"Sen kimsin, Charlie?"
Hiç tepki vermedi, sadece gülümsüyordu.
Onaylar gibi başımı salladım, o da aynısını yaptı."Peki, ne istiyorsun?"
Omuzlarını silkti.
"Oh, hadi, " dedim, "bir şey istiyor olmalısın. Beni ne zamandır takip ediyorsun-"
Bakışlarını aşağıya indirdi ve ben de onun nereye baktığını görmek için ellerime baktım. "Bunları geri istiyorsun, değil mi? Benim buradan defolup gitmemi bekliyorsun,
böylece geri gelebilir ve bıraktığın yerden devam edebilirsin. Seni suçlamıyorum. Bu beden senin ve bu beyin de ve bu yaşadığım da senin hayatın, ondan çok iyi faydalanmamış
olsan dahi. Onu senden almaya benim hakkım yok. Hiç kimsenin yok. Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim söyleyebilir? Ölümün senin karanlığından
daha iyi olduğunu kim iddia edebilir? Ben kimim ki böyle bir şeyi söyleyebileyim?