Nobel Edebiyat Ödülünü kabul etmekle birlikte törene katılmamış ve ödülü sonradan almış, sanırım sonradan pişman olup ses kaydı göndermiş ve bunu video olarak yayınlamışlar ve Kırmızı Kedi Yayınları da Türkçe’ye kazandırmış.
Mini ciltli bir kitapçık halinde olan bu eser Bob Dylan veya müzikle ilgili kitap koleksiyonu için düşünülebilir. Basım ve kitap güzel olmakla birlikte konuşmanın içeriği ile söylemek istedikler var.
Bob Dylan siyaset, savaş karşıtlığı, aşk temalarında şiirsel bir dille şarkılar yazmış. Nobel Konuşmasında üç kitaptan bahsediyor ve bu kitapların içeriğini alıntılamış. Şarkılarında ise bu alıntılar yok. Sanki Nobel Edebiyat Ödülünü neden kazandığını kendisi ikna olmamış ve şarkıları ile edebiyat kitapları arasında bağ kurmuş/kurmak istemiş. Ve sanki sadece 3 kitap okumuş; savaşla ilgili bir kitaptan bahsederken o kitaptan sonra başka savaş kitabı okumadığını söylüyor.
Fakat konuşmasında anlattıkları sanki Iron Maiden grubu tarafından yapılmış gibi, bu şarkılar Iron Maiden grubuna ait:
The Rime of the Ancient Mariner (Powerslave): İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge’in aynı adlı uzun şiirine dayanır. Şarkı, doğaüstü olaylarla dolu lanetli bir deniz yolculuğunu anlatır.
The Trooper (Piece of Mind): Lord Tennyson'ın Kırım Savaşı'nı anlatan "The Charge of the Light Brigade" (Işık Tugayı Hücumu) adlı şiirinden esinlenmiştir.
Phantom of the Opera (Iron Maiden): Gaston Leroux'un yazdığı "Operadaki Hayalet" romanının gotik atmosferinden ilham alır.
Alexander the Great (356-323 B.C.) şarkısıdır.Grup bu şarkıyı 1986 çıkışlı ünlü Somewhere in Time albümünün kapanış parçası olarak yayımlamıştır. Şarkı, Makedonyalı Büyük İskender'in hayatını, askeri dehasını ve fetihlerini adeta bir tarih dersi kronolojisiyle anlatır.
Ödüllü fimleri ilgi çekici
Callypso Lilis, 16 yaşına girmesine iki hafta kala yıllarca kendisini istismar eden üvey babasını öldürür ve Pazarlıkçı olarak bilinen Desmond Flynn'den yardım ister. Her bir iyilik, Pazarlıkçı'ya ödenecek bir borçtur ve genellikle sonu iyi bitmez. Ancak Pazarlıkçı, üvey babasının cesedini ortadan kaldırmak için bir karşılık talep etmez çünkü Callie henüz reşit değildir. Des, Callie'yi Peel Akademisi'ne yerleştirir ve 5 ay sonra Callie onu tekrar çağırır çünkü onun bir siren olması Des'in büyüsünü zayıflatır. Bir anlaşma yaparlar, böylece Callie'nin kolundaki bileziğin ilk boncuğu senet olarak ortaya çıkar. O günden sonra Callie, Des'i çağırmaya devam eder ve birlikte geçirdikleri her bir gün Callie'nin kolunda bir boncuğa mâl olur. Ancak bir gün Des gelmeyi bırakır, ta ki 7 yıl sonra Callie sirenini dedektiflik yapmak için kullanırken borçlarını toplamak üzere geri dönene kadar.
Kitap genel olarak gayet iyi ve çerezlik okuma için uygun ama değinmek istediğim birkaç konu var. Yazarın dili hafif ve hızlı okunuyor ve bu iyi bir şey. Benim gözüme batan kısım, kişisel olarak fantastik kitaplarda 1. tekil şahıs kullanımının atmosfer kurma konusunda zayıf olduğunu düşünmem. Zaten kitapta da evren fazlasıyla arka plana atılmıştı. Yazar bize fantastik bir evren anlatmaktansa çiftimiz üzerine odaklanmayı tercih etmiş.
Callie önce eski sevgilisi Eli'dan kurtuluyor, sonra Des ile olan karmaşık ilişkisini çözmeye çalışıyor. Sebebini anlamadığım şekilde ikisi de birbirlerini açık açık sevmelerine ve sık sık o ya da bu şekilde bunu dile getirmelerine rağmen reddedilmekten korkuyorlar. Bu kedi-fare oyunu, sonunda ruh eşi olduklarını ve ilişkilerindeki yedi yıllık aranın nişanlanmış olmalarından kaynaklandığını öğrenmemizle bitiyor.
Bu sırada arka planda Ötediyar'ın ve 4 farklı
Kitap harika bir kitap.Aksiyonu takip ederken gülmekten takibinizi zorlaştıracak bir kitap çocukların çok seveceği bir kitap kesinlikle bir çocuk kütüphanesinde olmalı
Kitabı okurken, kendimi o dört duvarın arasında, o dar havalandırma avlusunda buldum. İçimde dalgalanan duygu ne bir çaresizlik ne de sadece bir hüzündü; aksine, adalete ve özgürlüğe duyulan o sarsılmaz inancın sıcaklığıydı. Selahattin Demirtaş ve Abdullah Zeydan’ın o küçücük hücrede, o sıradan beyaz plastik sandalyeyi bir üretim merkezine, bir düşünce kürsüsüne ve en önemlisi de dışarıya açılan bir özgürlük kapısına dönüştürmelerini izlemek içimdeki bir şeyleri uyandırdı.
Karavil, o soğuk betonların ardındaki insanı, yoldaşlığı ve mizahı o kadar içeriden bir gözle aktarıyor ki, sayfaları çevirirken her kelimede kalbimin sıkıştığını ama aynı zamanda umutla genişlediğini hissettim. O beyaz sandalye; bazen bir mahkeme salonu, bazen bir edebiyat masası, bazen de memleketin geleceğine dair kurulan hayallerin tahtı olmuş. İnsanın bedenini kapatabilirsiniz ama fikrini, neşesini, edebiyatını ve halkına olan sevgisini asla dört duvara sığdıramazsınız.
Karakterlerin sevimliliği ve hikayenin esprili dili sayesinde çocukların dikkatini ilk sayfadan itibaren yakalıyor. Hem okuma alışkanlığını destekleyen hem de hayal gücünü tetikleyen çok tatlı, pofidik bir ajanlık hikayesi. Kesinlikle tavsiye ederim!
Selamm
Eğlenceli bir maceraya daha adım atıyoruz beraber.
Ajan Kedi, kahraman denildiğinde akla gelen tüm kuralları ters yüz ediyor. Çünkü Pofidik, kusursuz olmaya çalışmıyor. Sürekli aksiyon peşinde koşan ajanlardan da değil. Bir yandan görevini yapmaya çalışırken bir yandan da keyfinden ödün vermeyen, komik halleriyle insanı gülümseten bir karakter.
Pofidik’in yanında icatlarıyla ekibe destek olan Kit ve soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken Jade de yer alıyor. Üçü bir araya geldiğinde maceraya doymuyoruuz.
Hele karşılarına Aslan Kocaayak çıkınca işler iyice karışıyor. Bir su parkına eğlenmeye gitmeyi planlarken kendilerini yepyeni bir görevin içinde
Kitap boyunca uzun uzun anlatımlar yerine bol çizim kullanılması da çocukların dikkatini canlı tutuyor bence. Sayfaları çevirirken sanki çizgi film izliyormuş hissi verdi bize.
Kahraman olmak için mükemmel olmalısın’ demek yerine, biraz tembel olabilir, bazen hata yapabilir, hatta canın spagetti çekebilir… Ama doğru zamanda cesaret gösterebiliyorsan yine de harika bir ekip arkadaşı olabilirsin. Bence çocukların fark etmeden alacağı en güzel mesaj da buydu.
Eğlenceli, hareketli ve bol kahkahalı bir macera arayan minik okurların çok keyif alacağını düşünüyorum. Biz hem çok eğlendik hem de öğrendik. Sizlere de tavsiye ederiz.