10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:01
kitapların ruha dokunduğuna, kişinin kendisini tanımlamasında çok çok yardımcı olduğuna inanıyorum. böyle okuyorsun bir satır mesela, şak diye yüzüne çarpıyor tokat gibi. ‘işte bu, anlatmak istediğim buydu benim.’ diyorsun ve daha çok sarılıyorsun kitaplara. böyle içine içine işleyen kitaplara denk gelmek de bence herkese nasip olmuyor. her sayfasında bir tokat yedim ben mesela ve gözyaşlarımı akıttım yine. bu eser sizi manevi olarak doyurmaz, edebiyatın zenginliklerine götürmez. şahsi fikrim ama sizi sadece bu kitapta yaşananları yaşayanları alır bir çukurdan diğer çukura taşır. tutar elinizden, gerçeklerin ortasına fırlatır. kitap bittiğinde de bence ya benim için de böyle bir son olabilir dersiniz ya da pollyannacılık bu, böyle bir dönüşüm benim kaderimde yok dersiniz. ben bunu böyle yaptığım için böyle yorumlamak istedim. birkaç saatlik kitap keyfiniz için değil yani, özellikle biz kadınlar için. kitabın yazarının gerçek adı aslında Édouard Louis değilmiş. adı Eddy Bellegueule’ymiş. ilk buna şaşırmıştım, ikinci olarak eşcinsel olmasına (kitapta buna çok çok az değiniliyor) ve üçüncü olarak anlattıklarının kendi annesinin hikâyesi olmasına. hatta kitap içerisinde birkaç fotoğraf dahi var, annesiyle çekildiği. kadının dönüşümünden sonra nasıl göründüğünü bile görebiliyorsunuz ve ben bundan çok etkilendim. yani, açıkçası ailevi sorunlarınız bu kitap üzerindeki gibi değilse çok da sizi etkileyeceğini sanmıyorum ama benim iliklerime kadar işledi ve okuduğumdan beri sözler yaramın kabuklarını tekrar tekrar kaldırıyor. bu kadın savaşımını bu şekilde vermiş, defalarca bedel ödeyerek ve bir kadın olarak doğduğu için belki de. ben ise verdiğim ve vereceğim savaşımın nasıl sonuçlanacağını şimdilik merak etmeye devam ediyorum. belki ben de adımı değiştirip her şey ve herkesten
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,896 okunma
7/10
·232 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:22
Tamamen gerçek olaylara dayandığı için bu kitabı roman olarak değerlendirmek zor. Esir kamplarını en çıplak ve dehşet verici haliyle gözler önüne seriyor. Okurken istemeden de olsa bazı anlarda kendinizi o insanların yerinde görüyor ve gerçekten iliklerinize kadar o korkuyu hissediyorsunuz.
Son Durak AuschwitzEddy de Wind · Nemesis Kitap · 2021164 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İlk İzlenim (Biraz spoiler olabilir)
Puan vermedi·320 syf.··
2026 104. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:33
Sally Thorne'un Türkçe basılmış tüm kitaplarını okumuşumdur belki de. Rosie ve Rüyaların Romeo’su, Nefret Oyunu, #k:174068.. Fakat bu kitap, kalıpların dışına çıktı sanki. Teddy ve Ruthie, klasik romantizm romanı çiftlerinden oldukça farklıydı. -Ve dürüst olmak gerekirse Teddy dışında pek uzun saçlı erkek karakter okumamıştım .d- Teddy'nin davranışlarını takdir etmiyorum. Kitabı okurken çok sinir olmuştum. Eksik bulduklarıma gelecek olursak, Rose ve Teddy ilişkisinin yeterince işlenmediğini düşünüyorum. Rose'un nedeni ikna edici veya mantıklı değildi. Sönük kalıyordu. Ve Teddy'nin diğer kardeşlerine yeterince yer verilmediğini eklemek isterim. Fakat Melanie, Agatha ve Renata gibi karakterler eksikliği hissettirmedi bile. Açıkçası kitap gayet güzeldi. Diğer kitaplarda olduğu gibi Sally Thorne bu kitapta da iyi bir iş çıkarmış.
İkinci İlk İzlenimlerSally Thorne · Bilgesu Yaprak · 2021598 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 43. kitabı
Edouard Louis; sevdiğim bir yazar , kalemini ve içten anlatımını Fournier'e çok benzetiyorum- ki onu da pek severim. Yazardan "Eddy'nin Sonu" ile "Babamı kim öldürdü" den sonra okuduğum üçüncü eser oldu, devamı da gelecek gibi görünüyor. Kısa ve samimi anlatımıyla okuru hemen sarıveren ve içine çeken bir yazar. Bu eserinde annesini anlatıyor, hem de bütün içtenliği ile ve sansürsüz bir şekilde... Hiçbir şeyini saklamıyor, çarpıtmıyor, sıcacık ipincecik hislerle sarıveriyor okurunu. Önerimdir arkadaşlar, siz de kısacık ama etkisi yıllar boyunca sürecek bir eser isterseniz buyrun ,bakalım kendinize gelebilmeniz ne kadar sürecek...
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,896 okunma
8/10
·232 syf.··
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:25
Merhaba kitap dostlarım. 232 sayfalık bir kitabın sonuna geldim. Yahudi bir Doktor olarak Auschwitz de esir kampına alınan Hans ın yaşanmış hikayesini anlatıyor. Esir kampında güçlü erkekleri çalıştırıp, güçsüzleri krematortumda yakarlarken kadınlar üzerinde de farklı deneyler uygulanan kamp okurken insanı ürkütüyor. Yahudilerle ilgili çok fazla kitap okuduğum için diğerleri kadar etkilemedi ama yine de okumaya değer.. Kitapla kalın dostça kalın
Son Durak AuschwitzEddy de Wind · Nemesis Kitap · 2021164 okunma
Birlikte Yaşam ?
Puan vermedi·472 syf.··
2026 21. kitabı
Ilan Pappe kendisini tanımladığı şekilde aktarırsak İsrail Devleti kurulduktan sonra o topraklarda doğan ve siyonist Yahudi fikrine muhalif olan bir tarihçi, akademisyendir. Ilan Pappe aslında bu kitabını biraz inandığı bir teoremi desteklemek için yazmış olduğunu görüyoruz. Gerçi haksızlık etmek istemem; belki de elde ettiği bulgular sonucunda teoreminin tek çıkış yolu olduğunu da düşünüyor olabilir. Bu nedir aslında sol bir dünya görüşü etrafında bu topraklar üzerinde Filistin ve Yahudi halkları barışçıl bir şekilde yaşabilirler. Buna engel olan şeyler Filistin tarafındaki radikal paramiliter gruplar, İsrail tarafında da siyonizmdir. Gerçi cımbızla tek bir şey çekip konuşmak doğru olmaz; ama Ilan Pappe İsrail için "birlikte yaşanması mümkün olmayan" tanımlaması da yapmaktadır. Modern Filistin tarihi incelemesine 17.-18. yy'daki bazı verileri kullanarak başlıyor Ilan Pappe. Bu dönemde yerli halk arasında Müslümanlar, Hristiyanlar, Arap Yahudiler, Dürzüler ve diğer etnik gruplar mevcutlar. Aralarında Arapça konuşuyorlar. Osmanlı Devleti'nin yönetiminde çok merkezi bir idarecilik olmazsa da işler aşiretler üzerinden ilerlemektedir. Mahalli hukuk mevcuttur yani. 20 yy'a gelindiğinde başta Avrupa'da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde Yahudiler'e, Hrıstiyan zulmü mevcuttur. Birinci dünya savaşının sonrasında 50.000 kadar Siyonist Filistin'e yerleşiyor ve mülkiyet arayışına giriyorlar. Bu mülkiyet arayışına karşı aslında en çok mücadeleyi veren grup; öncesinde Filistin topraklarında bulunan Arap Yahudilerdir. Çünkü Siyonistler, Siyonist olmayan Yahudilere de zulmederler. Cemal el-Hüseyni (1912) yılında fiili olarak Osmanlı Devleti'nin Filistin üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırıyor ve bir şekilde Filistin'in İngiliz mandasına hazırlanmasına neden oluyor bu
Modern Filistin TarihiIlan Pappé · Phoenix Yayınevi · 200728 okunma