Evlilik, canı ve nesli var etmek için meşru kılındığında; eşler arasında iyi geçimin ve sevginin kalıcı olmasına daha çok katkı sağlasın diye aralarında denklik (kefâet) aranmış, ayrıca nişanlanılacak kişiye bakmanın caiz olması hükme bağlanmıştır. Nesli korumak amacıyla zina haram kılındığında ise, zinaya yol açan ve ona götüren her şey de haram kılınmıştır.
Allah Dengini Versin..
İslâm hukuku literatüründe kefâet terimiyle ifade edilen denklik ile evlenecek eşler arasında dini, iktisadi ve sosyal bakımından denkliğin olması kastedilir. Burada esas itibarıyla erkeğin kadına denk olması aranmaktadır.
Sayfa 39 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları 7. Baskı Ekim 2025
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fıkıh literatüründe “kefâet” serim ile ifade edilen denklik ile evlenecek eşler arasına dini iktisadi ve sosyal bakımdan bir denklem bulunması kastedilir. Kabul edilmiştir.
Sayfa 27·Kitabı okudu
İslam hukuku literatüründe kefaet terimiyle ifade edilen denklik ile evlenecek eşler arasındaki dini, iktisadi ve sosyal bakımdan bir denkliğin olması kastedilir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Cahiliye devri Araplarında farklı aşiretler ve kabilelere mensup olanlar arasında da evlilik ilişkisi kurulur ve bu ilişki aşiretler/kabileler arasında ülfet oluşturur, yardımlaşma ve dayanışmaya vesile olurdu. Evlilik neslin, dolayısıyla nüfus ve taraftar sayısının çoğalması açısından da çok önemsenen bir müessese idi. Bu yüzden. Araplar doğurgan kadınları tercih eder, kısırlık hoş karşılanmaz ve boşanma sebebi sayılırdı. Yine Araplar nazarında doğurgan çirkin kadın, kısır güzel kadından makbul addedilirdi. Evlilikte bakireler, özellikle küçük yaştaki kızlar tercih edilirdi.⁴⁵ Bekâret son derece önemli idi. Gelinin bakire olmadığı anlaşılınca ailesi kınanıp ayıplanır, aile de bu ayıptan kurtulmak için o kızı/kadını öldürürdü. Evlilik ebeveynin, özellikle babanın muvafakatiyle gerçekleşirdi. Kızın bu konuda velisine itiraz etmesi söz konusu değildi. Buna mukabil soylu ailelere mensup kızlar ve kadınlar görüş belirtme imkânına sahipti.⁴⁶ Diğer taraftan evlilikte denklik/kefâet esastı. Hasep ve nesep yönünden üstün kabul edilenler kendileriyle aynı statüde olanlarla evlenirlerdi. Buna mukabil hasep ve nesep yönünden düşük olan (hecîn) kimseler de⁴⁷ ancak kendileriyle aynı toplumsal statüyü paylaşanlarla evlenirlerdi.⁴⁸ Hürlerin kölelerle, sözgelimi hür erkeklerin cariyelerle evlenmesi zül addedilirdi.⁴⁹ Bu anlayış özü itibariyle İslam'da da muhafaza edilmiştir. Nisa 4/25. ayette hür kadınlarla evlenmeye mali gücü yetmeyenlerin, mümin cariyelerle evlenebilecekleri belirtilmiş, ancak ayetin sonunda evlenmeyip bekarlığa sabretmenin daha hayırlı olduğunun altı çizilmiştir. Bu ayetin tefsirinde "Kim Allah'ın huzuruna temiz pak çıkmak isterse hür kadınlarla evlensin.". "Hür kadınlarla evlilik evin salahı, cariyelerle evlilik evin helakı/fesadıdır." gibi hadislerin yanı sıra
Sayfa 25 - Ankara Okulu Yayınları / İSLAM ÖNCESİ ARAP TOPLUMUNDA KADININ KONUMU / Evlilik (Nikâh) ve Çeşitleri
Din
Soru: Kefaet neye denir? Cevap: Kefaet sözlükte, denk, eşit ve benzeri olma anlamlarına gelir. Istılâhta ise evlenecek eşler arasında sosyal durum ve ekonomik seviye bakı­mından yakınlık ve denklik bulunmasına denir.
Din