Esra

Esra
çünkü artık dünyaymış memleketi, gökyüzü de yegane yuvası.
psikolojik danışman|aile danışmanı
yüksek lisans
391 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Bir oyundaymışım da, ebe beni unutup gitmiş gibi. Yıllarca oyunun kaldığı yerden devam etmesini bekleyen bir çaresizdim. Sobelenmek pahasına ortaya çıkıyordum ve kimseler varlığımı umursamıyordu.
Reklam
Hayatım artık ıssız bir sokak gibi.
“Seni saklıyorum, parmaklarını, ellerini saklıyorum, gülümserken kıvrılan dudaklarını saklıyorum, hoşçakallarını saklıyorum.”
Tamamlanmamış bir cümledir insan. Yalnızlığıyla bile bir araya gelemeyecek kadar ıssız...
İnsan canhıraş bir suskunluktur... " 19. yüzyıl boyunca birçok cerrah , bir hayvan üzerinde operasyon yapmadan önce alışılmış bir biçimde ses tellerini kestiler. Bunu, deney sırasında hayvanlar ses çıkarmasın diye yaptılar. Deneyi yapanlar ses tellerini keserek aynı zamanda gerçe­ği yadsıdılar -sessiz bir hayvanın acı çekmediğini varsaydılar­ ve bunu kendileri doğruluğunu kabul ettikleri bilgileriyle doğruladılar. Hayvanın çığlıkları onlara zaten bildikleri bir şeyi, karşılarındaki yaratığın bilinçli, hisseden ve operasyon sırasında eziyet edilmiş bir varlık olduğunu anlatacaktı." Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez...