Yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor;
Bir zafer düşlüyoruz
Aslında hiç istemediğimiz.
Yeni bir gün düşlüyoruz
O yeni gün zaten gelmişken.
Kavgadan kaçıyoruz
Durup dövüşmemiz gerekirken.
Ve hala uyuyoruz.
Çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz,
Gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnızca planlardan ibaretken
Bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız,
Bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala diliyoruz.
Ve hala korkuyoruz...
Ve hala uyuyoruz.
Tıp, hukuk, bankacılık -bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!
Kitaplar, beni gidemeyeceğim yerlere bir çırpıda alıp götürdü. Hayatımda hiç karşılaşamayacağım insanların itiraflarını bana anlatıp hiç göremeyeceğim kişilerin yaşamlarını gösterdi. Hissedemediğim duygular ve başıma hiç gelmeyen olaylarla dopdoluydu. Bu, televizyondan ya da sinemadan büsbütün farklıydı.