"Ne yapmalı şimdi?"
Hayatın kendisinin bu tür zor ve aşılmaz sorulara verdiği genel yanıttan başka bir yanıt yoktu. Bu yanıt da günün gereklerine göre yaşamak, yani unutmaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İktidarın ülkeyi bölünmeye götürecek ihanet sürecini baltalamak istediği için yaklaşık iki aydır cezaevinde tutulan Ümit Özdağ'ın bu kitabını okuduğunuzda onun neden içeride olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.
Yazar, kitabın baş kısımlarında Türkiye'de bir kürt sorununun olmadığını ama bu söylem üzerine söylenen ve yapılan her şeyin Türk sorunu yaratacağını, Türkiye'nin jeopolitik tarihinden başlayıp günümüz politikalarına varasıya kadar kısa bir özet eşliğinde ve delillerle anlatıyor.
Son kısmında akpnin çözüm süreci adında gerçekleştirdiği ilk ihanet sürecinin (şu anda ikincisini yaşıyoruz) basiretsizliğini ortaya koyuyor ve kitabın ilk çıktığı zamanlarda çok konuşulmayan Suriyeliler sorununa kısaca değiniyor.
Kitabın orta kısımlarını ise yazarın kitabın konusuyla ilgili olarak daha önce çeşitli gazetelerde yayımladığı köşe yazıları oluşturuyor. Çoğunluğu 2008-2009 civarında, bazıları 2000'li yılların başlarında yayımlanmış bu yazılarda Ümit Özdağ, akpnin terör politikalarının yanlışlığından bahsediyor ve yer yer o dönemlerde yaşanan olaylara değiniyor. Yazılar eski olmasına karşın, o günlerden bugüne değişen bir şey olmadığı için güncelliğini koruyor. Üstelik Özdağ, bugün kendisinin hapse girmesine neden olan o konudan, öcalanın affedilip serbest bırakılmasından bile söz ediyor bu yazılarda. Buradan ayrıca Ümit Özdağ'ın yıllardır siyasi çizgisini hiç bozmadığını ve öngörülerinin gerçekleştiğini de görebiliyoruz.
Şimdi, onun cezaevinde olması ne kadar tesadüf değil mi :)
Meşhur bir hikâye vardır. Kurbağa eğer sıcak suya bırakılır ise hemen dışarı sıçrarmış. Ama kurbağa soğuk suya konulur ve su ısıtılırsa su kaynayana kadar tepkisiz kalırmış suyun içinde. Türk halkı da bu yöntemle yavaş yavaş alıştırılıyor her şeye.