Puan vermedi·144 syf.··
2026 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 19:59
Mindf*ck II - Sekte ~ S. T. Abby . Uzun yıllardır bizde de çevrilmesi için heyecanla beklediğim o seriye kavuştuk ve devamına da hızla kavuşmaya devam ediyoruz. İlk iki kitabını soluksuz okudum! Logan, işinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen bir FBI ajanıydı. Hayatına bomba gibi düşen cesur, biraz flörtöz, bolca çekici ve inanılmaz zeki bir kadın olan Lana’ya kadar. İlk kitabın ilk sayfasından, şu an bitirdiğim ikinci kitabın son sayfasına kadar soluksuz okudum. Lana intikam ve ona yapılanlar için, ondan çalınan hayat için büyük bir intikam planı hazırlamış ve yıllarca bunun için beklemişti. Hesapladığı olasılıklar ve ince ince işlediği planı gerçekleştirmek için çok bedel ödemişti. Yeni kimlik, yeni planlar ve listede olan isimlerle alınacak intikamlar… Lana gerçekten inanılmaz çok sevdiğim ve heyecan duyduğum bir karakterdi. Kapıların ardındaki kimliği ve zekasıyla soluksuz okudum. Logan ile birbirlerine duydukları çekimin aşka dönüşmesi beklenmedik ama çok doğaldı. Bu zıtlığa bayıldım! Profilci olan Logan ve en az onun kadar hatta belki biraz daha fazla profil konusunda zeki olan kadının şimdi başında bir bela, peşinde olduğumuz bir canavar ve bambaşka olaylarla inanılmaz iyiydi! Logan karakterini öyle çok sevdim ki hemen bir şeyleri öğrensin istiyorum. Çünkü içimden bir ses her zaman yanımızda olacak diyor. Lana’nın travmatik geçmişi ve şu an doğru kabul ettikleriyle beraber bu kitapta yeni eklenen karakterler, adım adım gerçeğe yaklaşma ve yaklaşırken de gizemin zirvede olduğu çok an yaşadık. Bayıldım! Lana’nın profesyonel duruşu ama geçmişte yaşadıkları, özellikle abisi konusu beni çok etkiledi. Alınması gereken bazı intikamlar için sonsuz destekliyorum. Ama en çok Logan’ın dahil olacağı kısmı okuma isteğini yaşıyorum Şimdi gözlerim yollarda serinin devamını
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202690 okunma
Ben Dediğimiz Kişi Aslında Kaç Kişidir
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 20:17
Septoloji'nin ikinci cildi Ben Bir Başkasıdır'a kavuştuk. Birinci kitap kaldığı yerden aynı üslup ve tarzda devam ediyor. Fosse'nin kusursuz üslubu post-modern roman severleri büyülüyor. Bir kere daha Asle'nin bilincinin içinde geziniyoruz. Yer yer çocukluk ve ilk gençliğini anlattığı bu kitapta, Asle'nin şimdiki zamanda resim yapmak istemeyişini ve yaptığı son tablosundaki kesişen iki çizgiyi anlamaya çalışarak, birbirine kesişen hayatları, geçmiş ve şimdimizin nasıl kesiştiğini anlamaya çalışıyoruz. Biz her zaman biz miyiz? Biz dediğimiz kişi sadece bir kişiden mi oluşuyor? Yaşam deneyimi içinde, bizi biz yapan şeyler nelerdir? Tabloda kesişen iki çizgi biz hayat içinde kendimizle ve başka benliklerle ne sıklıkla kesişiyoruz gibi soruların cevabı aranıyor kitapta. İlk cildi okuduktan sonra ikinci cildin bu kadar erken yayınlanması açıkçası beni çok mutlu etti. Çünkü ilk kitaptaki dil ve üslup beni çok etkilemişti. Umarım üçüncü cildi yayınlamaları da çok uzun sürmez. Kitabı sabırla okuyun, bu adam ne diyor demeyin tekrarlanan cümlelerde, çünkü inanın derin bir okuma yaparsanız ne kadar çok şey dediğini anlayacak ve kitabı elinizde bırakmak istemeyeceksiniz.
Ben Bir BaşkasıdırJon Fosse · Monokl Yayınları · 20263 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Kitaplı günlere kavuştuk çok şükür! Arapaşı yiyeceğiz”
Puan vermedi
Çok etkilendiğim bir kitap. Bazı kısımlarda duygulanıp ağladığım bazı kısımlarda tüylerimi diken diken eden bi başyapıt sizi sarıp sarmalıyor.Ah Mustafa Güzelgöz ne muhteşem adamsın. Azmin, başarın, cesaretin, halk sevgin hayran olunmayacak gibi değil.. Hemen araştırdım gerçekte böyle bir başkahraman var mı diye varmış ve ben geç öğrendiğim için çok üzüldüm. Ürgüp, Nevşehir hatta Türkiye sana çok şey borçlu.. Türkiye’yi o çok korktuğun karanlıktan çıkartmaya çalışmak için verdiğin büyük mücadele bir nebzede olsun kitap severlerin tarafından görüldü ve hepsi sana minnettar..
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
YIRTICI KUŞLAR ZAMANI AHMET ÜMİT 448 SAYFA #AhmetÜmitokuyoruz #BaşkomserNevzat #Ortakokuma #Okudukbitti Millet birbirine sarılmayı unuttu, birbirinin gözünün içine muhabbetle bakmayı, birbirlerine sevgi duymayı, saygı duymayı. İnsanlar insan olmayı unuttu. Çünkü cinayet işlemenin belli bir saati yoktu, çünkü katiller, öldürmek için bizim mesaiye başlamamızı beklemezlerdi, çünkü vahşet zamansızdı. Sen asla unutmazsın Nevzat. Belki affedersin ama asla unutmazsın. Uzun bir maceranın sonuna geldik Yırtıcı Kuşlar Zamanı kitabıyla. Başkomser Nevzat, yıllar önce bir patlamada kaybettiği eşi ve kızının katillerine nihayet ulaşıyor. Üstelik Ağva'da yağan şiddetli bir yağmur sonrası ortaya çıkan gizemli bir ceset sayesinde. Bir gizem başka bir gizemin çözümü olur. Fakat bu çözüm berbat bir çürümenin de ortaya çıkması demektir. Eşi ve kızının kaybetmenin acısı ile o döneme ait pek çok şeyi hatırlayamayan, ağır bir depresyon halindeki Nevzat, geçmişin hayaletleri ile büyük bir mücadele halinde tüm kitap boyunca. Buruk bir huzura kavuştuk onunla beraber. Sokaklarda kol gezen suç şebekeleri ve bu şebekelere kol kanat geren siyasiler, faili meçhul cinayetler, ahlaki bir çöküntü, liayaktsızlık, yozlaşmış ilişkiler, uyuşturucu şebekeleri. Günümüz Türkiye'sine kısa bir bakış bir yandan da. Mafya bağlantıları, yabancı suç örgütü liderlerinin ülkede cirit atması, parayla satılan vatandaşlıklar, sokak hayvanlarının öldürülmesi, kaset skandalları ve daha neler neler. Nevzat ve ekibinin maceradan maceraya koşuşu. Bir adalet ve ahlak sorgulaması, iyilik ile kötülüğün mücadelesi. Pekçoğunuzun okuduğu bir kitap ve çok ayrıntı vermek istemiyorum. Nevzat Başkomser ile vedalaşmak hüzünlüydü benim için. Devam eder mi onunla yolculuğumuz bilinmez elbet ama Nevzat'ı, Ali'yi, Zeynep'i,
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 12:50
K. M. Moronova | Sırtındaki Hançer “Bana aydınlık ve karanlık arasında sanki hiçbir fark yokmuş gibi bakıyordu.“ Merhabaa. İlk kitabımızı şok etkisiyle bitirmiştik. O yüzden devamını heyecan içinde bekledim. Ve sonunda ikinci , aynı zamanda ikilemenin final kitabıyla da kavuştuk. Neler oldu bir bilseniz Emery’nin hafızasını kaybetmesiyle başlayan süreç… Gözlerini açıyorsun ama sana ait olması gereken anılar yok. İnsanlara güvenmek zorundasın ama aslında kimsenin sana ne kadar doğruyu anlattığını bilmiyorsun. Sürekli bir huzursuzluk hali. Emery’nin yaşadığı kafa karışıklığını okurken ben de onunla birlikte her şeye şüpheyle yaklaşmaya başladım. Kim dost, kim düşman? Gerçekten anlatıldığı gibi biri mi, yoksa saklanan başka yüzler mi var? Cam…çelişkili tavırlarıyla yine beni oldukça etkiledi. Bir yandan Emery’den uzak durmaya çalışıyor, diğer yandan ona karşı olan korumacı tavrını gizleyemiyor. Bazen birbirlerine yaklaşmaları gerekiyormuş gibi hissediyorsunuz, bazen de aynı anda birbirlerini mahvedecekler gibi… Aralarındaki ilişkiyi okurken sürekli diken üstündeydim. Çünkü aralarında romantizm kadar tehlike de var. Birbirlerine dokundukları anlarda bile sanki her şey parçalanacakmış gibi hissettiriyor. Deneyler, ilaçlar, manipülasyonlar, bastırılmış anılar… Her şey hikâyeye daha boğucu bir hava katıyor. Özellikle Emery geçmişine dair parçaları hatırlamaya başladıkça olayların yön değiştirmesi çok iyiydi. “Tamam, artık her şeyi çözdüm,” dediğim anda yeni bir detay çıkıp bütün dengeleri bozdu. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Herkesin sırtında taşıdığı görünmez bir hançer var sanki. Kimi geçmişinden kaçıyor, kimi suçluluğundan, kimi de hislerinden… Dark romance seviyorsanız bu seri tam size göre. Ama sadece romantizm bekliyorsanız fazla karanlık
Sırtındaki HançerK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 202650 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Herkese merhaba, bugün Zekeriya Çetin’in Kimsesizler Coğrafyası kitabı ile geldim. Kitabımız 6 Şubat depremi üzerine. Hikayemiz 6 Şubat depreminde enkaz altında kalan kuzenini bulmak için gelen karakterimizin Ali ile karşılaşmasıyla başlıyor. Ali’nin eşi ve kızı enkaz altında kalmış ve onların kurtarılmasını bekliyor. Karakterimiz Ali’nin derdine ortak olup obu tanımak için onunla sohbet etmeye başlıyor ve o can alıcı kısımlar başlıyor. Ali küçüklüğünden beri çile ve acılarla büyümüş bir çocuk. Küçük yaşta gözünün önünde ailesinin öldürülmesini görmüş, kendisi yaralı bir şekilde kurtulmuş ve hayatta kalmaya çalışmış biri. Çeşitli yerlere gitmek zorunda kalıp çalışan Ali bir gün Nahrin ile karşılaşıyor ve orada ona aşık oluyor. Hristiyan olan Nahrin Müslüman olan Ali ile evlenmeyeceklerini, bunun doğru olmayacağını söylüyor ve Ali çevresindekilere bu durumu sorduğunda ciddiyeti anlıyor. Bir gün Nahrin ile buluştuğunda evlenemeyeceklerini söylüyor ve uzun bir süre karşılaşmıyorlar. Ali farklı yerlere gitmeye devam ediyor, o sırada Nahrin çok şey yaşamış. Bir gün hiç beklemediği an da İstanbul’da Nahrin ile karşılaşıyor ve evlenemeye karar veriyorlar, Sara adında bir çocukları oluyor. Daha sonrasında Ali’ye bir iş teklifi geliyor ve Hatay İskenderun’a geliyorlar. Deprem onları mutluluklarına kavuştukları an da yakalıyor maalesef ki. Enkaz başında bekleyişleri, Ali’nin o acıklı hikayesi, umut veren ve empati kurduran konusu öyle güzeldi ki boğazım düğüm düğüm oldu okurken. Ali hikayesini anlatırken karakterimize yazmasını ve “Yaz, umut olur belki insanlara. Sonunda o ışığa kavuştuk biz, derman arayan herkes bulur umarım.” Diyor. Umarım öyle olur. Ali’nin ve depremi yaşayan herkesin ne yaşadığını anlamak, empati kurmak isterseniz mutlaka okumalısınız. Öyle güzel bir kitaptı
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026110 okunma