Tuğçe KAYA

Tuğçe KAYA
@kayaatgc
Just a bird
Marmara Üniversitesi
İstanbul
5 Eylül 1994
99 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Aşık Erkekler Kitap Kulübüne Hoş Geldiniz
Puan vermedi·352 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 02:29
Herkese merhaba! Bugün Aşık Erkekler serisinin 2.kitabı olan "Aşık Erkekler:Gizli Görevde" kitabıyla geldim. Nashville'in en popüler restoranında pasta şefi olarak çalışan Liv Papandreas rüyalarının işine sahiptir. Ancak Liv, görmemesi gereken bir olaya şahit olduktan sonra işinden kovulur. Genç kadın intikam almaya yemin eder. Ve Liv'e yardım edecek olanlar da Kitap Kulübü erkeklerinden başkası değildir. Evet ben genel olarak romantik/smut tarzı okumayı sevmiyorum ama okuma yelpazemi her zaman geniş tutmaya çalıştığım ve arada böyle farklılıklar okumak istediğim için bu seriye başlamıştım. Bu serinin en sevdiğim tarafı salt romantizm ve erotizmden ziyade altta başka bir mesajın daha olmasıydı. İlk kitapta bunu sevmiştim ve ikinci kitapta da başka bir konunun bu şekilde işlenmesi çok hoşuma gitti. Ağır ve yorucu okumalardan sonra ilaç gibi gelecek bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum canlarım. Ama yetişkin içerikli olduğunu belirterek! #yetişkinkurgu #nemesiskitap #okudumbitti #romantik #kitapkokusu #kitapyorumu #bookrecommendations #booklover
Alıntı
Aşık Erkekler Gizli GörevdeLyssa Kay Adams · Nemesis Kitap · 2022455 okunma
Reklam
Aşırı doğal kitap yorumum......
Puan vermedi·687 syf.··
2022 68. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 19:50
Dostoyevksi - Suç ve Ceza 2023 senesinin ilk kitap yorumuyla geldim dostlar! Ve bu kitap Dostoyevksi'den gör de inanma Öncelikle beni takip edenler bilir ki, rus edebiyatı okumaktan en keyif aldığım, kendimi en yakın hissettiğim yer. Tolstoy'a ne kadar aşıksam, Dostoyevksi'den de o kadar uzağımdır. Yeraltından Notlar kitabından sonra büyük bir hata yapıp Karamazov Kardeşleri okumayı çalışıp, buhrana girip, yarım bırakmıştım. O gün bugündür de hiç tekrar okumayı denememiştim. Ta ki sevgili canım kitap dostlarım minik gruplarına beni dahil edene kadar iyi ki de yapmışlar çünkü başka türlü ben asla kendi rızamla bu kitabı okumazdım... Kitabın konusunu bilmeyen yoktur ama ben yine de önce onu bir bırakayım buraya. Suç ve Ceza, parası için bir tefeci kadını öldürmeyi tasarlayan, Saint Petersburg'da yaşayan fakir bir öğrenci olan Rodion Romanoviç Raskolnikov'un manevi ıstırabı, pişmanlığı ve ahlaki ikilemlerine odaklanır. Evet arkadaşlar gelelim bana. İlk olarak çok net bir şekilde bu kitapta sadece Raskolnikov ıstırap çekmedi. Ben de onunla beraber çektim. Ama benimkinin sebebi farklıydı... Karakter beni o kadar sinir etti ki, kelimelere dökemiyorum. Hastalıklı, basiretsiz, kuruntulu, buhranlı... Okurken kendimi duvarlara vurasım geldi desem abartmış olmam. Evet zaten kitabın yazılış amacı o ama işte beni çok fena boğdu. O yüzden yazarla yıldızımız barışmıyor. Bana bakın ama dostoyevksi ile yıldızım barışmıyor, ben kimsem Dosto dedem, tam bir halk adamı onu biliyoruz. Bu durumda kitabın her sayfasında hissediliyor. Ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durum, eşitsizlikler, yoksulluk, haksızlık, sistemin çarkları, her şey ama her şey çok güzel işlenmişti. Kitap sonuyla da beni sevindirdi açıkçası. Olmasını istediğim şekilde sonlandı. O yüzden de çektiğim
1000k
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
10/10
·1062 syf.··
2022 37. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2022 16:17
Tolstoy - Anna Karenina Nerden başlasam, hangi tarafını anlatsam bilemiyorum. Kesin bir şeyler eksik kalacak yorumumda ama olsun. Tolstoy bildiğiniz gibi en sevdiğim yazarlardan biri. Duru, akıcı anlatımından aldığım lezzeti hiçbir yazardan alamıyorum. Bu kitabı okuduktan sonra aklıma şu geldi ; Yanlış ilişkiler ne yaparsanız yapın doğru yaşanmaz. Ben bu kitabı okurken sadece yasak, tutkulu bir aşk okuyacağımı sanıyordum. Ne sığ bir düşünceymiş. Kitap yaşadıkları yasak ilişki sonucu iki insanın çevresindeki, ailesindeki insanların nasıl etkilendiğini, ilişkilerin nasıl biçimlendiğini anlatıyor. Birçok ailenin içine dahil oluyorsunuz. Hepsinin ilişki dinamikleri, yaşamları birbirinden farklı. Karakterler zaten bambaşka. Aile, evlilik, aşk, tutku, ölüm, çocuklar, para, siyaset, din... Ne ararsanız bu kitabın içinde değinildiğini görüyorsunuz. Tolstoy yine size insanı anlatıyor yani. Bu kitap kalbimi kırdı. Anna kalbimi kırdı. Çok tutkulu bir kadındı. Çok bencildi. Yaşadığı her şey yanlıştı. Kendimi ona hak vermek isterken ama bir türlü yolunu bulamazken buldum hep. Her şey çok farklı olabilirdi. Her zaman farklı yollar seçilebilirdi. Kitap bitince olasılıkları düşünüp dururken buluyorsunuz kendinizi. Hikaye belki bitiyor ama sizin ruhunuzdaki yankısı bir süre daha devam ediyor. Tüm karakterlerin ben de bir iz bıraktığını söyleyebilirim. Hepsi içimde barındırdığım başka başka benlere, farklı farklı açılardan dokundu. Bu arada bence Levin karakterinde Tolstoy kendisinden ilham aldı. Yazar ve karakter birbirine çok benziyordu. Sanki Tolstoy kendi iç çatışmalarını Levin karakteri üzerinden okuyucuyla paylaşıyordu. Benim gibi düşünen var mıdır acaba? Tolstoy ile oturup sohbet etmeyi ne çok isterdim. Sadece bu kitap için değil, yazarın kalemiyle, hikayeleriyle
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
8/10
·328 syf.··
2022 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 20:30
Silvia Moreno Garcia - Meksika Gotiği Eveeet, yılın en merak edilen ve okuyanları ikiye bölen kitabı Meksika Gotiği' nin yorumuyla geldim. Kitabı beğenenler de var, beğenmeyip biraz acımasızca eleştirenler de... Ben beğenen taraftayım. Neden beğendiğimden çok neden beğenilmediğinin analizini yapmak istiyorum. Bu kitap bir korku kitabı evet. Ama "gotik" korku alt dalında. Yani kitabın adı ve konusu zaten oldukça belli. Bu kitabı gerçekten korkarak okuyacağını düşünen varsa muhtemelen bu tarza pek hakim biri değildir. Kitap tam da beklenildiği üzere belirsizlik, iyi mi kötü mü olduğu pek belli olmayan karakterler, uğursuz bir mekan, tekinsiz bir atmosfer, yer yer dozunda verilen karanlık erotizm sahneleri ile istenilen her şeyi size veriyor. Bu türde bunca yıllık okuyucu ve izleyiciyim, özellikle kitaplarda daha beni korkutabilen henüz çıkmadı. Amaç o değil zaten. Amaç gotik sanat dünyasını bir parça da olsa yansıtabilmek. Yani paranormal korku, vahşet korku, psikolojik korku, komedi /korku, gotik korku... Kitapları bu şekilde kategorize etmek ve beklentiyi ona göre oluşturmak çok daha mantıklı diye düşünüyorum. Özellikle yazarın tarzına bayıldığımı söyleyebilirim. Olayı, karakterleri, mekanı ince ince işlemesi çok hoşuma gitti zira okuyalı neredeyse 3 hafta olmasına rağmen mekanın detayları en ince ayrıntısına kadar hala aklımda. Uzun süre de öyle kalacağına eminim ve son zamanlarda okuduğum en akıcı kitap olduğunu da gönül rahatlığıyla belirtmek istiyorum. Su gibi akıp gitti sayfalar. Okumazsanız tabi ki bir şey kaybedeceğiz bir kitap değil ama okuduktan sonra da aa keşke okumasaydım denilen bir kitap da değildi kesinlikle. Özellikle kurguyu, yazarın hayal dünyasını, düşünme şeklini sevdim. Kitabın konusunu aşağıya olduğu gibi bırakıyorum. 1950’lerin
1000Kitap
Meksika GotiğiSilvia Moreno-Garcia · İthaki Yayınları · 2022461 okunma
10/10
·296 syf.··
2022 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2022 21:14
Uzun süre etkisinden çıkamayacağım, harika bir bilim-kurgu kitabı yorumu ile geldim. 1960'lı yıllarda Rusya ve Çin arasında çıkan Üçüncü Dünya savaşına diğer ülkelerinde dahil olmasıyla, atılan kobalt bombalarla dünyanın sonunu getirmeleri üzerine bir kitap... Atılan kobalt bombalar sonrası radyoaktif bir felaket yaşanıyor ve insan ırkının sonu geliyor. Rüzgarla birlikte bu radyoaktif havanın, son insan ırkının bulunduğu Avustralya'ya ulaşmasına son 6 ay kaldı. Orada yaşayan insanlar sonuç olarak öleceklerini biliyorlar. Ancak bir yandan da günlük hayatlarına devam ediyorlar. Bu süre içinde 3 kişinin hayatına odaklanıyoruz. ABD deniz donanmasında, denizaltı kaptanı olan Yarbay Dwight Towers, kıdemli istihbarat subayı Peter Holmes ve hayatını birçok arzusunu gerçekleştirme cesareti bulamayan bilim insanı John Osborne... Çaresizlik, kendini kandırma, kaçınılmaz son, başkalarının hataları yüzünden yitip giden hayatlar. En önemlisi de savaşın yıkım gücü... Şu anki dünya gündemi malum. Burnumuzun dibinde yıllardır süren savaşlar var. Bir yenisi daha eklendi. O yüzden okurken her sayfada bu yaşananları her an bizlerde yaşayabiliriz diye içimden geçirmediğim tek bir an bile yok. Kimine durağan gelebilir bu kitap. Ben de maceralı bir yolculuk kitabı bekliyordum aslında ama karşıma bambaşka bir hikaye çıktı. İyi ki de çıkmış. Özellikle son sayfaları okurken tüylerim diken dikendi hep... Size, düşüncelerinize çok şey katacağını düşündüğüm bu kitabı, şiddetle tavsiye ediyorum...
Edebiyat
KumsaldaNevil Shute · İthaki Yayınları · 2019418 okunma
Reklam