Yapmadım ! . . .
Yapamadım aslında. Hayatına yeni sorunlar katmak istemedim. Artık bunu kaldıramayacak kadar çok savaşmıştı. Galiba ben sıramı kaçırmıştım onun için. Geç karşılaşmıştım denilebilir.
Onu ölesiye sevdiğimi bilmesi hoşuma gidiyor. Bununla yetinebiliyorum .
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi kalkıp da seni seviyorum desem.
Söyleyemem ki...
Bunu kendime bile söylemeye cesaret edemedim ben. Bunu içimde hissettiğim ilk andan itibaren içimde saklıyorum. Münkesif bir kalbin iç burkan acziyetini kimselere söyleyememek de başka bir acı veriyor insana. Oysa karşıma çıkan
her insana ilk olarak ve sadece bundan söz etmek istiyorum. Tutuyorum kendimi, saklıyorum.
Seni saklıyorum, parmaklarını, ellerini saklıyorum, gülümserken kıvrılan dudaklarını saklıyorum, hoşçakallarını
saklıyorum, bembeyaz yüzüne bir anda dolan şaşkınlıklarını saklıyorum. Sırf bü yüzden kalbim bir gün paramparça olacak. Bu yüzden gece yarılarında uyanıp içtiğim tek dal sigara eşliğinde gözlerimden akıyorsun. Sana dair gizleyernedikle rim yanaklarımdan süzülüyor ve önüme düşüveriyor.
Öfkelerimi de saklıyorum.
Kudüs sokaklarından kalma öfkelerim var. Bir kadının tülbetine dizi dizi işleyip de, kimsenin yüzüne söyleyemediği öfkeleri gibi.
Aşkı ve öfkeyi söyleyemediğinde insanın konuşmaya dair hevesleri de bir bir yok oluyor.
Susuyorsun.
Kimseler yokken yine yanımdaydı.
Herkes gittiğinde yanımdaydı
Kimse gelmediğinde yanımdaydı
Ben onun yanında olamıyordum böyle zamanlarda.
O bıkmadan devam ediyordu.
Boynuna sarılmamak için kendimi zor tuttum.
Boynuna sarılmamak için bu güne kadar yüzlerce kez kendimi tuttum.