Ah, şu kafamızın yarattığı hayaletlere, canavarlara kulak asmadan sadece gerçek üzüntülerle yetinseydik yaşam ne kadar güzel ve mutsuzluğumuz ne kadar dayanılır olurdu…
Sahte umutlarla kendimi aldatmamıştım. Ben tanrıçaydım, o ölümlü, ikimiz de mahpustuk. Ama mühürler balmumuna nasıl bastırılırsa yüzünü işte öyle zihnime bastırdım, böylece yanımda taşıyabilecektim o yüzü.