Kübra ilayda Pala

Puan vermedi·400 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 12:15
El Kızı, hakkında çok fazla yorum gördüğüm ve uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Orhan Kemal’in kalemiyle daha önce tanışmıştım. Yine akıcı, sürükleyici ve insanı içine çeken bir anlatım vardı. Kitabı başından sonuna kadar elimden bırakmadım. Kimi zaman Mazhar’a nasihat vermek, kimi zaman Hacer’i susturmak istedim, çoğu zaman da Nazan’la birlikte hem üzüldüm hem öfkelendim. Yazar cehaleti öyle gerçekçi anlatmış ki, sanki yanı başımızda yaşanan bir hikâyeyi dinler gibiydim. Sonunu tahmin etsem de, içimde hep “Ah Nazan, keşke biraz daha dişli olabilseydin” düşüncesi vardı… Kitabı okuduğuma memnunum, fakat bir daha okuyacak gücü kendimde bulamıyorum. çünkü okurken adeta sinir küpüne döndüm.
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·192 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 01:11
Öncelikle kitabın kapağına ve tasarımına gerçekten bayıldım. Kitaptaki ruhu yansıtan, hayvanları, kitapları ve sade bir yaşamı hatırlatan çok hoş bir atmosferi var. İçerik ise kısa bölümlerden oluşuyor, roman gibi sunulsa da deneme tadında ilerliyor. Okuması keyifli ve akıcı bir kitap fakat açıkçası bana söylendiği kadar etkileyici gelmedi. Güzel cümleler var ama her sayfanın altını çizecek kadar değil. Sonlara doğru da biraz sıkıldım. Kısacası hoş bir kitap ama bana göre abartıldığı kadar muazzam değil. Kitapların İyileştirme GücüKitapların İyileştirme Gücü
Duygu ve Düşünce
Kitapların İyileştirme GücüHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025506 okunma
Fareler, Balıklar..
9/10
·104 syf.··
2026 10. kitabı
MÜTALAAMÜTALAA Grubumuzla okuduğumuz kitap olan Çok Tuhaftı Ağlayamadım adlı kitabı okurken insanın kendinden bir parça bulmaması neredeyse imkânsız. Öykülerin içinde yer alan hayvanlar ve eşyalar öylesine anlamlı sembollerle kullanılmış ki hayran kalmamak mümkün değil. Zaten simgesel anlatımı film ve kitaplarda her zaman çok sevmişimdir. Bu kitap da tam olarak bu yönüyle beni etkiledi. Bende çok iz bırakan öyküler “Bizim Evde Herkesten Önce Balıklar Uyanır” ve “Aldatma Çizgisi” oldu. Bizim evde herkesten önce balıklar uyanır öyküsünde balıklarını yiyen bir çocuğun davranış ve çevresinden gördüğü ilgisizlik zamanla suyun bulanması en sevdiği balığı yemesi o kadar manidardı ki. Aldatma Çizgisi öyküsündeki fareler, zihnimizi kemiren şüpheleri ve düşünceleri simgeliyor. Doğru olup olmadığını bile bilmediğimiz kuşkular büyüyerek insanın içini zamanla yiyip bitiriyor. Okurken çok etkiledi beni hatta keşke bu öykü daha uzun olsaydı, daha fazla okuyabilseydim diye düşündüm. Kitabın son öyküsü olan “Şıvgalarım Kırdılar” ise beni bambaşka bir yerden yakaladı. Okurken sanki en yakın arkadaşımdan dedesini dinliyormuşum gibi hissettim. Çok samimi, çok içten ve çok dokunaklıydı. Duygularımızın sessiz çığlığı gibi olan bu öykü kitabı, insanın iç dünyasına usulca dokunuyor. Hayatın içinden ama bir o kadar da derin anlatımıyla uzun süre akılda kalacak bir eser olmuş. Bu etkileyici ve duygu yüklü öyküler için yazara teşekkür ediyorum. Çok Tuhaftı AğlayamadımÇok Tuhaftı Ağlayamadım Bahtiyar GülBahtiyar Gül
Duygu ve Düşünce
Çok Tuhaftı AğlayamadımBahtiyar Gül · Şule Yayınları · 202567 okunma
8/10
·172 syf.··
2025 84. kitabı
Kitabı Petros amcanın yeğeninin ağzından okuyoruz. Akıcı bir kitaptı, sürükleyiciydi. Satırları sonucunu merak ederek okudum Kitapta dikkatimi çeken Petros Amca’nın zekasından çok takıntısı oldu. Kendini bir matematik dehası olarak görmesi ve Goldbach sanısını ispatlama arzusunu hayatının merkezine koyması, aslında onun en büyük başarısı değil, en büyük kaybıydı. Çünkü bu ispat uğruna sadece zamanını değil; ilişkilerini, insanlarla bağını ve yaşamın kendisini feda etti. Yeğeniyle olan ilişkisinde ise ilk bakışta sert ve kırıcı görünen bir tavır vardı ama altında yatan sebepler farklıydı. Kendisine yaptırmak istediği şeyi bir başkasının yapmasını istemesi kendi kibrinin kabullenmeye izin vermemesi ama bir başkasına bunu kabullendirme arzusu duyması. Hayatta da karşımıza çıkabilir bu tarz durumlar. Kendi yapamadığımız şeyleri bir başkasına söylerken daha rahatızdır. Bir yandan da yiğenini kendi hastalıklı zihni gibi olmasın diye koruduğunu düşünüyorum. Aslında kendi düştüğü kuyunun başında durup “buraya girme” demek gibi geliyor bana. Bunu sevgisizliğinden değil, bedelini çok iyi bildiği bir yoldan onu çekip almak için yapıyor. Ben bu kitabı, “vazgeçmek bazen yenilmek değil, kendini kurtarmaktır” diyen bir metin olarak okudum. Hayatta bazı şeyleri yapamıyor oluşumuzun sebebini sadece yetersizliğe ya da tembelliğe bağlamak zorunda değiliz. Bazen mesele, o şeyin bizden daha büyük bir bedel istemesidir. Ve o bedeli ödememeyi seçmek de sağlıklı bir seçim olabilir. Kabullenmek insanı çok fazla yükten kurtarıyor. Çok küçük şeylerde bile kocaman saplantılı hisler duyabiliyoruz. Tek bir kabul, tek bir düşünce, bizi kurturacakken bazen kabul etmek saplantıdan daha acı verici gelebiliyor. Petros Amca ve Goldbach SanısıPetros Amca ve Goldbach Sanısı
Duygu ve Düşünce
Petros Amca ve Goldbach SanısıApostolos Doxiadis · Everest Yayınları · 2000128 okunma
10/10
·152 syf.··
2025 56. kitabı
Çok güzel bir kitaptı, bitirmek dahi istemedim. Diyordu ki Fournier, "Kitap kısa olacak, öyle olmasını umduğum yalnızlığım gibi..." Bu sözünden dolayı ‘keşke biraz daha yazsaydı, biraz daha anlatsaydı’ diyemiyorum bile. Kitabı okurken sanki biri benimle empati kurdu, benim yerime konuştu. Kendi hislerimi, düşüncelerimi dile getiren birini okudum adeta. Bu yüzden kitabı bitirmek istemedim; çünkü her sayfasında gerçekten yalnız olmadığımı hissettim. Bu, çok güzel bir histi. Okudukça her duygum sanki normalleşti; her hâlimin de normal olduğunu hissettim. Tüm kitap boyunca biriyle karşılıklı oturmuş, sadece onu dinlemiş gibiydim. ‘Evet, evet, aynen ben!’ tepkileriyle, her cümlenin altına içten bir onay koyarak, altını çizerek okudum. Anlaşıldığımı hissederek ve bu hissi iliklerime kadar duyarak bitirdim. Ve üzgünüm… Sadece keşke biraz daha uzun olsaydı, keşke hiç bitmeseydi diyemeyeceğim için. Tek Yalnız Ben DeğilimTek Yalnız Ben Değilim
1000Kitap
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258bin okunma