarda yazılan bu kitap 1770/1780 yıllarında Çarlık Rusya'da çıkan köylü isyanı sırasında yaşanan olayları konu almaktadır. İyi bir asker olan babası tarafından iyi bir subay olmak için Orenburg'a gönderilen Pyotr Andreyiç yolda tipiye yakalanır. Orada bulunan bir köylü tarafından o tipiden kurtarılır, Pyotr Andreyiç o köylüye kürkünü verir ve bu iyilik onun hayatının dönüm noktası olacaktır. Yolculuk esnasında konakladıkları bir handa da bir kişiye para verir, aynı şekilde bu iyiliği de başı sıkıştığında yardımına koşacaktır. Belegorskaya'ya vardıktan sonra oradaki kale komutanının kızı Marya'ya aşık olur ancak Pyotr Andreyiç'in ailesi bu ilişkiyi onaylamaz. İsyancılar kaleyi ele geçirmeye çalışırlar ve olaylar hız kesmeden devam eder.
Pyotr Andreyiç iyi kalplı, merhametli, yardımsever biridir ve yaptığı iyilikler adeta ders niteliğindeydi. Günümüz insanları artık iyiliği bile benim bundan ne kazancım olur mantığıyla yaptıkları için kitaptaki ana kahramanın karşılık beklemeksizin yaptığı yardımlar beni çok etkiledi. Hasret Kalmışız İYİ'lere...
Böylece çocukluğu elinden alınan genç insan, hayal gücünün, bağımsızlığın ve özgüvenin ancak kırıntısına sahiptir. Kendisine çekici gelen bir şeyden ötekine koşar.