İçten içe hoşlanıyor mu tiksiniyor mu acaba
“Delikanlı etrafında olup bitenlerin farkında değildi. Başı, kollarıyla sardığı dizlerine dayalı, devamlı bir düşünceye dalmıştı; daha sesini bile işitmediğim zavallı yavrucak.
Gözleri kapalı olan genç rahip okşamanın farkında değilmiş gibi görünüyordu. Ama içten içe hoşlandığını sanıyordum; temiz bir biçimde ya da başka türlü, herhalde hoşlanıyordu, çünkü duygulu bir köpek yavrusundan daha uysal görünüyordu. Bu acayiplik de ne olsa gerekti? Bir baba şefkatinin belirtisi mi?”
Varlık Yayınları
“Genç keşiş etrafında olup bitenlere kendini kapayarak, başını dizlerinin arasına almış, sürekli bir meditasyon hâlinde oturuyordu: Henüz sesini bile duymadığım zavallı küçük adam.
Genç keşiş bu okşamalar karşısında gözlerini kapayarak umursamaz davranıyordu. Ama öyle tahmin ediyorum ki içten içe tiksiniyordu; nasıl bilemiyorum, ama tiksiniyordu, çünkü hiç itiraz etmiyordu, duygusal küçük bir köpek gibi itaatkâr davranıyordu. Bu tuhaf davranışın altında ne saklıydı? Bir baba şefkati göstergesi mi?”
Cem Yayınevi