tuncay katırancı

tuncay katırancı
@katirancioglu
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ
Sorun ve Sorumluluk
İnsan var olduğu günden bu yana içinde yardımseverlik, fedakârlık ve yaratılmışları sevmek gibi iyi; yalancılık, çıkarcılık, dedikodu yapmak gibi de kötülüğe meyilli güçler taşır. Fakat yaşadığımız çağda, insandaki kötücül güçler yok sayılmış ve onların dışarıdan geldiği, sonradan öğrenildiği düşüncesi geliştirilmiştir. Bu, insan beynindeki başkalarına zarar verecek nitelikte kuvvetleri inkâr etmektir. Kişi, hoşa gitmeyen taraflarını inkar ettiği ve "Ben iyi bir insanım." dediği zaman gurura kapılmış oluyor. Oysa düşünülmesi ve söylenmesi gereken şey, "İyi bir insan olmaya çalışıyorum, ama iyi miyim, değil miyim bilmiyorum. Benim bulunduğum durumu, başkası daha tarafsız değerlendirir." demektir. Kendisinin iyi olduğunu düşünen insan, kusurlarını göremez ve hatalarının sorumluluğunu başkasına yansıtır. Ayrımcı davrandığı için de sonuçta çatışma çıkar.
Sayfa 158 - Nesil·Kitabı okudu
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
sorun çözme ve benmerkezcilik
Bu çağda yaşayan insan, eski çağlara göre kendini çok daha üstün ve özel görmektedir. Narsistik eğilimler sonucu en iyi elbiseye, en iyi arabaya, en lüks yaşam standardına lâyık olduğunu düşünüyor. Fakat bu yüksek ideali elde edemeyince, narsistik yaralanma yaşıyor. Neticede depresyon ortaya çıkıyor. Bu çağda depresyonun altında yatan ilk sebep, beklentinin yüksek olmasıdır. Bir diğer psikolojik dinamik ise, ekonomik zorluklar karşısında dayanışmanın zayıflamasıdır. Ayrıca yalnızlık da depresyonun artışında ciddî rol oynamıştır.
Sayfa 157 - Nesil·Kitabı okudu
Psikoloji
sorun çözme ve benmerkezcilik
Teşvik edilen özseverlik, insanın kendisini kusursuz bir varlık olarak kabul etmesine yol açtı. Kendini tanıyıp geliştirmek yerine başkalarını, dolayısıyla dünyayı değiştirmeyi seçti. Çünkü insan yarışıyordu ve kendini kusursuz görecekti ki, bu yarışta başarılı olsun. Varlık, içgüdüsel eğilimleri, dürtüleri ve üstünlükleriyle vardı. "Bu ortamda kendini ahlâklı, yetersiz ve alçak gönüllü görmek zayıflıktır!" diye düşünüldü. Çünkü böyle bir insan, yarışmacı dünyada kaybetmeye mahkûmdu. Bu düşünce yapısı, ahlâkî değerlerin yozlaşmasına sebep oldu. Böylece problemlerin sorumluluğunu dışarıda, başkalarında arama eğilimi ortaya çıktı ve dünya barışı zarar gördü. Şiddet ve boşanmalar arttı.
Sayfa 156 - Nesil·Kitabı okudu
Psikoloji
Bir Merkez Seçimi
Dille ilgili Nedenler 46. Allah'ın mesajını aktarma aracı olarak Arapçanın tercih edilmesinin kendine özgü yararları vardı: Başka hiçbir dil, sahip olduğu âhenk ve kendisine özgü sözcük yapısı, çekim kuralları, sesbilgisi vs. bakımından onunla karşılaştırılamaz. Bu, aynı zamanda en küçük aydınlatıcı bilgileri bile gözardı etmeksizin yoğunlaştırılmış bir dildir: Zamirlerin yanı sıra, fiiller de erkek ve dişi olmak üzere iki cinsi birbirinden ayırmaktadır. Sözcük dağarcığındaki inanılmaz zenginlikle ve kelimelerin farklı durumlara göre çok esnek bir biçimde çekim eki alabilmesi, Arapçaya, her türlü düşünceyi ve en ince farkları hayran olunacak bir zarafetle ifade etme imkânı sağlamaktadır. İnsanı şaşır- tan bir özelliği de, Arapçanın, yüzyıllar boyunca değişime ihtiyaç duymamış olmasıdır: 1.500 yıl öncesinin düzyazı ve şiiri, ne dilbilgisi, ne kelime hazinesi ne de imlâ bakımından, çağdaş Arap nesri ve şiirinden farklı değildir. Tunus, Şam, Kahire ya da Bağdat'tan yapılan bir radyo yayınının dili, Muhammed (as)'ın kendi dönemindeki insanlara hitap ettiği dille aynıdır. Şiir için de durum aynıdır. Muhammed (as)'ın öğrettikleri, onun ilk muhatapları için olduğu kadar günümüzde Arapça konuşanlar için de açık ve anlaşılır şeylerdir. Bereket versin bu konuyla ilgili asıl metinler günümüze kadar saklanabilmiştir. Kur'an gibi kutsal bir kitap için, kendisinden sonra Allah tarafından yeni peygamberler ve yeni vahiylerin gönderilmeyeceği, ilâhî ilhama dayanan bir öğreti için istikrarsız bir dilin seçilmesi hiç de uygun olmazdı.
Sayfa 39 - Beyan·Kitabı yarım bıraktı
Din
Bir Merkez Seçimi
Coğrafi Nedenler 34. Öte yandan Arabistan, o sıralarda, bu üç kıtadan, yani Avrupa, Afrika ve Asya'dan her birinin siyasal ve ekonomik çıkarları olduğu tek ülke idi. Örneğin Bizanslılar Arabistan'ın kuzeyini kontrol altında tutuyorlardı; İranlıların ise, doğu ve kuzeydoğudaki 'Umân, Bahreyn (bugünkü el-Hasâ) ve Arapların yaşadığı Irak bölgelerinde himâye yönetimleri vardı; ve son olarak, Habeşistan, Yemen'de egemen bir konumdaydı. 35. Üç büyük kıtanın kesişme noktası ve bunların etki ve tepkilerinin merkezi durumundaki Arabistan, bu üç kıtada yaşayanları ve onların adetlerini, diğer ülkelerden çok daha iyi biliyordu. 36. Gerçekten, eski insanlar Mekke'yi "Dünyanın göbeği" diye adlandırıyorlardı.
Sayfa 36 - Beyan·Kitabı yarım bıraktı
Din