Gökyüzünü sahiplenen kuşları sevdim ben. Akarsuya teslim olan balıklara çok güvendim. Toprağını seven çiçeklere inandım. Kendisine, doğasına, varlığına sahip çıkanlarla iyi anlaştım. Kendimle, doğamla, varlığımla bazı anlaşmazlıklarım olmadı değil. Ama kavga ettim, savaş verdim, uzlaşmaya vardım, anlaştım.
İnsanlar çoktu, ben çok yalnızdım. Belki onları yalnızlıklarından tanırım diye belki de kendime bir kalabalık bulurum diye onları anlamak istedim. Ben mi kurtaracaktım? Hayır! Ben mi kurtulacaktım? Hayır! Ama dokunmak istedim işte. Anlamak, anlatmak, beraber susmak, birlikte haykırmak istedim. Unutmazdık ama iyileşirdik beraber. Kurtulmak için değil, acımızı sahiplenip büyümek için yol arkadaşı olurduk. Reddettiklerimizi kabul eder, yok saydıklarımızı görür, inandıklarımızı sorgulardık beraber.